
Kürtçe anadil önündeki engellerin kaldırılması gündemiyle AP ve AK’de temaslarda bulunan HDP ve Kurdî-Der heyeti Avrupa’nın konuyu gündemine alması için bir dizi görüşme yaptı. Amed’de Şubat ayında “Kürtçe ilkokul işlevi” gördüğü gerekçesiyle valilik tarafından kapatılan Dibistana Seratayî ya Ali Erel’le ilgili AİHM’de açılan davaya ilişkin de destek istedi.
HDP Milletvekili Selma Irmak, Eğitim-Sen temsilcisi Arîn Zümrüt Karakoyun, Kurdî-Der temsilcisi Ali Erdemirci ve Ehmedê Xanê Akademisi adına İbrahim Zarg’ın Kürtçe anadilde eğitimin resmi olarak tanınması ve yasal zemine kavuşturulması için Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Konseyi’nde (AK) görüşmelerini tamamladı. Brüksel’de Avrupa Parlamentosu, Strasbourg’ta ise Avrupa Konseyi’nde yaptıkları 6 günlük temaslara ilişkin gazetemize konuşan HDP Milletvekili Irmak şunları aktardı: “Kürtçe eğitimin önünde Türkiye’de çok ciddi yasal engeller var. Halen sadece Kürtçe öğretime izin veriyor yasalar. Durum böyle olunca 25 milyon nüfusa sahip olduğu tahmin edilen Kürtlerin ihtiyaçlarının karşılanması için mevcut durum çok yetersiz kalıyor. Sadece Kürtçe kurslar ve özel okulların açılmasına dair yasal düzenlenme bu meselenin çözülmesine yetmiyor. Anadilde eğitim temel bir haktır ve bu hakkın engellenmesi kabul edilemez.”
Türkiye prensiplere uymuyor
“Dünyada çok dillilik esas” diyen Irmak, Türkiye’ye yönelik eleştirilerini aktararak, Avrupa’dan talep ve beklentilerini şöyle sıraladı:
* AK’nin üyesi olan Türkiye’nin de çok dillilik, anadilde eğitim ve aynı zamanda asimilasyon politikalarının önüne geçmek için hazırlanan sözleşmelerde imzası bulunuyor. Türkiye zaten AK’nin kurucularından biri olan bir ülke. Fakat ne yazık ki, Türkiye’nin bu konuda belirlenen prensiplere uymadığı çok açık.
AİHM’e başvuru yapıldı
* Bizler, Kürtçe anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması için AİHM’e yaptığımız başvurunun desteklenmesini ve anadilde eğitim hakkının AP’nin ve AK’nin gündemine alınması için bir dizi görüşmeler yaptık.
* Diyarbakır Valiliği tarafından mühürlenen okulumuz, Eğitim Müdürlüğü’nün iznine rağmen açıldıktan 4 ay sonra kapatıldı. Bizler bu durumu AİHM’e taşıdık. AİHM başvuruyu kabul etti ve ‘Öncelikli gündem’ olarak belirledi. Eğer AİHM’den olumlu yönde bir karar alınırsa Kürt sorunun önemli bir parçası olan anadilde eğitim sorunu çözülmüş olacak ve sorunun daha pozitif, diyaloga dayanan çözümüne katkı sunmuş olacak.
Anadilde eğitim
* Türkiye’de ‘Özgür Okullar’ projesi adı altında okullarımız var. Buralardaki eğitim, 3’üncü sınıfa kadar anadilde eğitim veriliyor. Daha sonrasında ise çok dilli bir eğitimi esas alarak hem Kürtçe hem de Türkçe eğitime devam ediliyor. Bu yöntemin esas alınması gereken bir model olduğunu düşünüyoruz. Görüşmelerimizde de bunu belirttik.
Soru önergeleri hazırlanacak
Görüşmelerinin olumlu geçtiğini belirten Irmak, temaslarına ilişkin ayrıca şu bilgileri paylaştı:”AP’de Basklı ve İrlandalı parlamenterler ile de görüşmeler yaptık. Parlamenterlerin birliği denilen grup ile görüşme yaptık. Ayrıca eğitim ile ilgilenen ve sendikal çalışmalar yürüten parlamenterlerle de görüşmelerimiz oldu. Buradan oldukça olumlu izlemin edindik. Anadilde eğitimin artık gündeme getirilmesi gerektiğini belirttiler. Onlara soru önergeleri hazırlamaları noktasında teklifler verdik ve bu konularda pozitif sonuçlar aldık. AK’de yaptığımız görüşmelerde de bu durumun parlamento gündemine alınması talebimizi ilettik. Karar tasarıları sunduk. Aynı zamanda şu an bir soru önergesi hazırlanıyor. Bizler özel olarak kapatılan Ali Erel okulunu aldık. Bunun üzerinden bir çalışma yürüttük. Bu temasların sürdürülmesi gerekiyor. Buradaki organların gündemlerine alıp girişimlerde bulunmaları ciddi bir çözüm yaratacaktır.”
Tekçi eğitim aşılmalı
Türkiye’de hala tekçi bir yaklaşım ile eğitim faaliyeti yürütüldüğünün altını çizen Irmak, “Tüm dünya çok dilli yapıyı kabul edip buna geçerken hala Türkiye tek dilde ısrar ediyor. Ağır asimilasyon politikası en ciddi hak ihlalidir. Bu meselenin halledilmesi Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından ciddi bir adım olacaktır. Bizler bu konudaki mücadelenin yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
İnkarı kırdık yasağı da yeneceğiz
Kurdî-Der temsilcisi Ali Erdemirci ise “Kürt dili üzerinde dünyada eskiden inkar vardı. Fakat bu inkar ciddi bir anlamda kırıldı, ancak yasak devam ediyor ve anadilde eğitim noktasında büyük engellemeler ile karşı karşıyayız. Kürtler kendi dilleri ile konuşuyorlar. Ancak bu dilin günlük yaşantıda kullanılabilmesi için bu dilin eğitim dili olması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.
Halkın isteği ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde, ilgili idari birimlere gerekli girişimlerde bulunarak okullar açtıklarını ifade eden Erdemirci, “Fakat Ali Erel okulu kapatıldı. 63 öğrenci eğitim hakkından mahrum bırakıldı. Türkiye’deki ‘Türkçe’den başka bir dilde anadilde eğitim yapılamaz’ maddesini uluslararası sözleşmeleri esas alarak hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın gündemine getirmek istiyoruz. Bizlerin itirazı Türkçe’ye değil, itirazımız Kürtçe’nin yasaklanmasınadır. Bizler bu temelde buradaki görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Avrupa’dan istediğimiz Türkiye’nin de üyesi olduğu AK’den bu anlamda destek almaktır. Olumlu tepkiler aldık ancak sonucun ne olacağını zaman gösterecek” dedi.
REHA SARI/STRASBOURG