
Dört parçanın ortak talebi
Dört parçadan Kürtler özet olarak şu talepleri dile getirdi: "DAİŞ çetelerinin saldırıları altında olan Batı Kürdistan'daki özerk yönetimlerin tanınarak Rojava'ya yardımın yapılması, DAİŞ'e destek veren ülkelere karşı diplomatik ve siyasi yaptırımların başlatılması, artık yüksek sesle birçok çevre tarafından dile getirilen 'PKK yasağı kalksın' isteğine kulak verilmesi."
Silah yardımının anlamı büyük
Merkel'in yanısıra birer kopyası Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ve İçişleri Bakanı Thomas de Maizière'ye gönderilen mektupta peşmergeye silah gönderilmesinden duyulan memnuniyet ifade edilirken, Merkel’in Şengal’de yaşananları ‘’soykırım“ olarak nitelendirmesine atıfta bulunuld ve ‘’Bu tutum aynı zamanda gelecekte soykırımın hem siyasi hem de hukuki olarak uluslararası arenaya taşınmasında önemli bir rol oynayacaktır“ denildi.
DAİŞ'e desteğe izin vermeyin
Devamında mektupta özetle şunlar ifade edildi. ‘’Kuşkusuz Kürdistan'da kalıcı bir barış için en etkili Kürt güçlerin ulusal politikada bir uzlaşısı gerekmektedir. Şengal'de yaşanan acı tecrübe sonucu öncü Kürt güçleri Maxmur savunmasında ortak hareket etmiştir. Bu halkımızın ulusal direniş iradesini güçlendirdiği gibi IS'i (DAİŞ) korkutmuştur. Bizler bu ulusal uzlaşı politikaların daha da gelişmesi için çabalamaktayız. Bu bağlamda uluslararası düzeyde IS'e destek veren ülkelere karşı diplomatik ve siyasi yaptırımlarda bulunmanın önemi her geçen gün artmaktadır.
Rojava'daki modeli destekleyin
…Rojava'da Kürtler, Hıristiyanlar, Araplar ve Çeçenlerle birlikte demokratik özerklik adı altında yeni bir model oluşturdular. Bu model siyasi ve toplumsal olarak farklılıkların birlikteliğine dayanmaktadır. Farklı etnik ve inanç toplulukları yerel özerkliklere sahip olarak Kanton yönetiminin üst karar organında bir araya geliyorlar. Bu model kuşkusuz tüm Suriye'de de uygulanabilir bir model... Rojava'nın uluslararası tanınması kaçınılmaz ve demokratik bir Suriye için yol gösterici olarak görüyoruz. Bunun Federal Hükümetin çıkarına da olduğuna inanıyoruz.
PKK yasağı kaldırılmalı
Kürt sorununun çözümü için insani ve askeri yardımın yanı sıra siyasi destek gerekmektedir. Ancak bu Kürt sorununda sergilenen politikaların devam etmesiyle mümkün değildir. Öncü ülke konumunda olan Almanya'nın bu konuda da bir siyasi değişikliğine gitmesi gerekmektedir. 21. Yüzyılda Avrupalı/batılı devletlerin Kürtlerin haklarını Türkiye, İran ve Irak gibi ülkelerle ikili ilişkilerde önemle ele alması ve bu ülkelere öncelik tanıması geliştirici olmamaktadır…Ancak Türk-Kürt sorununda birçok şey değişmiştir. Türkiye'de nüfusu 25 milyon olan Kürtler Türkiye'nin imha politikalarını aşmıştır. Yaklaşık iki yıldır Türk devlet heyeti PKK Başkanı Sayın Abdullah Öcalan ile görüşmekte. Bu durum selamlanmalı ve desteklenmelidir. 1993 yılındaki siyasi durum kökten değişmiştir. Ne Kürtler ne de Türkiye PKK'nin Almanya'da Türkiye ile olan ikili ilişkilerden kaynaklı yasaklandığı yılı olan 1993'deki gibidir. Yasak gerekçesinin argümanları çoktan geride kalmış ve aşılmıştır. Bu içerikte tartışmalar son dönemde Almanya'da yürütülmektedir. Bizce Federal Hükümet bu sese kulak vermelidir. Kürtlere dönük insani ve askeri yardımlar yapılırken, bu durum PKK yasağı ile gerçekleştirilen Kürt siyasetine dönük tutuklamalarla gölgelenmekte. Biz de bu politika temel bir değişikliği gerektiğine inanıyor ve PKK yasağının kalkmasının Almanya'nın Kürt politikasında bir dönüm noktası oluşturacağına inanıyoruz.
Almanya tarini bir rol oynayabilir
Federal Almanya Cumhuriyeti'nin Kürdistan barışı için atacağı siyasi adımlarla olumlu sonuç elde edeceğine inanıyoruz. Tarihsel olarak Kürdistan'ın Sykes-Picot veya Lozan Anlaşması ile bölünmesinde Almanya'nın payının cüzi olduğunu biliyoruz. Bu anlaşmalar bizim varlığımızı sorun olarak temellendirmiştir. Bu bağlamda Federal Almanya bugün yeni bir stratejiyle böl yönet politikasını esas alan Lozan stratejisini aşarak, Kürtleri tüm haklarıyla birlikte bir halk olarak tanıyarak başlayabilir. Ulusal düzeyde Almanya'nın böylesi bir girişimde Kürtlerin desteğini bulacaktır, Kürtler zaten öz örgütlülükleriyle Lozan Anlaşması'nın amaçlarını defacto olarak büyük oranda aşmıştır. Bu anlamda tekrardan hem sizin şahsi hem de Federal Hükümetinizin Irak için sergilediği girişimler için teşekkür ediyor, soykırım yapan güçlere karşı ortak mücadele etmeyi umuyoruz."
HABER MERKEZİ