HDP Eşbaşkanı Selahattin Demiraş, Rusya ziyareti öncesi HDP Meclis Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ile HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan da katıldı. Demirtaş, Rusya ziyaretleri nedeniyle Ankara’dan erken ayrılacağını, bu yüzden de grup toplantısı yapmaya zamanının olmadığını belirterek, basın toplantısı düzenlediklerini dile getirdi. 

Demirtaş, özellikle sokağa çıkma yasakları adı altında yaşanan tahribatlar, göçler, sokağa çıkma yasağı olmadığı yerlerde de ilan edilmemiş sıkıyönetim uygulamalarına dikkat çekti. Demirtaş, Kürt sorunu konusunda söz söylemeden çözüm önerisi dile getirmeden ilerlemenin mümkün olmadığını söyledi. Kürt sorunu konusunda hükümetin yaklaşımını, “derin bir cehalet örneği” olarak nitelendiren Demirtaş, “Bir hendek sorunu varmış gibi bedeli ne olursa olsun bunları kapatacağız ezeceğiz bitireceğiz gibi yüzyıllık Kürt sorununu bitirebilecekleri yönünde bir saflık gösteriyorlar. Bazen inanmakta zorlanıyoruz, bu kadar görüşme diyalogdan ve yaşanan acılardan sonra hükümetin bu yaklaşımına şaşırıyoruz” dedi. Demirtaş, konuya ilişkin eleştiri ve görüşlerini şöyle dile getirdi: 


Aynı şeyleri tekrarlıyorsunuz

“PKK dağa çıktığında yine 3-5 çapulcu dediniz kriminal bir vaka olarak gördünüz ve bugüne geldi. Yaşanan acılardan hiç mi ders çıkarılmaz? O gün ne söyleniyorsa açın bakın bugün hükümet yetkilileri aynısını söylüyor. Aynı manşetler atılıyor. Kimi silip süreceksiniz? Kürtlerin duygu dünyasındaki karşılığı nedir? Başbakan’ın hakaretlerinin Kürtlerde karşılığı nedir, bunu hesaplayan var mı?


Çaresizliğin göstergesidir

Kara Kuvvetleri’nin 10 bine varan askeri ile haritaların önünde operasyon yapıyorlar. 150 bin nüfuslu ilçeler abluka altında ve bunu başarı öyküsü olarak anlatıyorlar. Ortada büyük bir fiyasko vardır… Devlet bu konuda kararlı olabilir, yakabilir, yıkabilir. Bunları daha ağır bir şekilde yapabilir. Ama hiçbir şey kazanamaz. Cizre’de, Silopi’de mesele gerçekten 10-20-30 PKK’li olsaydı şimdiye çözülmüş olmaz mıydı? Halk bu öz yönetim arkasında olduğu için hepsi hedef haline getirilmiş durumda. 


Ortada halkın talepleri var

Ortada 3-5 çapulcu, terörist yok. Ortada halk olarak kabul edilmeyen Kürtlerin hak talebi var. Devletin bu hak talebine karşı tankla topla saldırısı var. İradesi kırılmak isteniyor. Biat etsinler isteniyor. 


Darbeye karşı direniştir

Bugün Kürtlerin küçümsediğiniz, barikat hendek dediğiniz şey darbeye karşı direniştir. Darbe yapılmıştır. Koalisyon kurulmasına Meclis’in açılmasına izin verilmemiştir. Toplum korkutulmuş Ankara ve Suruç’ta katliamlar yapılmış yeniden tek başına iktidar elde edilmiştir. Buna karşı toplum sessiz mi kalacak. Katliamlara karşı halk kurbanlık koyun gibi mi davranacak. 


Saraybosna örneği

Saray Bosna’da 4 yıl boyunca abluka yaşandı ne yaptı oradaki insanlar. Hendek kazdılar, barikat kurdular, perde astılar, yer altına tüneller yaptılar… O tanka topa karşı direnen halkın yanındayız. Barikatlar çoğalsın diye değil, sorun çözülsün bu zulüm baki olmasın diye… Başbakan ne bekliyor AKP oraya tankla topla girecek onların yanında mı yer alacaktık? Yüzde 100’e yakını bizim tabamız olan yerlerde savaş ilan edeceksin, biz de yanında mı yer alacağız? 


Terör destekçisi sizsiniz

Hiç kimsenin haddi değildir bizi terörist ilan etmek. (Hükümete yönelik) Asıl siz IŞİD terörünü destekliyorsunuz. Bütün dünya terör destekçisi hükümet olarak görüyor seni. Sen önce bir hesap ver. 


Bu halk pişmanlık duymaz

Biz çatışmaların, kanın, gözyaşanının artmasını istemiyoruz. Bu konuda çok nettiz. Bunun yolu nedir, müzakeredir. Sur halkı, Cizre halkı teslim olduk diye dilekçeler mi verecek? Bu halk pişman olduk diye önünüzde diz mi çökecek? Bu zulmü uyguladığın bir halk ne yapsın? 


Uyardık dinlemedi

Daha önce de Davutoğlu benzer şeyleri ima etti sakın bu tür hataları yapmayın dedik. Kamu güvenliği ile ilgili bir sorun da var ama yöntemleriniz sorunu ağırlaştıracak. Davutoğlu’nu uyarmıştık. Kim haklı çıktı. Daha fazlasını yapacağız, gömeceğiz, ezeceğiz diyebilir mi bir hükümet. Kahramanlık tankla, topla ilçelere girmek midir? 


Kürtler kopuyor

Halkın duygusunda yaşanan kırılma buraya yansıyandan çok çok daha vahimdir. Ya hükümet bu konuyu onarır ya da çok daha kötü bir yöne girer. Türkiye’nin batısında oh ne güzel teröristler hak ettiğini bulmuş diyebilir. Kürtler tarihin en derin kopuşunu yaşıyor. Şimdiye kadar Dersim, Zilan, Ağrı gibi çok fazla katliam gördü Kürtler, ama bu durum çok farklı. Yaşanan bu duygu kırılmasını merkez medyanın muhabirlerinin mikrofunundan duyamazsınız. 

Hendek kazan 20 genç olsaydı, 6 general, 36 albay, 10 bin asker neden aylardır mahallelere girememiş? Arkasında halk desteği olmayan hiç bir hareket başarılı olamaz. Bizi köle gibi görme anlayışına karşı ne yapalım, özür mü dileyelim? Biz kimsenin dilini yasaklamadık, 4 bin Türk köyünü boşaltmadık, Türk yoktur demedik. Bunu bize yapan hükümetlerdir. Önce bu halkın hakkını teslim etsinler ondan sonra çözülemeyecek hiç bir şey yoktur. 


 ANKARA