
Anayasa Mahkemesi’nin Balyoz Davası’nda hüküm giyen 230 sanığın yaptığı bireysel başvuruları birleştirerek verdiği “hak ihlali” kararının ardından tahliye olurken, binlerce Kürt siyasi tutsak halen cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Yargılamaların devam ettiği KCK dosyalarında elle tutulur bir delil olmamasına rağmen yaşanan hak ihlali görünmezden geliniyor. Kararı değerlendiren BDP PM Üyesi ve hukukçu Meral Danış Beştaş, Balyoz sanıkları hakkında verilen bu kararın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan başta olmak üzere tüm tutsaklar için de geçerli olması gerektiğini belirtti.
Hukuken izahı mümkün değil
Beştaş, Balyoz dosyasında sanıkların tümünün ceza aldığını hatırlatarak, bu kararın birçok yönden tartışmaya açık olduğuna dikkat çekti. Türkiye’ye hukuk tarihinde bunun emsalinin bulunmadığını dile getiren Beştaş, kesinleşmiş cezaların “yargılamanın yenilenmesi” yoluyla salıverilmelerinin böylesi bir rakam açısından çok karşılaşılan bir durum olmadığını ifade etti. Beştaş, kararın hukukla izah edilmesinin mümkün olmadığını da söyleyerek, yıllar önce DEP’li vekillerin almış olduğu mahkumiyet kararı hakkında AİHM’nin ihlal kararı aldığını ancak yerel mahkemenin tahliye kararı vermediğini hatırlattı. Hasta tutsakların durumuna da dikkat çeken Beştaş, kesinleşmiş cezası bulunan ağır hasta tutsak İlhan Çomak için de infazın durdurulmayarak tahliye kararı verilmediğini vurgulayarak, bu iki örneğin de Türkiye’de çifte bir hukuk sisteminin varlığını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtti.
Karar siyasidir
Kararın siyasi olduğunu söyleyen Beştaş, bir kaç yıl önce bu yargılamaların hükümet ve cemaat ortaklığıyla yapıldığına dikkat çekerek, “Şimdi hükümet ve cemaat karşı karşıya geldi ve sonrasında da böylesi bir tablo ortaya çıktı” dedi. Beştaş, Hükümetin bu tablodan memnun olduğunu kaydederek, ‘’Bu kamuoyunu yanıltma çabasıdır” diye uyardı.
Kürtler aftan muaf
Türkiye ve Kürdistan’da hukuksuz ve adil olmayan bir şekilde yargılananların sadece askerler olmadığını hatırlatan Beştaş, şunları söyledi: “Bu kararın başka bir anlamı Kürtler hariç “devlete karşı suç”larda aslında herkes affedildi. Kürtlere böyle bir yol açılmadı, ki biz af talebini yetkililer olarak hiçbir zaman dillendirmedik. Halk ister tabi ki biz toplumsal barışın tesisini, bir arada yaşamanın koşulları olarak cezaevlerinin boşalması gerektiğini söylüyoruz. Kürtler hariç tutuluyorsa ve hukuk çerçevesinde değil, tümüyle siyasi politikalarla bu tahliyeler yapılıyorsa Kürtler bunu kabul etmez.”
Beştaş, Türkiye’nin demokratikleşmesinin yolunun herkese aynı ve eşit hukukun uygulanmasından geçtiğini ifade etti.
‘Öcalan’a tahliye yolu açılmıştır’
Beştaş, verilen kararla birlikte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve müebbet hükümlülerinin hukuken ve siyaseten tahliye edilmesinin önünde hiçbir engel olmadığını da söyledi. “Balyoz’dan sonra artık hiç kimse Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın cezaevinde kalmasını kesinleşmiş hükme bağlayamaz” diyen Beştaş, ekledi: “AİHM adil yargılanmadığına ilişkin ihlal kararı verdi. Kişiye özel bir yargılamayla mahkumiyet kararı verildi. Balyoz kararı başta Sayın Öcalan olmak üzere şu an cezaevinde olan yüzlerce kesinleşmiş cezası bulunan müebbet hükümlüsüne tahliye yolunu açmıştır.”
HAYRİ DEMİR/DİHA/AMED