Suriyeli muhalifler 11-13 Mayıs tarihleri arasında Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi. Suriyeli Hıristiyan lider Mişel Kilo tarafından organize edilen toplantıya Suriye'deki muhalif örgütlerin çoğu katıldı. Toplantıda Kürtleri de Kürt Yüksek Konseyi temsil etti. Konsey adına toplantıya Sinem Muhammed, Salih Muslim ve Ahmet Süleyman katıldı. Toplantıya davetli olan Soud Melle ise katılmadı. Üç gün süren toplantıyı ve sonuçlarını DİHA'ya değerlendiren Kürt Yüksek Konseyi üyesi ve Rojava Kürtleri Halk Meclisi (EGRK) Eşbaşkanı Sinem Muhammed, Rojava Kürtlerinin genel temsilcisi olarak toplantıya katıldıklarını söyledi.

Muhammed, toplantının içeriğine ilişkin şunları aktardı: "Toplantı üç bölümde gerçekleşti. Birincisi örgütsel, ikincisi siyasal, üçüncüsü insani yardımlara ilişkin bölümlerdi. Biz de Kürtler olarak kendi aramızda bir toplantı yaptık ve Kürtler olarak her üçünde de yer almak istedik. Her üç bölümde de bizim temsilcilerimiz hazır bulundu. Suriye'nin tamamında Suriye Demokratlar Birliği (Yekitiya Demokratên Suriye) adı altında demokratik bir örgütlenmenin yaratılması kararlaştırıldı."

Demokratik Suriye

Rojava Kürtleri olarak bu birliğin içinde yer almayı kararlaştırdıklarını belirten Muhammed, birliğin temel kriterlerini şu şekilde izah etti: "Bu örgütlenmeye herkes katılabilir. Bu katılım ister parti ister şahıs adına olabilir. Bu bir heyet veya bir meclis adına da olabilir. İster Suriye içinde ister Suriye dışında olsun Suriye'nin geleceği için mücadele etmek isteyen herkes bu örgütlenmenin içinde yer alabilir. Katılımın temel ölçüsüyse demokrat olmaktır. Yeni demokratik bir Suriye'nin kurulmasından yana olmaktır."

Yeni bir kongre

Kahire'deki toplantıda Suriye'deki sorunların daha kapsamlı tartışılacağı yeni bir kongrenin yapılmasının kararlaştırıldığına dikkat çeken Muhammed, "Her yerde yerel kongreler yapılması kararlaştırıldı. Her şehir kendi kongresini yapacak. Bu kongreler kendi temsilcilerini seçecek. Bu temsilciler de genel kongreye katılacaklar. 2 veya 2 buçuk ay sonra genel kongre yapılacak. Burada kararlar alınacak. Bizler de Kürtler olarak Suriye anayasasında Kürtlerin ikinci halk olarak tanınmasını talep edeceğiz. Eğer demokratik bir kongreyse Kürtlerin ve kadınların da hakları tanınmalı" dedi.

SUK tanımak istemiyor

Suriye Ulusal Konseyi'nden (SUK) bazı şahsiyetler Kahire toplantısına katılmış olsa da SUK adına kimsenin toplantıya gelmediğini kaydeden Muhammed, SUK ve Suriye Demokratik Koalisyonu ile aralarındaki sorunun bunların Kürtlerin haklarını tanımayı istememelerinden kaynaklandığını söyledi. Kürtlerin haklarının tanıması durumunda herkes ile ortaklaşabileceklerini kaydeden Muhammed, şöyle konuştu: "Biz Kürtler Suriye muhalefetinin esas parçalarından biriyiz. Kimse Suriye Ulusal Konseyi (SUK) ve Suriye Demokratik Koalisyonu'nun tek muhalif cephe olduğunu düşünmesin. SUK ve Suriye Demokratik Koalisyonu çatısı altında yer almamışsak bunun nedeni buralarda Kürtlerin haklarının tanınmamasından kaynaklıdır. Kim Kürtlerin haklarını garantiye alır veya kabul ederse bizim onlarla hiçbir sorunumuz olmaz. O zaman herkes ile ortaklaşabiliriz. Herkes bilmeli ki, Kürtlerin sorunları çözülmeden Suriye'nin de sorunları çözülmez."

Üçüncü yolda ısrar

Yeni Suriye'de Kürtlerin haklarının garanti altına alınması gerektiğine dikkat çeken Muhammed, Kahire'deki toplantıda özellikle SUK yandaşlarının bir takım şoven yaklaşımlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Sinem Muhammed, bu kesimlerin kendilerine getirdikleri suçlamaları şu şekilde cevapladı: "Aslında bunlar Kahire toplantısını karıştırmak istediler. Hatta Kürtlerin bu toplantıdan çekilmesini istiyorlardı. Yine Kürtlere bu toplantıda yer verilmemesini istiyorlardı. Biz demokrat bir gücüz. Eleştirileri dinleyecek tahammülümüz olduğu kadar bunlara karşı kendimizi savunabilme gücümüz de var. Biz devlet tarafında yer almadık, ama diğer muhalif cephede de yer almadık. Demokratik bir güç olarak biz üçüncü bir yol seçtik. Kahire'deki bu toplantı Suriye'deki bütün muhalefetin de bizim yolumuza geldiğini ispatlamıştır. Çünkü en doğru yol budur."

DİHA/HEWLER




Serêkaniyê gergin

Bir süre önce muhalifler ile YPG arasında Serêkaniyê'de çıkan çatışmalardan sonra karşılıklı imzalanan anlaşmaya göre bir meclis oluşturulmuş ve kentin idaresi bu meclise bırakılmıştı. Fakat bu meclis iki üç gün önce yaptığı açıklamada kendi aralarında yaşadıkları sorunlardan dolayı toplantı yapamaz ve şehri idare edemez duruma geldiklerini açıkladı. Bu durumu değerlendiren Muhammed, KYK olarak kentte oluşturulan meclisin aktif hale getirilmesi ve silahlı güçlerin çekilmesinden yana olduklarının altını çizdi. Kentin sivil bir idare tarafından yönetilmesi gerektiğini söyleyen Muhammed, devamla şöyle konuştu: "Maalesef Ketibe Gurab el Şam veya Cephetul Nasra,  sürekli sorun yaratıyorlar. Örneğin Türkiye ile olan sınır kapısının idaresi bu meclisin elinde olacaktı. Ama Gurab el Şam güçleri buna izin vermiyor. Diyorlar 'askeri güç olarak biz idare edeceğiz.' Halbuki biz orada sivil bir meclisin olduğunu ve bu kapının idaresinin de onun denetiminde olması gerektiğini söylüyoruz. Serêkaniyê'de oluşturulan asayişlerde de engelleyici oluyorlar. Bazıları Kürtler ile diğer kesimleri çatıştırmak, hatta Kürtleri birbirine düşürmek istiyor. Bu durumun dış bağlantıları var."