
Almanya’da genel seçimlere bir ay kaldı. Partiler mitingler düzenlerken, milletvekil adayları da aday olduğu bölgede seçim çalışmalarını yürütüyor. Federal Parlamento milletvekilliği için Memet Kılıç da 22 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde Yeşiller Partisi’nden Baden Württemberg eyaletinin Pforzheim şehri ve çevresi ile Enz bölgesini kapsayan Pforzheim seçim bölgesinde aday. Geçtiğimiz dönemde de Federal Parlamento milletvekili olan Kılıç, gazetemize açıklamalarda bulundu.
Dört yılda yaptıkları
Seçimlere bir ay kala seçmenlerin adayları daha dikkatli dinleyeceğini, söylediklerinde kendilerini ne kadar bulabildiklerine göre oy kullanacağını söyleyen Kılıç, “Türkiyeli seçmenlerin, ya da özelde Kürtlerin, Alevilerin veya diğer grupların yalnızca kendilerine has konular üzerinden karar vermelerini bekleyemeyiz. Almanya’da yaşayan her birey gibi siyasetin tüm alanlarında alınacak kararlar onları da bağlıyor. Dolayı ile istihdam alanında, eğitim ya da çevre politikaları alanlarında siyasal partilerin duruşlarını da aynı özenle inceleyeceklerini düşünüyorum” dedi.
Milletvekilliği için yeni aday olanlara oranla kendisinin geçmişteki pratiği ve tutumundan dolayı şanslı olduğunu söyleyen Kılıç, dört yıl boyunca yaptığı çalışmaları şöyle anlattı: Federal Meclis’te geçirdiğim dört sene zarfında gerek Meclis Grubu Göç Politikaları Sözcülüğü görevimde olsun gerekse İçişleri Komisyonu’nda göçmen kökenli bireylerin kollektif haklarına yönelik birçok çalışmalarım oldu. Yerel seçim hakkı, vatandaşlığa geçiş veya aile birleşimiyle göçün kolaylaştırılması konularında hazırladığım yasa tasarıları ve önergeler bunlardan sadece birkaçı. Öte yandan Dilekçe Komisyonu’nda Meclis Grubu Denetçisi olarak da gerek bireysel gerekse kollektif hakların tanınmasına yönelik bir çok konuda aktif bir tutum sergiledim.
‘Kürt Kimliği Tanınsın’a destek
Bu dönemde özellikle YEK-KOM’un öncülüğünde başlatılan ‘Kürt Kimliği Tanınsın’ kampanyasına olumlu yönde destek verdiğinin altını çizen Kılıç, Kürtlerin göçmen grubu olarak tanınması rapor hazırladığını ve Alman hükümetinin Kürtlere yönelik politikalarında köklü değişiklik yapması gerektiğini söylediğini dile getirdi. Kılıç şöyle konuştu: “YEK-KOM’un Dilekçe Komisyonu’na sunduğu talepler listesini hakkında olumlu görüş bildiren bir rapor hazırladım. Raporda Kürtlerin göçmen grubu kabul edilmesi için bilinen farklı kriterlerden, Kürtlerin sözkonusu ülkede üç nesildir yerleşik olma kriterini karşıladıklarını, kültürel ve sosyal taleplerin karşılanması, örneğin Kürtçe isim koyarken yaşanan sorunların giderilmesine, Kürt derneklerinin yardım fonlarından daha etkin faydalanmaları için iyileştirilmeler yapılmasına vurgu yaptım. Yine bu dilekçenin görüşüldüğü gün Federal Hükümetin Kürtlere karşı tutumundaki çelişkileri ve hatalarını dile getirdim. Hükümet temsilcilerine ‘PKK ve Türk hükümeti yıllardır görüşmeler yapıyor, Almanya’nın bundan haberi var mı, Alman hükümetinin çözüm sürecine katkısı nedir?’ diye sordum.
‘Yakın temasta olacağım’
Kılıç gerek dilekçenin görüşülmesinden önce ve gerekse takip eden süreçte YEK-KOM’la yakın temasta olduğunu belirterek “Bundan sonra da yeniden seçilirsem bu böyle kalacak” dedi.
Kürtlerle farklı etkinliklerde de biraraya geldiklerini söyleyen Avrupa Barış ve Demokrasi Konferansı’nda alınan kararla Barış ve Demokrasi Meclisi’ne seçildiğini belirterek “barış sürecinde biz Avrupa’da yaşayan Türkiyeliler olarak destek olmayı sürdüreceğim” dedi.
Kılıç açıklamasını 3. Büyük Alevi Kurultayı’nın sonuç metninde kullanılan “Eğer haklar eşitse, halklar kardeştir. Eğer haklar eşitse, yaşananın adı barıştır. Kardeşlik ve barışın yolu, eşitlikten geçer” diyerek bitirdi.
HABER MERKEZİ