
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, İnsan Hakları Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin insan hakları mücadelesiyle iç içe geçtiğini vurguladı. İnsan haklarının en fazla çiğnendiği coğrafyalardan birinin Ortadoğu, en fazla hakları ihlal edilen kesimin de Kürtler olduğunun altını çizen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, şöyle devam etti: "Son yüzyılda Ermeni halkıyla birlikte en fazla insan hakları çiğnenen halk Kürtlerdir. Kürtler toplum olarak çarmıha gerilerek yüz yıldır zulüm ve baskı altında yaşamaktadırlar. Başta Türk devleti olmak üzere bölge sömürgeci güçlerinin Kürtlere yaşattığı zulüm dünyada görülmemiştir. Kürtlerin özgürlük mücadelesini bastırmak için binlerce köy yakılmış, yıkılmış; onlarca baraj yapılarak Kürtler yerinden, yurdundan edilmişlerdir. Binlerce faili meçhul cinayet işlenmiş, yüzbinlerce insan tutuklanmış, onbinlerce insan en az on yıl olmak üzere ömürlerini zindanlarda tüketmişlerdir. Kürt halkı kurumsal bir faşist zulüm altındadır. Her gün sokaklarda öldürülmekte, polis karakollarını ikinci evi gibi yaşamakta, zindanları doldurmaktadır."
Şengal'deki insanlık trajedisine dikkat çeken KCK, insan haklarına sahip çıkmak isteyen herkesi başta Şengal olmak üzere Kürtlerle ortak mücadele ve dayanışmaya çağırdı. KCK, açıklamasını şöyle sürdürdü: "İnsan Hakları en fazla çiğnenen başta Şengal’deki Êzîdî Kürtler olmak üzere, tüm Kürtlerin durumu üzerinde durmak gerekmektedir. Eğer insan haklarına sahip çıkılacaksa, başta da Kürtlerin durumu görülmeli ve Kürtlerle ortak mücadele ve dayanışma içinde olunmalıdır. Kürtler, işkence ve tutuklamalar altında dünyada en büyük acıyı çeken toplum olarak da hakları en fazla gasp edilmiş halk durumundadırlar. Kürtler hala hiçbir hakka ve hukuka sahip olmadan çarmıha gerilmiş durumda kültürel soykırım altında yaşamaktadırlar."
Türkiye'deki insan haklarına da değinen KCK, Türkiye demokratikleşmediği müddetçe Kürtler üzerindeki zulmün de süreceğini belirtti. KCK açıklamasında şunlar belirtildi: "Bu gerçeklik tüm demokrasi güçlerinin ve Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesini yükseltmesini zorunlu kılmaktadır. Türkiye'de özgürlük ve demokrasi mücadelesi geliştirilmeden de, Türkiye halklarının ve Kürt halkının insan hakları ihlalinden kurtulması, özgür ve demokratik yaşama kavuşması mümkün değildir. Şengal’de, Rojava'da yaşananlar; Kürt halkının, Arap halkının, Hristiyan halklarının, etnik ve dinsel tüm toplulukların haklarının çiğnendiği Ortadoğu coğrafyasında baskılardan kurtulmanın yolu, halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesini geliştirmekten geçmektedir. Tüm halklar ve insanlar Kürt halkının mücadelesinin yanında yer almalı ve bu zulme son verilerek tüm halkların özgür ve demokratik yaşamı sağlanmalıdır."
ANF/BEHDİNAN