İlk çağlardan bu yana dağlık bölgelerde çoban kabileler olarak yaşamını sürdüren Kürtlerin en büyük düşmanlarından biri sürülerine dadanan kurtlar, diğeri ise topraklarını ele geçirmeye çalışan iktidarlardır. Bu iki saldırgan, Kürtlerin gözünde birbirleriyle o kadar özdeşleşmişlerdir ki “devlet gurê har e” sözü Kürtler arasında bir atasözü haline gelmiştir.

Gerçekten de kurtlar ile iktidar sahipleri arasındaki benzerliği başka iki şeyde bulmak neredeyse imkansızdır. Her şeyden önce ikisi de hırslarıyla vardır. Kurdun içindeki hırsı çıkarıp aldın mı sıradan bir köpeğe, muktedirin içindeki hırsı çıkarıp aldın mı sıradan bir insana dönüşür. İkisi de açgözlülükte birbiriyle yarışır. Kürt sürüye daldığında, diğer tüm yırtıcılardan farklı olarak karnını doyurmakla kalmaz, bütün sürüyü boğazlar.Muktedir hiçbir zaman ele geçirdiğiyle yetinmez. Kurt dünyayı yese yine de “kurt gibi açtır” yedikçe yiyesi gelir. Muktedir dünyayı fethetse gene de fethe doymaz. Kurt kendinden başka her şeye düşmandır. Diğer yırtıcılardan farklı olarak kendi cinsinden olanı bile parçalayıp yiyen tek hayvandır. Muktedir kendi cinsine düşman insan kurdudur. İktidarı uğruna kendi öz evladını, kardeşini boğacak kadar gözü kara tek insan türüdür.

Kurt her şeyi kendine düşman bilir. Bir kurt, bir başka kurda arkadan birkaç adımdan daha fazla yaklaşırsa bu, öndeki kurt için tehlikelidir ve ikisinden birinin parçalanmasıyla sonuçlanır. Muktedir herkesi (milletini, sadık hizmetkarlarını, hatta oğlunu, kardeşini bile) basit bir kuşku ile ortadan kaldırabilir. Her ikisi de zalim, gaddar olduğu kadar korkaktır da. Kendi cinsinden, yavrusundan hatta gölgesinden bile korkarlar. Gaddarlıkları korkaklıklarının ürünüdür.

İkisi de güvensiz ve tedirgindir. Sevgi, sadakat, dostluk kitaplarında yoktur. İkisi de yalnızdır. Kurt sürü içinde iken bile bütün sürüyü kendi düşmanı olarak görür. “Yalnız kurt” sözü bütün yalnızlıkların ifadesidir. İktidar toplumdan kopmanın, saraylara kapanmanın, toplumla arasında duvarlar örerek yalnızlaşmanın yeridir. Kurt sadece köpeğin değil; kuşun, böceğin, sineğin sesinden bile huzursuz olur. Muktedir kendi sesi dışındaki tüm seslerden huzursuz olur, onları bastırmaya, susturmaya çalışır.

Kurtlar ile muktedirler arasındaki benzerlikleri daha da sıralamak mümkün ama bir benzerlik var ki, bu her ikisinin de hazin sonunu getirir. Her ikisi de tehlikeyi veya avı çok uzaklarda arar, hiçbir hayvanın göremediği uzağı görürler ama burunlarının dibindeki, ayaklarının altındaki tuzakları görmezler. Kurt ayağının dibindeki tuzağı görmez ve meşhur kurt kapanına kapılır. Tıpkı iktidarların “Kürt kapanına” kapılmaları gibi…

Kürtler kurtlarla olan mücadelesinde asla kurtları öldürmezler. Yani kurdun kanı Kürt’ün eline bulaşmaz ama Kürtler kendi usullerine göre kurtlardan intikamlarını da alırlar. Serhat Kürtleri arasında uygulanan ve zaman zaman hayvan hakları savunucularının tepkisini de çeken yöntemlerden bazıları şunlardır: Kurt, kapanla sağ olarak yakalanır. Ağzı tahtalı bir dişindirikle bağlandıktan sonra köyün köpeklerinin ortasına bırakılır. O an köyün en işe yaramaz köpekleri bile ağzı bağlı olan kurdun yanında kaplan kesilir. Bazen de ağzı bağlanmış kurt köyün dışına çıkarılır ve serbest bırakılır. Serbest kalan ama ağzı bağlı olan kurt bir süre sonra takatten düşer ve  tilkiler, çakallar ve yırtıcı kuşlara av olur. Bir diğer yöntem de kurdu intihara sürükleme yöntemidir. Bu yöntemde yine kurt sağ yakalanır. Hırpalanmadan, dövülmeden, incitilmeden, nazikçe boynuna bir zengıl (küçük çan-zil) takılır ve serbest bırakılır. Serbest bırakılan kurt koşmaya başlar başlamaz zengıl çınlamaya başlar. Kurt sesten korkmaya başlar ve kaçar, kaçtıkça çan çalar. Çan çaldıkça kurt koşar. Bu durum, kurt nefessiz kalıp ölünceye kadar devam eder.

Kürtlerle kurtların bu mücadelesi binlerce yıldır devam ediyor. Çakallara, tilkilere, köpeklere yem olmak istemeyen yahut tık nefes oluncaya kadar ölüm koşusuna çıkmak istemeyen akıllı kurdun yapacağı tek şey, Kürt’ün koyun sürüsünden uzak durmaktır. Fakat kan tadı almış kurt bunu nasıl başaracak derseniz; onu da kurt düşünsün.



Kırıkkale F Tipi Cezaevi