DTK’nin „Demokratik Özerklik“ ilanından sonra gözler sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel gibi konularda atılacak adımlara ve söz konusu adımların günlük yaşam içindeki somut örneklerine çevrildi. Bunlardan biri de özerkliğin hukuk boyutu. Kurulan köy komünleri, mahalle, ilçe ve kent meclisleri üzerinden hayata geçirilen modelin hukuk boyutu, meclislerde kurulan ve sayıları köy ilçe ve kente göre değişen „Adalet Komisyonları“ üzerinden yaşam buluyor. Halk meclislerindeki „Adalet Komisyonları“, yargılamalar, cezalar, soruşturmalar, davalar derken tartışıla gelen Türkiye’deki hukuk sisteminin, suçu cezalandırma mantığının aksine, demokratik ve toplum vicdanını esas alarak suçu önleme anlayışını esas alıyor. Amed’in merkez Bağlar İlçe Meclisi’ndeki örnek, alternatif hukuk sistemini en iyi anlatan uygulama.

443 sorun çözüldü
Bağlar İlçe Meclisi’nin 7 kişiden oluşan ve kanaat önderlerinin yer aldığı 7 kişilik Adalet Komisyonu, ilçede yaşanan her türlü sorunu çözme iradesini gösteriyor. Söz konusu komisyona, „Kız kaçırma“, „Yaralama“, „Kan davası“, „Arazi kavgası“, „Hırsızlık“ gibi vakalar geliyor. Adalet Komisyonu ise, vakaların uzmanı kişilerden oluşan komisyon ile soruna el atıyor. Bugüne kadar 600’e yakın dava ile ilgilenen komisyon, 443 tanesini çözerken, geriye kalan sorunlara kalıcı çözüm bulmak için taraflara düşünmeleri için süre vermiş. Komisyon üyeleri toplum içinde güvenilir kişilerden oluşurken, getirilen çözümler de genellikle taraflarca kabul ediliyor. „Cinsiyet özgürlükçü demokratik ekolojik toplum paradigması“nı esas alan komisyon, sadece hukuku değil, demokratik hukuk ve toplum vicdanı ile sorunlara yaklaşırken, cezai uygulaması da genellikle topluma karşı rencide ve tecrit etmek oluyor. Bununla da hem suçların önüne geçiliyor, hem de tarafların barışmasında etkili oluyor.

77 yıllık kan davası sonlandı

Komisyonun çözüm getirdiği en önemli dava ise 77 yıllık kan davası. 1934’te Çınar’a bağlı Xudurê Köyü’nde yaşayan Mala Keyê, Mala Resul, Mala Çiço, Mala Melê ile Mala Oso aileleri arasında yaşanan husumetin ardından 17 kişi yaşamını yitirdi. olayın ardından bazı aileler Mardin, bazıları Diyarbakır’a bazıları Adana ve Mersin’e göç ederek köyler boşaltıldı. Çok sayıda aile bireyi de tutuklanırken, bazıları cezaevinde yaşamını yitirdi. Aileler arasındaki husumete ne mahkemeler ne da başka çareler çözüm oldu. 2010 yılında aile bireylerinden Musa Tari, davayı komisyona getirmesi ile komisyon devreye girdi. Aileler ile yapılan görüşmelerin ardından asırlık dava 2010 yılında çözülmüş oldu. Sorunun çözümü ile köylerinden göç eden aileler, köylerine geri döndü.

Önemli davalara öncelik
3 yıl önce kurulan Adalet Komisyonu’ndan Abdülhamit Durmaz, komisyona gelen tüm sorunları dosyalayarak arşivliyor. Dosyalarda yaşanan sorunların tutanakları, davanın başlangıcı ve sonucu gibi belgeler yer alıyor. „Yaşanan sorunları çözmek için gece gündüz çalışıyoruz“ diyen Durmaz, belirlenen bir çalışma saati ve günlerinin olmadığını, haftanın 7 günü 24 saati sorunları çözmek için çalıştıklarını söyledi.
Duymaz bugün kadar 600 dava dosyasıyla ilgilendiklerini belirterek „176 tane bıçakla yaralama, 55 silahla tarama, 276 kan davası gibi sorunların da aralarında bulunduğu 443 tanesini çözdük“ bilgisini verdi.

Uymayan teşhir ediliyor

Komisyon olarak tartışma yürüttükten sonra karara vardıklarını ifade eden Durmaz, „Hak, hukuk ne ise komisyon olarak iç tartışmamızı yürütüp karara varıyoruz. Haksız tarafa yaptırımlarımız oluyor“ dedi. Durmaz, uzlaşı olmaması durumunda ise, „Bizi kabul etmeyen aileyi artık tanımadığımızı belirtip onları teşhir edeceğimizi ifade ediyoruz. Bu ailenin bizleri, Kürt halkının özgür adalet gücünü tanımadığını açıkça deklare ediyoruz“ dedi.


SERTAÇ KAYAR - DİHA/AMED