Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı 100 gündür destansı bir direniş sergilenirken, saldırılar nedeniyle Suruç’a göç etmek zorunda kalan Kobanêlilerin yaşam savaşı da direnişin arka cephesini oluşturdu. Çadır kentlere yerleştirilen on binlerce Kobanêli, Rojava Kriz Koordinasyonu’nun çalışmaları ve Kürt halkının dayanışma çabalarıyla ihtiyaçlarını giderdi. 

Rojava Kriz Koordinasyonu, 3 aydır devam eden yardım çalışmaları ve çadır kentteki Kobanêlilerin durumuna ilişkin basın açıklaması düzenledi. Suruç Belediyesi önünde düzenlenen açıklamaya Van Milletvekilleri Aysel Tuğluk ve Kemal Aktaş, HDP Milletvekilleri İbrahim Ayhan, Faysal Sarıyıldız, Suruç Belediye Eşbaşkanı Zuhal Ekmez ile birlikte aralarında Kobanê’de yaşamını yitiren MLKP savaşçısı Sibel Bulut’un (Eylem Deniz) ailesinin bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. 


190 bin Kobanêliye ulaşıldı

Koordinasyon adına açıklamayı okuyan Aysel Tuğluk, DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısı ardından kurulan Rojava Kriz Koordinasyonu’nun sadece Suruç’ta değil, Kürdistan’ın diğer kentlerine yerleştirilen 190 bin Kobanêlinin ihtiyaçlarını karşıladığının altını çizdi. Tuğluk yapılan yardımlarla ilgili şu bilgileri verdi: “Koordinasyonumuza bağlı 5 depo üzerinden yardımlar dağıtılmaktadır. 5 çadır kentte 11 bin kişiyi barındırıyoruz. 10 kişi kapasiteli çadır kenti, engellemelere rağmen açmaya çalışıyoruz. Suruç’ta 42 bin Kobanêli evlerde misafir olarak kalmaktadır. Urfa kent merkezinde 69 bin 600 Rojavalı’ya yardım ulaştırıyoruz. Adıyaman’da 7 bin 500, Amed’de 11 bin, Malatya’da 3 bin, Batman’da 3 bin, Mardin’de 4 bin, Antep’te 4 bin 500, Antalya’da bin 800, Hatay’da bin Kobanêliye barındıkları evlerde yardım ulaştırıyoruz.“

AKP Hükümeti’nin tutumuna da dikkat çeken Tuğluk, uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek bir yana, yardımları engellediğini ifade etti. Tuğluk, “yaptığımız yardımlar AKP faaliyetleri gibi gösterildi. Maraş Valiliği sığınan Kobanêlileri sınıra getirip sokağa atarken, AKP herhangi bir açıklama yapmadı. Sivillere yönelik insani koridoru halen açmadı. Bu tutum DAİŞ çetelerini desteklemektir. Askerin gözü önünde DAİŞ’in insanlık dışı faaliyetlerde bulunması ise başlı başına bir skandaldır” diye konuştu.


Yardım paraları nasıl kullanıldı?

Başbakanlığa bağlı AFAD’ın sadece 10 bin civarında Rojavalıyı çadır kentlerde barındırdığını hatırlatarak Türk Hükümeti’ini uluslararası kuruluşlardan, göçzedelere dağıtılmak üzere alınan yardımın nasıl kullanıldığını açıklamaya davet etti. Tuğluk, bu uygulamaların Rojava halklarına düşmanca tutumundan kaynaklandığını ifade ederek, “Nasıl bir Suriye istedikleri açığa çıkmıştır. DAİŞ ve benzeri radikalleri Kürtlere tercih eden AKP Hükümeti demokrasiyi ve çözüm sürecini doğru ele almamakta ısrar etmektedir. Rojava Kantonlarını hazmedememektedir. Kobanê yerine Halep öne çıkarılmaktadır. Rojava halklarının direnişi yerine DAİŞ kaosunu tercih eden politikanın kimseye yararı yoktur. AKP, Rojavalı direnişçileri ‘Makul şüpheli’  diyerek gözaltına alarak provokatif davranıyor. Uluslararası toplumu dışlayıcı ve düşmanca yaklaşım AKP Hükümeti’ni DAİŞ yanlısı bir pozisyona sokmuştur” dedi. 

Yardım kuruluşlarını acilen harekete geçmeye; AKP’nin Kobanêli sığınmacılara karşı bu ayrımcı yaklaşımı karşısında yurtiçi ve yabancı kamuoyu duyarlı olmaya çağıran Tuğluk, “AKP takındığı bu olumsuz tavırdan derhal vazgeçmelidir. Tüm halkımız da direnişe destek için sınır nöbetine katılmalıdır” dedi. 


DİHA/URFA