Suriye'de filizlenen ve Irak'ta kök salan mezhep çatışması artık coğrafyamız için karanlık bir geleceği ifade ediyor. Mezhep aidiyetleriyle boyutlanan iktidar mücadelesi toplumun tüm hücrelerine kadar yayılacak bir çatışmanın işareti.
İran, Irak, Suriye ve Lübnan'dan oluşan kuşakta yaşanacak çatışmanın hiç şüphesiz Kürtlere yansımaları olacak. Kürtleri temsil eden siyasi aktörlere bu anlama tarihi sorumluluklar düşüyor.
***
Aşırı dincilik tehdidine karşı Ortadoğu devletinin bugüne kadar getirdiği tek çözüm militarist diktatörlüktür. Mısır, Suriye, Irak bu durumun tipik örnekleriydi. Mısır demokrasiye geçişle aşırı dinci tehditle yüzleşti ve yeniden militarist diktatörlüğe döndü. Suriye'deki diktatörlük ölüm kalım mücadelesi veriyor. Irak'ta ise Saddam'la birlikte militarist rejim tarihe karıştı.
Coğrafyamızda halklar ya militarist diktatörlükler, ya faşizan monarşiler ya da bağnaz iktidarların zulmü altında yaşamaya mahkum. Tüm çevresi bu güçlerle çevrili olan Kürtler kendini bu tehditlerden nasıl koruyacak sorusu orta yerde duruyor.
***
İlk lafımız silahsızlanma taraftarlarına. Her alanda ne pahasına olursa olsun Kürtlerin kendini koruyacak örgütlülüğe kavuşmasının önemini bir kez daha anlıyoruz. Ne kadar barışı, özgürlüğü şunu bunu savunursanız savunun bir gece ansızın IŞİD ya da benzeri güçler kapınızda bitiverebiliyor işte. Kürtler Lichtenstein'da yaşamıyor. Deyim yerindeyse gözlerini kırpma lüksleri dahi yok.
***
Sürekli tehditlerle yüz yüze yaşayan tüm toplumlarda iktidarın totaliterleşmesi ve militaristleşme eğilimleri gelişir. Kürtler için en önemli tehlike budur.
Kürt hareketinin demokratikleşme, çok kültürlülük, temel hak ve özgürlükler konusundaki ilkesel tutumu bu noktada büyük önem taşıyor. Toplumun her kesimine bu tutumun yedirilmesi gerekiyor. Sünnisinden Alevisine, Ezidilere, Asuri-Süryanilere her kesim demokrasi bilinciyle bir arada yaşamayı seçen bir duruşa sahip olmalı. Bu "karışmayın birbirinize, uslu durun"la olacak bir şey değil, toplumu eğitme, değiştirip dönüştürme çabasıyla ortaya çıkabilecek bir durum.
***
Demokrasi ve özgürlükler konusundaki ısrar topluma yedirilmediği müddetçe Kürtlerin Ortadoğu'da yaşanan bu gelişmelerden kendini sıyırmasının mümkünatı yoktur. Tüm inançların kendini özgürce yaşatabileceği bir ülkenin inşası Kürtler için elzemdir.
Ancak kendini dış tehditlere karşı koruma fetişine düşmemeye de dikkat edilmesi lazım. Dünya tarihinde kendini korumayı amaç edinen pek az ülke başarılı olabilmiştir. Kürtlerin aktif bir mücadele vermeden başarılı olma şansları Ortadoğu gibi bir coğrafyada zaten bulunmamaktadır.
Bütün bu nedenlerle çevremizdeki toplumların içine düştüğü şiddet sarmalına bakarak güçlü dersler çıkarmalıyız. Tekrarlamak gerekirse bir numaralı ders de özgürlüklerde, çokkültürlülükte ısrar olmalı.
Kürtler kendini şiddet sarmalından nasıl koruyacak
Aynı yaratıcıya inanan insanların din adına birbirini boğazlamasını garipsemiyorsanız Ortadoğu'da güç mücadelesi yürüten odakların birinin güdümüne girmişsiniz demektir.