Almanya Federal Parlamentosu’nda Kürt kimliğinin tanınmasına yönelik kampanya için 15 Ekim’de gerçekleşecek oturumu öncesi, Kürtler çalışmalarına hız verdi. Kampanya için Hamburg kentinde Kürt dernekleri ve federasyon temsilcilerinin katılımıyla toplantı düzenlendi.
Almanya Federal Parlamentosu’nda ‘Kürt Kimliği Resmi Olarak Tanınsın’ kampanyasına yönelik yapılacak oturum öncesi  Almanya  Kürt Dernekleri Federasyonu YEK-KOM, Hamburg kentinde çok sayıda Kürt derneği ve federasyon temsilcilerinin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Hamburg Kürt-Alman Kültür Derneği’nde yapılan toplantıya YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç’un yanısıra, Hamburg Kürt Alman Kültür Derneği, Hamburg Kürt Halk Meclisi, Demokratik Aleviler Federasyonu (FEDA), Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu (ATİF), Kürdistan Komünist Partisi (KKP) temsilcileri, meslek grupları temsilcileri, aydınların yanısıra ve gazetemiz yazarlarından Ahmet Kahraman da katıldı.

Ortak talepleri kapsıyor
Toplantıda konuşan YEK-KOM Başkanı Yüksel Koç, 15 Ekim’de Federal Almanya Parlementosu’nda Kürt kimliğinin tanınması yönündeki oturumun Kürtler için tarihi bir başarı olduğunu vurguladı. Koç, bütün kurum ve kuruluş temsilcilerinin mutlaka o gün orda olması gerektiğini söyledi.
Eyalet parlamentolarına konu hakkında gönderdikleri dosyaların çoğunun kabul edildiğini dile getiren Koç, bu taleplerin tüm Kürtlerin talepleri olduğuna dikkat çekti. Kampanyada aydınların rolünü vurgulayan Koç, ‘’Bu kampanyanın yürütücüleri, aydınlar olmalıdır. Kampanya, örgütler üstüdür ve dört parçadaki Kürtlerin talepleri dile getiriliyor. Alman sivil toplum kuruluşları, tanınmış aydın, entellektüeller ve sanatçıların kampanyaya katılmaları çok önemli. Kampanyanın başarısı ve kazanımı Kürt halkının başarısı ve kazanımı olacaktır.”


Girişim Komitesi kuruldu
Hazırlık komitesinin toplantısında ayrıca 8 kişiden oluşan “Kürt Kimliği Resmi Olarak Tanınsın Hamburg Girişim Komitesi”de kuruldu. Bu komite Hamburg’da siyasi ve kültürel faaliyet yürüten 22 derneğin yanı sıra, Hamburg’ta yaşayan aydın, yazar, sanatçı ve gazetecilere de ulaşarak onları da bu kampanyaya dahil etmek için çalışacak. Toplantıya katılan bazı aydın ve kurum temsilcileri kampanyaya ilişkin gazetemize konuştu.

Tüm kesimler dahil edilmeli Ahmet Kahraman (Gazeteci-Yazar):

Bu kampanyayı çok değerli ve anlamlı bulduğumu belirtmek istiyorum. Bütün Kürdistani örgütlerin ortak talepler konusunda bir araya gelmesi gerçekten heyecan verici bir şey. Talepler sadece Kuzey Kürtlerinin talepleri olarak algılanmamalıdır. Dört ülkede yaşayan halkımızın acıları aynı olduğu kadar, sevinçleri niye aynı olmasın. Hamburg’da faaliyet yürüten Güney Kürdistanlı şahsiyet ve kurumlar da bu kampanyaya dahil edilebilir. Bir dilin ileriki kuşaklara taşınabilmesi için her şeyden önce eğitim dili olması gerekmektedir. Kullanılmayan ve eğitim müfredatına dahil edilmeyen dil yok olmakla karşı karşıyadır. Dilimiz şu anda kültürel bir soykırımla karşı karşıyadır. Sadece dilimiz değil, elbiselerimiz, yemeklerimiz, kültürel yaşamımıza ait bir çok materyal yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır. Ne yazık ki, bu yok oluşa herkes seyirci kalmaktadır. Kürt dilinin yok oluşu nesli tükenmekte olan bir hayvanın haberi kadar önem taşımamaktadır. Dilin geliştirilmesi ve günlük yaşamda daha çok kullanılması için YEK-KOM Kürtçe dil öğretmenleri yetiştirmek için açacağı kurslarla sertifikalı öğretmen yetiştirilebilir.

İnformasyon ağı oluşturulmalı Hasan Özkan (Mali Müşavir):

Kampanyanın daha sağlıklı ve verimli bir sonuca ulaşması için mutlaka bir informasyon ağı oluşturulmalıdır. Kürtlerin öne sürdüğü talepler ve kampanyanın içeriğine dair bilgi ve açıklamaların görsel ve işitsel medyada mutlaka iyi işlenmesi gerekiyor. Tabii ki, bu sadece Kürtlerin medyasıyla sınırlı kalmamalıdır. Demokrat, sosyalist çevrelerin basınının yanı sıra; Alman basını da buna dahil edilebilinir. Bunun yanı sıra sivil toplum kuruluşlarıyla mutlaka ilişkiye geçmek gerekir. Alman aydınları başta olmak üzere bir çok duyarlı kesimi de bu kampanyaya dahil etmek gerekiyor. Kampanyanın daha güçlü ses getirmesi için tüm kampanya bileşenlerinin katılacağı demokratik bir eylem Berlin’de düzenlenebilinir. “Asimilasyon bir insanlık suçudur” diyen Türk Başbakanı Erdoğan, bu insanlık suçunu her gün işlemesine rağmen kimse bunu görmüyor. Tüm bu insanlık suçlarını deşifre etmek için bu kampanyanın iyi bir vesile olacağını düşünüyorum.

Kadınlar ve gençler için aktif rol Nebi Kesen (Ekonomist):

15 Ekim’de Berlin’de yapılacak olan toplantıya büyük bir ciddiyet ve sorumluluk duygusuyla yaklaşmamız lazım. Gerek iç gerekse dış basını daha duyarlı kılmak için kampanyanın içeriği hakkında bir basın açıklaması yapılabilinir. Öne sürülen talepler gayet insanı ve hukuki olarak hiçbir engel teşkil etmeyen taleplerdir. Kampanyanın güncellenmesi ve haklı taleplerimizi geniş kesimlere duyurmak için mutlaka bu kampanyanın içeriği zenginleştirilmelidir. Panel, söyleşi, seminer, dia, konser ve benzeri etkinlikler düzenlenerek kamuoyunun dikkatini bu kampanyaya çevirebiliriz. Kampanyanın dili Almanca ve Kürtçe olmalıdır. Bu kampanyanın asıl yürütücüleri gençler olması gerekirken, gençlerin bugün aramızda olmamasını büyük bir eksiklik olarak görüyorum. Kadınlar, ha keza. Gençliğin ve kadının olmadığı bir kampanya ne kadar ilgi çeker ki? Yapacağımız görev bölümüyle toplumun tüm katmanlarına ulaşıp, herkesi bu kampanyaya dahil etmenin yolarını bulmalıyız.”

Örgütlenme ve diyalog güçlenmeli Abidin Ertaş(ATİF Temsilcisi):

Kampanyanın başlangıcından beri bu işin içindeyiz. YEK-KOM’un sunduğu talepler hepimizin ortak talepleridir. Kampanyanın Hamburg ayağının güçlendirilmesi için biz de üstümüze düşeni yapmaya hazırız. Bu işin öncülüğünü yapacak olan örgütlü insanlardır. Kürt kimliğinin tanınması için başlatılmış olan kampanyanın daha geniş kitlelere tanıtılması için sivil toplum kuruluşlarıyla direkt ilişkilenmek gerekiyor. Bu diyalogun sadece bir kampanya süreciyle sınırlı kalmaması gerekiyor. Çünkü bu kampanyanın başarısı aynı zamanda yeni kampanyalarında başlamasına vesile olabilir. Yerelin gücünü hiçbir zaman azımsamamak gerekiyor. Yapılacak olan seminer, panel, konser ve benzeri etkinliklerle kampanyanın amacı geniş kitlelere duyurabilinir. Hamburg’ta resmi anlamda faaliyet yürüten tüm kurum ve kuruluşların yanı sıra tanınmış şahsiyetler de verecekleri imzalarla bu sürece müdahil olduklarını belirtmelidirler. ATİF olarak başından beri bu kampanyanın destekçisi olduk ve olmaya devam edeceğiz. Üzerimize ne görev düşerse düşsün yapmaya hazırız.

Büyük hamlenin başlangıcı olmalı Ali Köylüce (FEDA Başkanı):
15 Ekim’de Berlin’de yapılacak olan ‘’Kürt Kimliği Resmi Olarak Tanınsın’’ kampanyasına her kesimden insanların katılımı önemlidir. Toplantının sınırlı sayıda insanla tutulmasını doğru bulmuyorum. Bence o gün herkes gerek parlamentonun içinde, gerekse dışında yerini almalıdır. Öne sürülen talepler ulusal talepler olduğu için her katmandan insanlara ulaşmalı. Herkesi bu sürece dahil etmek gerekiyor. Bu tür talepler bir ulusun haklı talepleri olduğu için Federal Parlamento’da kabul göreceğine inanıyorum. Bu kampanya aynı zamanda büyük bir hamlenin başlangıcı için de bir start olabilir. Kürtlerin benim partim, benim örgütüm demesinden ziyade benim halkım demesi; ulusal bir algının oluşmasına neden olmuştur. Biz Kürtler de diğer ulusların yararlandığı haklardan yararlanmak istiyoruz. Bundan daha insani ne olabilir ki? Bu işin hamallığını yapan YEK-KOM’un işini hafifletmek için hepimiz elimizi bu taşın altına koyalım.”

M. ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG