Kürtler, yeryüzünün kimliksiz sürgünleridir, çağımızda. Son sürgün halk.
Çünkü kökleri, kökeni, soyu, yani mensubiyetiyle kendisi olarak yaşamak istediği için, ıkçı rejimin şeri, düşmanca muameleden kurtuluşu, ülkesini terk etmekte arayan başka halk kalmadı, yeryüzünde.
Kuzeyden, güney kutbuna kadar, dünyanın neresine giderseniz gidin, ülkesinden kopmuş Kürde, Kürtlere rastlarsınız.
Kendilerini misafir hissediyorlar, ama savruldukları yerlerde de kendileri değildirler. Kuzey Afrika çöllerinin gezgin halkı Tuarekler de, çölün başı dik, hür efendileridir, artık. Ama 45 milyona varan nüfusuyla yeryüzü cezalısı gibi, inadına İranlı (Acem, Pers), Arap ya da Türk’tür.
Onlar, çalışma hayatına katılarak, kendi işlerini kurarak değer yaratıyor, ortak sevdaları, kurtarılmış ülkelerine dönüş ve orada hür yaşama…
Bulundukları yerde, geçici süreliğine misafirdir, onlar. Misafir ama, bir yandan da kimlik mücadelesi veriyor, kendi adaylarıyla kamusal seçimlere giriyor, yerel ya da genel parlamentolara temsilci gönderiyorlar.
Kürtlerin, Avrupa’da kendi kimlikleriyle varlık göstermesi, bazılarını aklını başından alacak derecede rahatsız ediyor, tabii ki…
Kabul etmek gerekiyor ki Kürtler, yeryüzünde en çok (düşman demiyorum) karşıtı olan halklarından başlıcasıdır. Çünkü, TC nezdinde onlar düşmandır. Onunsa silah ve teknoloji alımları konusunda milyarlarca dolarlık ihaleler, iyi bir tüketim pazarı ile kurduğu dostluklar vardır. Alış-veriş dünyasında TC, kalabalık ordusuyla NATO’nun emrindedir. İstenilen yere, istenilen miktarda asker göndermek için emre amade…
Libya’da, Mısır ve en son Suriye’de üstlendiği “ileri karakol” görevi de boşuna değildir. Kredisini artırmak, daha çok göze girmek içindir.
Göze girdikçe de, Kürtlere karşı savaşında maddi ve manevi desteklerini yanına çekmektedir. Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin, Amerika ve NATO’nun öncülüğüyle Avrupa’da “terör” listesine alındığını unutmamak gerekiyor.
Türk devleti, onları karalayıp, dünyaya suçlu göstermek için neler vermiyor, ne harcamalar yapmıyor ki…
Bütün karşı çabalara rağmen Kürtler, Avrupa’da geniş katılımlı kitlesel gösteriler düzenleme gücüne sahip, tek topluluktur. Her yıl Eylül ayı başlarında, Almanya’da yüzbinlerin katılımıyla gerçekleşen “festival” ise geleneksel kültür ve eğlence gösterilerinden biridir.
Festival’in düzenleneceği şehir, Kürt kurumlarının temsilcileri ve Alman yetkililerin görüşmesiyle tesbit ediliyordu. Kürtlerin, şehir seçimindeki tercihi ulaşım kolaylığı, Alman makamların düşündüğü ise yoğunlaşan insan trafiği ile eğlencenin ekonomiye katkısıydı ve genelde Kürtlerin ricasıyla, taraflar orta eyalette bir şehirde uzlaşıyordu.
Bugüne kadar yapılan festivallerin hiç birinde ciddi bir olay yaşanmadı. Polisin varlığı da hissedilmedi. Hissedilmesine de gerek yoktu.
Alman makamlar, şenliğin bu yıl, Mannheim şehrinde düzenlenmesine karar vermişlerdi. Cumartesi günü yapılan festival daha başlamadan bir olağanüstülük seziliyordu. Kavşaklarda polis kalabalığı, havada helikopter…
Polis, 12 yaşlarındaki bir çocuğun taşıdığı flamaya el koymak isteyince de gerginlik karşılıklı sürtüşme ve itişmeye varıyordu.
Ve tabii, dumanlı havayı sevenler için hücum vaktiydi. Alman medyasının bir kısmı 1990’larda yaşanan talihsizliği hatırlatarak “yine Kürtler” Türk medyası ise ayağına gelen pasla değerlendirerek “PKK” diyordu.
Yazık. Kürtler, hak etmedikleri bir karalamaya konu oldular.
Bu konuda kimsenin Almanları, hatta Türk medyasını suçlamaya hakkı yoktur. Kürtlerin, en başta eleştirel okları kendi içine yöneltmesi gerekir.
Yazılıp söylenenler bir yana, Kürtler, sebebi ne olursa olsun misafir bulundukları yerlerde, duyarlı olmak ve toplumsal olaylara karışmamak zorundadırlar.
Örgütlü ve bilinçli bir halk olan Kürtler, haklı da olsa, itiş-kakıştan uzak durmalıydılar.
Düşmanları zaten, kötü imaj çizmek için elinden geleni yapıyor.
***
IŞIK ÖLMÜŞ
Işık (Yurtçu) ölmüş. Arkamı döndüğüm dostumdu.
Bir zamanlar, en ağır cezalı mahpus olarak gazete manşetlerindeydi.
Ölümü, orta sayfalarında tek sütunluk haber bile olmadı.
Boş yere, “Vefa İstanbul’da bir semtin adıdır” dememişti. Söylemine rağmen vefa bekledi. Görmeyince dünyaya küstü.
Güle güle dostum…
Kürtler misafirdir