İskandinavya’nın en refah ülkelerinden Norveç, Avrupa ortalamasının üstündeki yaşam standartı ve ekonomik gelişmişliğinin yanısıra Nobel Ödülleri ve bir çok barış müzakeresine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Özellikle başket Oslo, senelerdir önemli bir çok müzakereye ev sahipliği yaptı. Türk devleti ile PKK’nin de yaklaşık iki yıl önce Oslo’da gizli görüşmeler yaptığı ortaya çıkmıştı. Oslo görüşmeleri nedeniyle son aylarda Norveç, Kürt kamuoyunun gündemine girdi. Norveç’te Eylül ayında Kürtleri de yakından ilgilendiren genel seçimler yapılacak. Yaklaşık 30 bin Kürdistanlı’nın yaşadığı ülkede “Kürtler hangi partilere oy veriyor, Norveç siyasetinde ne kadar aktifler” sorularına Yeni Özgür Politika gazetesi olarak okurlarımız için yanıt aradık ve iktidar ile muhalefet partilerinde yer alan Kürt siyasetçilerle görüştük.


Seher Aydar genç bir siyasetçi

Norveç’in genç siyasetçilerinden Seher Aydar, Kızıl Parti Gençlik Kolları Başkanı. Konya Kürtleri’nden olan Aydar, yaklaşık 10 yıl önce ailesiyle birlikte Norveç’e göç etmiş. Ailesinden kaynaklı Kürt kimliğiyle aşinalığı olsa da Kızıl Parti’de aktif olmaya başlatıktan sonra Kürt kimliğinin gerçekleriyle yüzleştiğini söylüyor. “Belki de siyasetin içinde aktif olduktan sonra daha iyi gözlemlemeye başladım. Aslında Türkiye’de asimile olduğumuzu farketmeden yaşadığımı anladım” diyor.

Anadil hakkı Norveç’i bölmedi

“Neden Kürt siyasetinde değil de Norveç siyasetindesiniz?” sorusunu şöyle yanıtlıyor Aydar: “Norveç’te yaşadığım için Norveç siyasetine girmeyi tercih ettim ancak ‘Kürt kimliğimle’ bu ülke siyasetindeyim. Kürdistan’da yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyorum. BDP’yi başarılı buluyorum. Kürtler AKP’ye oy vermemeli. Konya’daki tanıdıklarıma ‘sakın AKP’ye oy vermeyin’ diye hep tembihliyorum. Burada Norveç’te Sami halkının Kürtlere çok benzer bir durumu var. Ülkenin kuzeyinde yaşıyorlar. Kendi meclisleri, bayrakları var. Kendi dillerinde eğitim ve yayın hakları var ama Norveç bölünmedi.
Türkiye toplumu bölünme korkusundan kurtulmalı. Mensubu olduğum Kızıl Parti de Kürtlerin demokrasinin bir gereği olan temel hak ve özgürlüklerini elde etmesini destekliyor. Roboskî Katliamı olduktan sonra Norveç Başbakanı‘nın (Jens Stoltenberg), siyasi ve ticari görüşmeler amacıyla Türkiye ziyaretinden önce, Kızıl Parti olarak bir açıklama yaptık. ‘Norveç bu katliamı görmezden gelmemeli, Türkiye’yi gerekenleri yapması konusunda uyarmalı’ dedik. Yine Kızıl Parti olarak Türkiye ve Kürdistan cezaevlerindeki son açlık grevleri eylemlerinden Norveç Dışişleri Bakanlığı‘na sessiz kalmaması gerektiği konusunda mektup yazdık.

Öcalan’a özgürlük istiyor

Türkiye ile Öcalan arasındaki son görüşmeleri olumlu ve sevindirici bulduğunu söyleyen Aydar, Öcalan’ın zindanda olmasının bir halkın zindanda olması anlamına geldiğini, Öcalan’a parti olarak özgürlük istediklerini dile getiriyor.

Kürtler nasıl ortaklaşabilir?

Seher Aydar, Kızıl Parti’nin Kürtler arasında birinci parti olduğunu, yaklaşan seçimlerde Kürt oylarının tümünü almayı hedeflediklerini söylüyor. Kızıl Parti 20 Ocak’ta “Norveç’teki siyasi partilerde aktif görev alan Kürtler nasıl ortak hareket edebilir” konulu bir konferans düzenledi. Sözkonusu konferansa siyasetin içinde aktif olan Kürtlerin yanısıra diğer göçmen gruplar ve Norveçli politikacılar da davet edildi. Konferansta “Norveç’te yaşayan Kürtler nasıl ortak edebilir?”, “Norveç siyasetinde nasıl daha aktif olunabilir?” ve “diğer partilerle nasıl ortak hareket edilebilir? sorularına cevap arandı.

Roja Darian İşçi Partisi’nde

Kürt siyasetçilerden biri de İşçi Partisi-Arbeiderpartiet Diplomasi Komisyonu Kürdistan Grubu Başkanı Roja Darian.
Roja Darian, Doğu Kürdistan’ın Piranşahr kentinden yaklaşık 12 yıl önce ailesiyle birlikte Norveç’e göç ediyor. İki amcası İran PDK’sinde mücadele ederken yaşamını yitirmiş. Siyasetle içiçe olan bir ailede yetiştiği için hem Kürdistan siyasetine hem de dünya siyasetine hep ilgi duymuş. Norveç’e yerleştikten sonra da İşçi Partisi’nin politikalarını özellikle de partinin Kürtlere ve Kürtçe’ye yaklaşımından bu partiye ilgi duymaya başlıyor. Roja Darian, “İran’da Kürtçe kabul edilmezken Norveç’te Kürtçe eğitim alma hakkım vardı” diyor.

Yanlış algıyı değiştirdiler

Darian, Norveçli partilerin Kürtler konusunda yanlış bilgilendirildiklerini ancak partilerdeki Kürtlerin bu algıyı değiştirdiklerini söyleyerek “örneğin biz İşçi Partisi’nin Kürdistan Komisyonu Grubu olarak BDP ile İşçi Partisi arasında görüşmeler organize ediyoruz. 3 ay önce Gültan Kışanak’ı Oslo’ya davet ettik, birçok Kürt aydının ve İşçi Partili kadın milletvekillerinin de katıldığı Oslo merkezli bir kadın konferansı düzenledik. Kışanak bu konferansta Roboski Katliamı’nı, cezaevelerindeki açlık grevlerini, Kürt kadınların politik mücadelesini anlattı ve Kürtlerin taleplerini dile getirdi. Kürdistan Grubu’nu yeni kurduk. İleriki dönemler için daha sık BDP-İşçi Partisi görüşmeleri organize edeceğiz. 1 ay sonra İşçi Partisi’nin Oslo il başkanı ile Oslo’daki Kürdistani parti temsilcileri arasında bir görüşme ayarladık. Bu sayede Kürtler iktditar partisine taleplerini direkt iletme fırsatı bulacak” dedi.

Darian, BDP’yi başarılı buluyor

Kürdistan’daki gelişmeleri, dört parçaya zaman zaman yaptığı ziyaretlerle, Norveç’e gelen Kürt siyasetçilerden ve basından takip ettiğini söyleyen Darian, BDP’yi başarılı bulduğunu, BDP milletvekillerinin halkla iç içe olduğunu, halkla birlikte gaz yediğini, coplandığını dile getirdi.

İmralı görüşmeleri sevindirici

Darian son İmralı görüşmelerini de şöyle yorumladı: “Öcalan’la görüşmeleri sevindirici buluyorum. Türkiye Öcalan gerçekliğini kabul etmeli. Kürt halkı İmralı Adası’nı adres gösterdi. Öcalan, Kürt halkı ile Türkiye yönetimi arasında bir köprüdür. Dialogun anahtarıdır.”

Herkes mutlaka oy kullanmalı

Darian,  genel seçimlerin yaklaştığına dikkat çekerek, Kürtlerin ruhunda sosyal demokrat bir ruh olduğunu olduğu için sosyal demokrat bir parti olan İşçi Partisi’ne oy vereceklerini düşündüğünü, Kürtlerin kendilerine yakın gördükleri sol partilere oy kullanmaları gerektiğini ama mutlaka oy kullanmaları gerektiğini belirtti. Darian, “taleplerimizi yerine getirmede oy bir araçtır” diyor. Şuan iktidardaki İşçi Partisi’nin oylarının düştüğü söylentilerinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Darian, bundan önceki seçimlerde de aynı söylentilerin olduğunu ama İşçi Partisi’nin seçimlerden birinci parti çıktığını bu seçimlerde de birinci parti olacağını savundu.

Şans eseri kurtuldu

Roja Darian, 2011 yazında Anders Behring Breivik’in İşçi Partisi’nin gençlik kampına düzenlediği saldırıda ikisi Kürt 69 arkadaşını kaybetmişti. Saldırı olduğunda Kanada’da olan Darian, şayet Norveç’te olsaydı kampta olacaktı ve belki de bugün yaşamıyor olacaktı.

Irkçılığın tehlikesi fark edildi

 “Saldırıdan sonra İşçi Partisi’nde neler değişti?” sorusuna “Saldırıyı duyduğumda şoka girdim, inanamadım. Arkadaşlarıma ulaşmaya çalıştım ama kimseden cevap alamıyordum. Sonra benim de çoğunu yakından tanıdığım ikisi Kürt 69 gençlik kolları üyemiz  ve 8 sivil vatandaş yaşamını yitirdi. Saldırgan amacına ulaşamadı. Parti içinde kenetlenme daha da arttı. Norveç toplumu ırkçılığın ne kadar tehlikeli birşey olduğunu gördü” şeklinde cevap verdi.

Allawaysi, Sosyalist Sol Parti’de

Karim Allawaysi de Sosyalist Sol Parti (SV) Skedsmo İl Parti Yönetimi Üyesi ve Parti’nin Göçmenler Politikası Komisyonu’nda çalışıyor. Yaklaşık 20 yıl önce Doğu Kürdistan’ın Mahabad’tan Norveç’e göç etmek zorunda kalan Karim Allawaysi, yıllardır Sosyalist Sol Parti içindeki aktif siyaset yapıyor. Diğer Kürt siyasetçiler gibi Kürdistanlıların sesini Norveç siyasetinde daha çok yükseltmek için siyaset yapmayı tercih ettiğini anlatıyor. Kendisiyle partisinin Kürt politikasını, Kürdistan’ı ve Kuzey Kürdistan’da son günlerdeki gelişmeleri konuştuk.

Eskiden ‘Kürt partisi’ deniyordu

Sosyalist Sol Parti’ye girmeden önce tüm partilerin tüzüklerini araştıyor Allawaysi. Özellikle de Kürt ve Kürdistan konusunda hassas olan bir parti seçmek istiyor. “Norveç partileri içinde Kürtler’den bahseden ilk partidir” diyor SV için. Hatta bir dönem Kürt partisi olarak anıldığını söylüyor.

3 kez Kürt konferansı yaptı

2008, 2010, 2011 yıllarında Kürt konferansları düzenleyen parti, 2012 yılında “Kürt Soykırımı“ yasa önerisini Norveç Parlamentosu’na sundu ve parlamentoda tartışmaya açtı. Tarih boyunca Kürtlere uygulanan katliamlar delil olarak gösterildi. Parlamentoda önergeye cevap veren Norveç Dışişleri Bakanı, “Kürtlere uygulanan politikaları yakından takip ediyoruz. Bu anlamda hem ülke içinde hem de uluslararası arenada elimizden geleni yapacağız” dedi. Ancak halen Norveç Parlamentosu’nda bu önerge kabul edilmiş değil.

Öcalan’ın çözümdeki rolü görüldü

Kürdistan’daki gelişmeleri yakından izleyen Karim Allawaysi, Kuzey Kürdistan’da yaşayan Kürtlerin mücadelesiyle gurur duyduğunu ve BDP’nin siyasetini başarılı bulduğunu söylüyor. Son İmralı görüşmeleri için ise “Öcalan’ın Kürt siyasetinde önemli bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Son açlık grevlerinde yüzlerce insan Öcalan’ın bir talimatıyla eylemlerine son verdi. Öcalan hem Kürt kamuoyunda hem de dünya kamuoyuna sorunun çözümünde rolünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Kürt halkının bir lideri olarak özgür olması beni mutlu eder” diyor.

Paris’te barışa saldırıldı

Paris’te yapılan saldırıyla barışın önüne geçilmeye çalışıldığını düşünen Kürt siyasetçi bu saldırıyı nefretle kınadığını da dile getirdi.
SV’nin sadece seçimlere yakın değil, her dönemde Kürtlerin yanında olduğunu, Kürtlerin sıkıntılarını dile getirdiğini, Kürdistan’a heyetler göndererek araştırmalar yaptırdığını söyleyen Allawaysi, önümüzdeki seçimlerde Kürtlerin büyük çoğunluğunun SV’ye oy vereceğini düşündüğünü söylüyor. Allawaysi, “ben bir Kürt yurtseveriyim. Kürdistan’ın dört parçası için mücadele ediyorum” dedi. 


BARAN ADIYAMAN/OSLO




Koalisyon kurulabilir
Genel seçimlere aylar kala yapılan anketlere göre; şuan iktidarda olan İşçi Partisi geçen yıllara oranla oy kaybediyor, sağ partiler yükselişte. Bazı kesimler hükümetin, seçimler öncesi vaadettiklerini yerine getirmediğinden şikayetçi. Hükümet, sendikaların karşı olduğu bazı adımlar atarak ülkede güçlü olan sivil toplum kuruluşlarının tepkisi çekti. Göçmenlere yönelik uyguladığı politikalar İşçi Partisi’nin yabancılardan aldığı desteğin diğer sol partilere dağılmasına yolaçıyor. Her ne kadar iktidardaki İşçi Partisi oy kaybetse de diğer sol partilerle koalisyon yaparak önümüzdeki dönemde de ülkeyi bir yöneteceği ihtimali ağır basıyor.

Kim ne kadar oy alacak?

Bu ay içinde yapılan son anketlere göre; şu an seçim yapılsa  koalisyon hükümetini oluşturan İşçi Partisi (AP) yüzde 28, Sosyalist Sol Parti (SV) yüzde 4 ve Merkez Parti (SP) yüzde 5,1 oy oranında alıyor. Sonuçlara göre koalisyon hükümetini oluşturan ç partiden SV ve AP, 2009’daki seçimlere göre düşüş yaşarken SP ise oy oranını arttırıyor. Ankete göre sağ parti Høyre’nin oy oranı ise yüzde 32. Bir önceki seçime göre oy oranını yüzde 15’lik bir puanla arttıran partinin gelecek seçimlerde birinci parti çıkması bekleniyor.
77 genci katleden Breivik’in de bir dönem gençlik kollarında görev altığı İlerleme Partisi (FRP) seçmenlerin yüzde 11’inde destek alıyor. Kürtlerin en çok oy verdiği Rødt Partisi’nin (Kızıl Parti) ise yüzde 1,3 oranında oy alması bekleniyor. Bu sonuç partinin geçen seçimlere göre oy oranını yükselttiğini gösteriyor.