
MURAT MANG/KÖLN
Almanya’nın Köln kentinde gerçekleştirilen 25.Kürt Kültür Festivali’nde bir araya gelen Kürdistanlılar, Öcalan’a özgürlük istedi; Türk devletinin tecrit, Almanya’nın Kürt sembollerine yönelik yasakçı uygulamalarına da tepki gösterdi.
“Başkan Abdullah Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü ve Ortadoğu’ya barış” sloganıyla gerçekleştirilen festival, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden on binlerce Kürdistanlıyı bir araya getirdi. Festivalde öne çıkan taleplerin başında Öcalan’a özgürlük vardı. Sahnede Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posteri yer alırken, Kürdistanlılar taşıdıkları Öcalan flamaları ve dillerinden düşürmedikleri “Öcalan’a özgürlük” sloganıyla, Türk devletinin ağırlaştırılmış tecrit uygulamasına tepki gösterdi. Almanya’daki PKK ve Kürt sembollere yönelik yasak politikası da festival alanında protesto edildi. Festivalde üzerinde “Weg mit dem PKK-Verbot/PKK yasağı kaldırılsın” yazılı dev bir PKK bayrağı açılması da dikkat çekti.
Almanya Türkiye ilişkilerinin de tepki topladığı festivalde, katılımcılar “Bayrakların yasaklanmasını bırakın festivalde yemek ve su dağıtılmasını bile yasakladılar. Anlaşılır değil!” diyerek tepkilerini dile getirdi. Festivale katılan Kürdistanlılar, Öcalan’a yönelik tecrit ve Kürt sembollerine yönelik yasağa ilişkin gazetemize şöyle konuştu:
‘Özellikle kadınlar sahip çıkmalı’
Bahar Ayaz (Herford): Serok Apo özgür olmalıdır. Kadın özgürlük mücadelesi, hak ve adalet mücadelesi yürütüyor. Sadece Kürtler için değil herkes için mücadele ediyor. Önderliğimize yapılan tecridi kınıyorum. Önderliğimiz aramızda olmalı. Özellikle kadınlar Önderliğine sahip çıkmalı. Bana sahip çıkan bir insana ömürboyu minnettar olmalıyım. Canımız ve kanımızla onunlayız. Bir gün mutlaka özgür olacak.
‘Özgürlüğü bizim özgürlüğümüz’
Fuaz Ehmed (Bad Salzuflen): Öcalan sadece biz Kürtlerin değil tüm dünya insanlığının önderidir. İşgalci faşist bir devletin Önderliğimizi dört duvar arasına koyarak tecrit uygulamasını kabul etmiyoruz. Önderliğimizin özgür olmasını istiyoruz. Eğer o özgür olursa hepimiz özgür olacağız.
‘Yasaklı bir halk olmak istemiyoruz’
Dilyar Afrin: Bayraklarımızın yasaklanması devletlerin kendi aralarındaki kirli ilişkinin sonucudur. Almanya Türk devletini karşısına almak istemiyor. Biz terörist değiliz. Biz; vatanımız, dilimiz, kültürümüz, namus ve şerefimiz için mücadele ediyoruz. Bu nedenle yasaklı bir halk olmak istemiyoruz. Yasakların bir an önce kaldırılmasını istiyoruz.
Suyu bile yasakladılar!
Mehmet Aydaş (Belçika): Önderimizin verdiği mücadele insanlık davasıdır. Bir örnek vereyim; Abdullah Kumral PKK’nin kuruluş kadroları arasında yer alan birisiydi. Filistin halkının özgürlüğü için şehit oldu. PKK’nin davası sadece Kürtlük davası değil bütün insanların özgürlüğünün davasıdır. Önder Apo’ya uygulanan tecrit insanlıkdışıdır. ‘Terörist’ dediğiniz kişinin arkasında milyonlar ifade edilen bir halk var. Durumunu neden Kürt halkından gizliyorsunuz? Alman devleti, Türkiye ile birlikte hareket ediyor. Bayrakların yasaklanmasını bırakın festivalde yemek ve su dağıtılmasını bile yasakladılar. Anlaşılır değil!
‘Bayraklarımızı dalgalandıracağız’
Engin Yurtsever (Marsilya): Almanya’nın bayrakları kabul edilemez, demokratik ilkelere sığmaz, insan haklarına aykırı. Doğru bulmuyoruz. Kürtler özgürlükleri için mücadele ediyor. Bunu bütün dünya görüyor. Barbarlığa, emperyalist güçlere karşı, Türkiye, Irak, Suriye ve İran faşizmine karşı yıllardır mücadele ediyorlar. Almanya’nın bayrakları yasaklaması kendi ayıbıdır. Bu yasaklara göre hareket etmeyeceğiz. Kendi bayraklarımıza her şart altında sahip çıkarak, her yerde dalgalandıracağız.
‘Savaşı bitirecek Öcalan’dır’
Şair Loqman Hekim (Bielefeld): Önderliğimizin özgürlüğü hem Kürdistan hem de dünya için çok önemlidir. Özgür kaldığı zaman barış da olacak, savaş duracaktır. Türk devleti, korktuğu için Serok Apo ile görüşülmesini istemiyor. ‘Axx Kurdistan axx Kurdistan, xwezgînîyê wî Egit Zilan, ger tu ji min neke bawer, waye wê dixwaze Öcalan waye wê dixwaze Öcalan…’
‘Bayraklarımız yasaklanmamalı’
Emre Bingöl (Paris): Avrupa ülkelerinin özellikle Alman devletinin bayraklarımızı yasaklaması için bir engel yok ki! Sonuç da çok iyi biliyorlar ki o bayraklar bizim bayraklarımızdır. Bayrakların yasaklanmasına karşıyım.
‘Türkiye yandaşı, Kürt karşıtı’
Kadir Akdemir (Paris): Avrupa dediğinizde tabii ki başı Almanya çekiyor. Özgürlük, bağımsızlık ve eşitliğin Avrupa ülkelerinde çok bulunduğu söyleniyor. Avrupa’da nerden baksanız 2-3 milyon Kürt yaşıyor. Kürtleri yok sayarak onları temsil eden bayraklar yasaklanıyorsa demek ki bu işte bir iş var. Demek ki bize karşılar. Benim aklıma başka bir şey gelmiyor. Ya Türkiye yandaşısın ya da bizim karşımızdasın, bu nedenle yasaklamaları hiç doğru değil.
‘Canımızla Serok Apo’yla beraberiz’
Selma Donma (Stadhagen): Önderliğimizin özgürlüğü bizim için çok önemli. Yaklaşık 20 yıldır rehin tutuluyor. Son iki yıldır durumundan haberdar değiliz. Kürt kadını Önderlikle birlikte var oldu. Ben Êzîdî bir Kürt kadınıyım. Bizi eskiden kimse tanımazdı. Çok acılar çektik. Önderliğin sayesinde tanındık. YPG ve YPJ’nin sayesinde de Şengal kurtuldu. Biz ruhumuzla canımızla Serok Apo ile beraberiz. Onun özgürlüğünü istiyoruz.
Kürt’e Almanya’da da hukuk yok!
Mihemmed Abdullah Mihemmed (Pforzheim): Bizim Suriye’de hukukumuz yoktu. Zaxo’ya gittik yoktu. Türkiye’ye gittik orada da yoktu. Avrupa’ya, Almanya’ya geldik burada da hukukumuz yok. Almanya’da dilimiz yasak, bayraklarımız yasak, Önderliğimizin posteri yasak. Yemeği, içmeyi de yasakladılar. Olmaz böyle bir şey. Yani ne yapalım? Ölelim mi yaşayalım mı? Bilmiyorum. Kürt kimliğimiz tüm devletlerde yasaklanmış. Temennim, bu yasaklar bir an önce kalkar. Dört parça Kürdistan ve Serok Apo’ya selamlar. Avrupa’daki tüm Kürt derneklerine selamlar, bize çok iyilikleri oluyor. Ailemizi aratmıyorlar.
Kürtler haklarına kavuşmalı
Hesen El Mistefa (Pforzheim): Ben Arap’ım. Ümit ediyorum ki Kürtler haklarına kavuşur. Arkadaşım Kürttür. Milyonlarca Kürdün devletsiz olması beni üzüyor.
‘Bu kadar zulüm olmaz’
Hizni Bulut: Tecrit adaletsizliktir. Yıllardır hapistedir. Kimseyi yanına bırakmıyorlar. Ailesi, avukatları kimse gidemiyor. Bu kadar zulüm olmaz. Çok üzülüyorum, kınıyorum. Şu an durum tıpkı şuna benziyor; Nasıl ki bir taşı denize atarsın derine gider hiçbir ses gelmez. Nereye gittiği bilinmez. İşte tıpkı onun gibi ne durumda olduğu bilinmiyor. İnşallah yakın zamanda haberdar oluruz. Özgürlüğüne kavuşur.
‘Beklentimiz özgür olması’
Behçet Erdal: Serok Apo üzerinde yaklaşık 20 yıldır süren bir tecrit var. Bunu kabul etmiyorum. Kınıyorum. Beklentimiz en yakın zamanda Önderliğimizin özgür olmasıdır. Önderliğimizin özgürlüğü tüm halkımızın hatta Ortadoğu halklarının özgürlüğü demektir.
‘Tüm Kürtler ayağa kalkmalı’
Bedrettin Yalçın: Ben Önderliğe yönelik yapılan tecridi kınıyorum. Tüm Kürtler ve dostları başta olmak üzere herkes ayağa kalkmalı, tecriti protesto etmeli. Ne ailesi ne avukatları ne de yanında tutuklu bulunan diğer arkadaşları ile görüştürülmüyor. Kendisinden haberimiz yok. Başına ne geldi, bilmemiz gerekiyor.