
Antep'teki patlamayı kınayan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, bu olayın AKP'nin işine geldiğini söyledi.
Antep'te 10 kişinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin dün yazılı açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, saldırıyı kınadı; AKP Hükümeti'nin içine girdiği hesaplara dikkat çekti. "Ramazan Bayramı’'nın ikinci gününde Antep'te gerçekleşen saldırı olayı tüm toplumumuzu yasa boğmuştur. Derin üzüntü duyduğumuz bu olayda yaşamını yitiren insanlarımızın ailelerine, Antep halkına ve halklarımıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" diye başlayan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, HPG Anakarargah Komutanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamayı hatırlattı. Buna rağmen AKP devletinin, olayın gerçekleştiği ilk saatten itibaren Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni karalamaya başladığına dikkat çeken KCK, şunların altını çizdi: "Oysa bugün sonuç alma aşamasına gelmiş bulunan Kürdistan Özgürlük Hareketi, tüm Kürt halkını kazanmak isteyen ve önemli oranda Türkiye kamuoyunun desteğini de arkasına almayı hedefleyen bir çaba içerisindedir. Açık ki, böyle bir çaba içerisinde olan ve sonuç almaya kilitlenmiş bir hareketin böyle bir olayı planlaması mümkün değildir. Hareketimiz, özellikle sivil yerleşim alanları başta olmak üzere bayram günlerinde eylem yapılmaması yönünde tüm birimlere talimat vermiş ve 18 Ağustos günü yayınladığı bayram mesajında ise, “zorunlu olmadıkça bayram süresince çatışmalardan kaçınılacağını” kamuoyuna deklere etmiştir."
Bir savaş hükümeti olarak rol üstlenen AKP Hükümeti'nin, Kürt halkına yönelik düşmanca tutumunu bu olayı bahane edip ayyuka çıkararak Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşıt bir hamleye çevirmeye kalkıştığıra işaret eden KCK, "Kürt toplumunu sindirmek, ürkütmek için faşist saldırıların önünü açarak siyasi linç kampanyasına dönüştürmüştür" dedi.
AKP'ye can simidi
Göz göre göre 29 Aralık 2011'’de Türk savaş uçaklarının vurması sonucu çoğu çocuk Roboskîli 34 Kürt'ün hesabını hala vermeyen AKP Hükümeti'nin Antep’'teki provokatif olaya can simidi misali sarılıp savaş suçunu örtbas edemeyeceğini kaydeden KCK, kim tarafından yapılmış olursa olsun bu olayın sonuçlarının açıkça orta olduğunu vurguladı. KCK, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu olay, savaş yürütmekte olan AKP Hükümeti'nin işine yaramıştır. Halkımızın haklı talepleri karşısında zorlanan AKP Hükümeti, bu olaya dayanarak toplumsal desteği arkasına alıp şovenizmi körüklemek ve bir çıkış yapmak istemektedir. Açık ki, bu olaydan ülke içinde ve ülke dışında Türkiye'yi savaş sürecine sürükleyen AKP Hükümeti sorumludur."
Yeni ölümlere davetiye
Kürt halkına, siyasi temsilcilerine ve parti teşkilatlarına dönük organize edilen faşist saldırıları, AKP’'nin açıkça hedef gösteren düşmanca tutumunu kınayan KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, "Bu, toplumsal iç çatışmaya sebebiyet vermek ve yeni ölümlere davetiye çıkarmaktır. Hem en sert dili kullanıp şovenist duyguları harekete geçirmek hem de toplumu sağduyuya davet etmek bir ikiyüzlülüktür" dedi.
Kürtler hazırlıklı olsun
İçerde ve dışarıda savaş konseptini adım adım uygulayan AKP Hükümeti'nin, Kürdistan Özgürlük Hareketi'ni Suriye ve İran mihverinde göstererek uluslararası güçlerin hedefi; içerde ise Antep olayını kullanarak şoven-milliyetçi kesimlerin hedef haline getirmek istediğine dikkat çeken KCK, bu durum karşısında Kürt halkının hazırlıklı olmasını istedi: "Bu durum karşısında tüm Kürdistan halkı, bulunduğu bütün alanlarda örgütlenmesini güçlendirmeli ve öz savunmasını geliştirerek savunma tedbirlerini almalıdır. Halkımız her yerde gelişebilecek olan şoven-faşist saldırılara karşı örgütlü yapısıyla meşru müdafaa hakkını kullanmalı, hiçbir saldırı karşısında geri adım atmayarak haklı özgürlük mücadelesini daha da yükseltmelidir. Hiç kimse Kürt halkını şiddetle, faşist linç kampanyalarıyla korkutamaz, teslim alamaz, yurtsever halkımızı özgürlük davasından vazgeçiremez."
Devrimci harekat sürecek
KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, açıklamasını şöyle sonlandırdı: "Türk devletinin, Kürtleri statüsüz tutma politikasına, haksız, pervasız faşist saldırılarına karşı büyük bir fedakarlıkla gerilla güçlerimizin sürdürdüğü başta Zagros-Botan olmak üzere tüm Kürdistan'da sürdürülen devrimci harekatımız bundan sonra da yükselerek devam edecek, hiçbir provokatif olayın, haklı mücadelemize gölge düşürmesine asla müsaade edilmeyecektir. Tüm yurtsever halkımızı ve dostlarımızı, halkların kardeşliğinden yana olan bütün demokratik çevreleri; AKP'nin geliştirdiği katletme ve yaygın psikolojik savaş politikasına karşı demokratik çözüm ve barış mücadelesini daha güçlü yürütmeye çağırıyoruz.”"
ANF/BEHDİNAN
13 kişi gözaltında
Antep Valisi Erdal Ata, 10 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan patlama ile ilgileri olduğu iddiasıyla gözaltına alınanların sayısının 13'e çıktığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Organizatör sorguda" dedi. Gazetelerdeki haberlere göre, Gül, Urfa'nın Siverek İlçesi'nde görev yapan öğretmen M.H.'yi kastediyor.
M.H.'nin, bombalı aracın çekiciyle Antep'e gönderilmesinden sorumlu olduğu iddia ediliyor. Gazetelerdeki haberlere göre polis, olaydan hemen sonra aracı taşıyan çekici sürücüsü ve tamircileri sorgulayarak M.H.'ye ulaştı. Mersin’de gözaltına alınan M.H’nin, Siverek’te görev yaptığı ve aracın arızalanması üzerine PKK'nin talimatıyla bombalı aracı çekiciyle yola çıkaran isim olduğu idida edildi. Öğretmen M.H. ise ön sorgusunda, aracın tamiri için uğraştığını belirtti ancak, “Ben tatile gidecektim, yardıma ihtiyacı olan bu otomobili gördüm. Tanıdığım tamirciyi aradım. Onlara çekici de gönderdim. Sonra tatile gittim” dedi. Patlayıcı yüklü araçla Antep'e gelen kişinin de PKK'li olduğu ileri sürüldü. Antep Valisi Erdal Ata da "Olayın arkasında olanlar, talimatı verenler, organize edenler PKK üyeleri. Bunlar kesin" açıklamasını yaptı. Vali Ata, dün bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada, 20 Ağustos'ta Antep'te meydana gelen patlamayla ilgili 13 kişinin gözaltında olduğunu açıkladı. PKK-El Muhaberat ilişkisi de sorulan Ata, "Bu konuda bir şey söylememiz mümkün değil. Olabilir diye düşünüyoruz. Şu anda soruşturma safhasında, bunu destekleyecek herhangi bir bulgu yok" diye konuştu.
Ölü sayısı 10'a çıktı
Öten yandan Antep'te 20 Ağustos akşamı Karşıyaka Polis Karakolu yakınında bombalı aracın infilak etmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 10'a çıktı. Patlamada yaralanan ve tedavi için Adana'ya gönderilen 10 yaşındaki Fatma Erdem hastanede yaşamını yitirdi.
Demirtaş: İspatlamak zorundasınız
Cumhurbaşkanı Gül ile Antep Valisi Ata, Antep'teki bombalı saldırının sorumlusunun PKK olduğunu ileri sürdü. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise PKK'nin eylemi üstlenmediğini belirterek "Aksini söyleyen ispatlamak zorunda" dedi. Milletvekili Ertuğrul Kürkçü'ye göre de saldırı Suriye'deki çatışmayla ilgili.
Kürkçü: Suriye bağlantılı
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de bombalı saldırının Suriye'deki çatışma ile ilgili olduğunu düşündüğünü söyledi. Kürkçü yaptığı açıklamada, Antep'teki saldırının kim tarafından yapılırsa yapılsın "insanlığa karşı suç" olduğunu söyledi. Patlamanın Özgür Suriye Ordusu'na Türkiye'nin verdiği desteğe misillime olduğunu düşündüğünü söyleyen Kürkçü, şöyle devam etti: "Patlamayı bir tarafında Suriye, İran, Lübnan, Rusya'nın, öbür tarafında ABD, AB, Türkiye, Katar, Suudi Arabistan olan iki ayrı eksenin Suriye çatışması dolayısıyla Antep'te karşı karşıya gelişleri olarak görüyorum. Meseleyi PKK'nin saldırısı olarak görmüyorum. PKK'nin patlamayı üstlenmediğini hızla açıklamasını da bu olay setine müdahil olmak istememesi olarak görüyorum. 'PKK geçmişte böyle şeyler yapmıştır' diye, olağan şüpheliye yönelmek her olayda faili bulmayı sağlamaz. Olayın üzerinden geçen üçüncü günde, 'her şey aydınlandı' deniyor. Hiçbir şey aydınlanmadı. Elde sadece çekicinin şoförü var. Bir de bundan bir ay önce yakalanmış bir PKK'linin başka bir olaya yönelik itirafları var. Kolluk, olayı aydınlatan hiçbir şeyi ortaya çıkarmış değil."