Almanya Gündemi


Cizre’de yaşlı bir kadın devlet tarafından harap edilmiş evinin önünde ellerini havaya kaldırarak öfkeyle bağırıyor: "Biz sizin malınızı mı çaldık? Biz size ne yaptık.“ Sonra bir genç: "4-5 kilo bir et-kemik verdiler, bu babandır dediler“ diyor, yüzünde artık hüznün bile kalmadığı bir ifade ile. Bu diyaloglar, devletin Cizre’yi ne hale getirdiğini özetleyen, bugüne kadar sadece ama sadece muhalif basından izleyebildiğimiz, 12 dakikalık bir sinevizyondan alıntı. 

Bildiğiniz gibi Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız bir süredir, yanına aldığı bu sinevizyon ile başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın birçok şehrini gezerek startını verdiği "Kardeş Aile Projesi’’ kapsamında bilgilendirmeler yapıyor. Avrupa’da Heyva Sor a Kurdistanê, Kürdistan’da ise Rojava Derneği tarafından organize edilen projenin temel mantığı; devletin talan ettiği bu coğrafyanın yaralarını da ancak Kürdistanlıların sarabileceği gerçeği. Çünkü; devlet katl geleneğinin devamı olarak Kürdistan’da gerçekleştirdiği vahşetin ardından, insanlara bir de, zarar-ziyan sebebinin ‘terrör örgütü’ olduğunun beyan edilmesini isteyen bir belge imzalattırıyor. Zira yardım şartı bu. Cizre’deki vahşetlerin tanığı olan Sarıyıldız ise: "Halkımızı, bu vahşeti yapanlara dilendirmeyeceğiz“ diyor. Bu aslında Kürtlerin yaralarının nasıl sarılması gerektiğinin özet cümlesi. 

Kürdistan’da farklı yöntemlerle devreye sokulan savaş konsepti, özünde aynı amaca hizmet ediyor. 7 Haziran seçim sonuçları ile birlikte hızla işleme konan, depoda hazır vaziyette bekletilen ve güncelleştirilen ‘Türkleştirme ve İslamlaştırma’ paketi, devletin kabarık katliam hanesine her gün yeni bir liste ekliyor. Asıl amaç ise aşikâr; Kürdistan’ın birçok şehrini talan ederek, Kürtleri göçe zorlayarak bu bölgelerde etnik bir arındırma yapmak. Tabii planların maskesi: Kentsel dönüşüm. Nitekim ahlaksızca yürütülen talan sonrasında birçok yerleşim yeri için alel acele kamulaştırma kararı alınarak projelendiriliyor. Sur’un neredeyse tamamı bu tehlike altında (6 bin 300 parsel). Yine sanki Kürdistan’daki savaş konseptinden kopuk olarak lanse edilmeye çalışılan Terolar’da yapılmak istenen AFAD mülteci kampı dolayısıyla el konulan araziler, halihazırda yine aynı bölgeye kurulacak Organize Sanayi Bölgesi için kamulaştırılması planlanan tapulu araziler söz konusu. Diğer taraftan, kampa IŞİD yanlılarının yerleştirilmesi planları da, kültürel bir katliama kapı aralandığının sinyallerini veriyor. Özetle: Arındırma politikası çok boyutlu.

Temel gaye ise Alevi ve Kürt nüfusunun göçertilerek, bölgenin bu kimliklerinden temizlenmesini sağlama. Dolayısıyla, Terolar ne Sur’dan, ne Cizre’den, ne de Kürdistan’ın diğer illerinde yürütülen savaştan bağımsız bir konsept değil. Etnik Arındırma Projesi: El koy, göçert, özünden uzaklaştır, coğrafyada asimilasyonu hızlandıracak ortam yarat hedefleri ile yaşama geçiriliyor. 

Kürdistan’da savaş tüm hızıyla devam ediyor. İnsanların cenazeleri, kemikleri hala yerlerde. Mesela; vahşet bodrumunda öldürülenler arasında yer alan Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Asya Yüksel’in cenazesi ancak 3 ay sonra, yani iki gün önce ancak DNA analizi ile teşhis edilebildi. Kürdistan, vahşi bir şekilde katledilen Kürtlerin kemikleri ile dolu. İşte burada Faysal Sarıyıldız’ın söylediği: "Halkımızı, bu vahşeti yapanlara dilendirmeyeceğiz“ vurgusu çok önemli, bu çerçevede geliştirilen ‘Kardeş Aile Projesi’ de. Mağdur ailelerle yüz yüze teması da sağlayan bu proje ile Heyva Sor a Kurdistanê’nin verdiği bilgilere göre şu ana kadar 1586 kardeş aile organize edildi, bu aileler arasındaki maddi ve manevi destek start aldı. Bu yardımların daha da artması gerekiyor, tabii bunun içinde iyi bir organizasyon. Kürdistan’da savaş süreci devam ettiği için, baskı ve engellemelerden kaynaklı organizede sorunlar yaşanıyor. Fakat yetkililer gerek ‘Kardeş Aile Projesi’, gerekse yapılan maddi yardımların biraz gecikmeli de olsa, bir şekilde muhakkak ihtiyaç sahiplerine ulaştığını belirterek, halkın bu konudaki kaygılarını gideriyor. Kürtlerin yaralarını en iyi Kürtler sarar. Bu açıdan bu yardım projelerinin bir parçasından tutmak oldukça önemli.