Almanya’da istihbarat kurumları, Kürt halkının “Kürdistan Özgürlük Mücadelesi” olarak tanımladığı PKK ve bu ülkede faaliyet gösteren kurumlarını kriminalize politikasını sürdürüyor.
MAHMUT SEVEN
Alman istihbarat kurumlarının, bu ülkede yaşayan Kürtleri ve kurumlarını, kriminalize politikası devam ediyor. Söz konusu politika bu yıl açıklanan istihbarat raporlarına da yansıdı.
Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın hazırladığı iç istihbarat raporu, Eyalet Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Thomas Strobl imzasıyla geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyuruldu. Her yıl açıklanan raporun Türkiye kısmında, Almanya’da 3 milyondan fazla Türkiye kökenli yaşadığı, Baden Württemberg eyaletinde ise 508 bin Türkiyelinin bulunduğu hatırlatıldı.
PKK taraftarları arttı
Raporda ‘Aşırı sağ ve sol görüşlü organizasyonlar’ başlığında PKK’ye 14 sayfa yer ayrıldı. Almanya’da resmi olarak faaliyet gösteren Kürt kurumlarının hedef gösterildiği istihbarat raporunda, Kürt basın-yayın kurumları da hedef tahtasına konuldu. PKK’nin kuruluşu ve tarihçesi hakkında bilgi verilen raporda, Baden Württemberg’deki “PKK üye/taraftarı sayısının 2017’de 1300 olduğu, 2018’de ise bu rakamın 1400’e yükseldiği” ileri sürüldü.
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E), Almanya Kürt Demokratik Toplum Merkezi (NAV-DEM)’in yanı sıra Komalên Ciwan, Tevgara Ciwanen Azad, YXK, CÎK gibi Kürt kurumları raporda “PKK yapılanması içerisinde” denilerek hedef gösterildi. PKK yasağının 1993’ten uygulandığı Almanya’da bu tarihten itibaren PKK adına hiçbir faaliyet yürütülmemesine rağmen istihbarat, Kürt kurum ve kuruluşlarının çalışmalarını bu raporla bir kez daha PKK ile özdeşleştirdi.
Binlerce taraftar toplayabilir
“Baden Württemberg’de PKK’ye yakın derneklerin bulunduğu” belirtilen raporda, bu derneklerin kitleleri harekete geçirmede ve örgütlemede önemli rol oynadığı vurgulandı. Raporda, “Baden Württemberg’deki çalışmaların merkezinde Stuttgart, Mannheim ve Freiburg yer almaktadır. Bu eyalette 1400 kişi PKK ve ona yakın duran örgütlerde çalışıyor. Önemli durumlarda binlerce de taraftar toplayabiliyorlar” denildi.
Kürt basını da raporda
PKK’nin kendi fikirlerini yaymak için medya araçlarını çok yönlü kullandığını savunulan raporda, gazetemiz Yeni Özgür Politika’nın da aralarında bulunduğu yayın kurumları hedef gösterildi. Raporda şöyle denildi: “PKK’nin resmi kanalı Serxwebûn, daha çok ideolojik konuları ele alıyor. Günlük gazeteleri ise Yeni Özgür Politika’dır. Türkçe ve Kürtçe yayın yapan gazete PKK ve PKK’ye yakın olan örgütlerin etkinliklerini haberleştiriyor. Yürüyüş ve gösterilerin ilanını yapıyor. PKK liderlerinin düşüncelerini yayıyor. Sosyal medyayı da kullanıyor. Ayrıca kadın yandaşları Newaya Jin gazetesini çıkartmaktadır. Aynı şekilde Sterk TV’de bunu yapıyor.”
En etkili örgüt: PKK
Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı 2018 raporunda PKK için “Dünyada en fazla üyeye sahip ve etkin olan Kürt örgütü” denildi. Almanya’nın iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın 2017 raporunda da PKK için benzer ifade kullanılmıştı: “PKK daha önce olduğu gibi şimdi de Almanya’da faaliyet gösteren aşırı yabancı organizasyonlar içerisinde en fazla üye sayısı bulunan ve etkili olan örgüt.”
Raporda, tüm yasak ve kısıtlamalara rağmen PKK’nin Almanya’da kendisini Kürtlerin temsilcisi ve önderi olarak gördüğü de belirtildi.
PKK tarihçesi hakkında da ayrıntılı bilgi verilen raporda, “PKK, Kürtlere bulundukları yerlerde otonomi sağlama ve varlıklarını korumayı hedeflemektedir” denildi. PKK’nin savaşçılarının donanımı ve çalışmaları için bağış topladığını ifade eden istihbarat, 2014 yılından itibaren Almanya’da yıllık 10 milyon Euro üzerinde bağış toplandığını yazdı.
Normalin üzerinde aktif
PKK taraftarlarının Almanya’da da ‘politik içerikli suçlar’ işlediği iddia edilen raporda, “Baden Württemberg’te normalin üzerinde aktif. Bu aktivitesi yaptığı gösterilerden ve gençlerin etkinliklerinden belli oluyor” ifadesi dikkat çekti.
PKK’nin şiddet kullanmaya hazır olduğu ve kamuoyu güvenliği için tehlike oluşturduğunun iddia edilen raporda, “Aktivitelerinin halkların kardeşliği düşüncesine, barış içinde yaşamasına aykırı olduğu savunuldu ve Almanya’nın yurtdışı çıkarlarını da zedelediği” kaydedildi.
Çözüm çabaları çarpıtıldı
Aralarında PYD, YPG ve YPJ’nin de bulunduğu birçok sembolü yasaklayan, 2 Mart 2017 günü İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgeye de sahip çıkılan raporda, PKK’nin isim değişiklikleri yaptığı ancak değişmediği, 2004 yılında ise AB ‘terör örgütleri listesi’ne alındığı hatırlatıldı. Raporda PKK için “çifte strateji uyguluyor” denilirken şu iddialar öne sürüldü: “PKK’nin hareket tarzı sadece terörle değil aynı zamanda çifte strateji uyguluyor. Bir taraftan Türkiye ile silahlı çatışma sürdürürken diğer taraftan da barışçıl bir resim sunuyor. Toplumsal legal bir aktör olarak kabul görülmek istiyor.”
Rapordaki bu ifadelerle Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK’nin yıllardan beri barış çabaları, ilan edilen ateşkes görmezden gelindi. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin savaşın son bulması için ortaya koyduğu çözüm önerileri yukarıdaki ifadeyle çarpıtıldı.