
Suriye’de 6 yıldır yaşanan iç savaşa dair Rusya, Türkiye ve İran yönetimlerin öncülük ettiği görüşmeler, dün öğleden sonra başladı.
Ocak ayı içerisinde Ankara’da toplanan onlarca çeteden 14’ü Astana’ya gitme kararı aldı. Bunlar çoğunlukla DAİŞ ve El Nusra bağlantılı gruplardan oluşuyor. Astana’ya katılan gruplar, Ankara, Suudi Arabistan ve Katar tarafından doğrudan destekleniyor. Rusya’nın öncülüğündeki diplomasinin, tek çatı altında bir araya gelmeyi başaramayan grupları Astana’daki toplaması taktik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Yer olarak Astana’nın seçilmesi de dikkat çekici. Suriye’ye uzak ama siyasi açıdan Rusya’ya yakın bir yer. Rusya’nın bu hamlesi ile ayrıca, Halep’teki askeri başarının, diplomatik bir başarıya da dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade ediliyor.
‘Muhalif’ dedikleri
Muhalefet olarak adlandırılan cephe ise Ankara başta olmak üzere bölgesel güçlerin çıkarlarını temsil eden gruplar olarak öne çıkıyor. Aralarında bölgesel, ideolojik ve dini anlaşmazlıklar var. Çoğunluğu Ankara’nın desteğini alıyor.
Çeteler adına masaya 14 kişilik heyet oturdu. Heyette, Şam Kolordusu (Feylaku’ş Şam), İzzet Ordusu (Ceyşü’l İzza), Zafer Ordusu (Ceyşü’l Nasır), İslam Şehitleri (Şüheda el-İslam), Mücahitler Ordusu (Ceyşü’l Mücahidin), Birinci Sahil Tümeni, Şam Askerleri (Ecnadü’l Şam), Festakim Birliği (Tecemmu Festakim), Sultan Murat Tugayı, Şam Cephesi (Ec-Cephe eş-Şamiye), Özgür İdlib Ordusu (Ceyşü’l İdlib el-Hur), İslam Ordusu (Ceyşü’l İslam), Güney Cephesi (Ec-Cephe ec-Cenubiye) temsilcileri bulunuyor. Astana’da bulunan ancak toplantıya katılmayan yaklaşık 40 kişilik danışman grubu ise heyete arka planda destek veriyor. Çeteler delegasyonuna Ceyş-ul İslam’dan Muhammed Alluş başkanlık ediyor. Kendisi Suriye’de yaşamıyor. Aralık 2015’te Riyad’da kurulan ve Suudilerin desteklediği Yüksek Müzakere Komitesi, Astana’ya davet edilmedi. Bazılarına göre, Rusya’nın amaçlarından biri de bu gruplar arasında kutuplaşma yaratmak. Moskova’ya göre Astana’daki müzakerelerde Halep savaşının sona ermesinden bu yana devrede olan ateşkesi pekiştirmek amaçlanıyor.
Masadaki çetelerin sözcüsü Yahya Aridi, akan kanı durdurmak, rejim ve İran’ın uyguladığı şiddeti sona erdirmek için görüşmelere katıldıklarını söyledi. Rejim askerleri ve İran milislerinin ateşkes ihlalleri yaptıklarını savunan Aridi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararının 13. ve 14. maddelerinde yer alan ablukaların kaldırılması ve rejimin etnik temizliğine son verilmesine ilişkin maddeleri gündeme getirdi.
Esad yönetimi ise Suriye’de iç savaş çıkarmakla suçladığı Türkiye ve Katar gibi ülkelerin politika değiştirmesini bekliyor.
ABD heyet göndermedi
Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörlüğünde yapılan görüşme masasında, iç savaşın başından beri çeteleri destekleyen Katar da var. Görüşmelere heyet göndermeyen ABD, Kazakistan Büyükelçisi George Albert Krol aracılığıyla temsil edilecek. Avrupa Birliği ülkelerinden de görüşmeye davet edilen olmadı.
İşbirlikçiler de var
Ayrıca rejim YPG’nin de dahil olduğu Demokratik Suriye Güçleri (QSD) dışındaki tüm silahlı grupları “terörist” olarak nitelendiriyor. Buna karşılık Türkiye bir süre önce Ankara’da toplandıkları ileri sürülen ve Barzani yönetimine yakınlığı ile bilenen ancak sahada etkinliği bulunmayan ENKS’nin görüşmelerde Kürtleri temsil etmesini istiyor. Daha önce ENKS temsilcilerinden biri Türkiye’nin Rojava’ya girmesini istediklerini açıklamıştı.
Suriye’deki en örgütlü güç konumunda olan Kürtler ise görüşmede yer almıyor. Türkiye’nin blokajı ve diğer devletlerin onayıyla da Kürtler ABD’nin talebine rağmen masaya çağrılmadı. Yine Türkiye’nin baskısıyla Kürtlerin katılmadığı Cenevre’de de görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.
PYD neden davet edilmedi
Astana’ya Demokratik Birlik Partisi (PYD) ve Rojava yönetimi davet edilmedi. Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM) Yönetim Kurulu Üyesi Aldar Xelîl, “Çözüm aradıklarını söylüyorlar ancak Suriye’nin yaklaşık yüzde 30’unu kontrol ettiğimiz halde biz yokuz. Bizim katılmadığımız süreçlerden çözüm çıkmaz” dedi.
Gazeteci Fehim Taştekin de PYD ve özerk yönetimin Astana’ya davet edilmemesini şöyle değerlendiriyor: “Türkiye, ABD-Körfez ittifakının bir parçasıyken Şam ve Moskova, Ankara’nın hassasiyetlerini rahatlıkla göz ardı ediyordu. Şimdi Türkiye, mecburen Rusya ve İran’ın çizgisine kayınca Ruslar da Kürtlerin sürece dahil edilmesi yönündeki talepten vazgeçti. Şimdi ABD Kürtleri istiyor.”
Tek kriterleri Kürtler
DW Türkçe’ye konuşan Türk Dışişleri yetkilileri, “Astana, barışa giden tarihi bir adım olacaktır. Ankara, Suriye’de herkesi kucaklayacak bir yönetimin sağlanması için kendisinden beklenen ne varsa yapacaktır. Bu noktada tek önemli kriterimiz, kuzeyde bir Kürt oluşumuna izin verilmemesidir. Bunun için de Trump yönetimiyle özel diyalog kanalları açılmıştır. Şimdi herkes Astana yolunda kalıcı barışa odaklanmıştır” diyor.
Astana’daki Rixos otelinde düzenlenen görüşmelerin bugün akşama kadar tamamlanması bekleniyor.
ASTANA