
Kara saldırısının hedefi
Sempozyumun moderatörü yazar Tayfun İşçi ise, salondakilere, "12 Eylül'ün ırkçı, tekçi ve faşist yapısıyla yüzleşmeli ve hesaplaşmalıyız" çağrısında bulundu. Kürtlerin 12 Eylül rejimine ve yarattığı baskı aygıtlarına "direniş ve mücadele" ile cevap verdiklerine işaret eden İşçi, Kürtlerin bu sayede demokrasi mücadelesini gelinen aşamada da göğüslediklerini ifade etti. İşçi, "Bu mücadele sürüyor. Bugün başlayacak olan Kara harekâtının hedefinde demokratik özerklik ilanı vardır. Çünkü devlet bunu bir savaş ilanı olarak algılamıştır" dedi.
Vesayetin aktörleri değişti
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreya Önder, 12 Eylül darbesi döneminde 18 yaşında olduğunu belirterek, aradan geçen zaman boyunca darbeye politik sanatla cevap vermeye çalıştığını söyledi. Bugüne kadar 12 Eylül darbesi ile yaşanan hesaplaşmanın yoksulların, ötekilerin ve ezilmişlerin aleyhine bir hesaplaşma olduğunu belirten Önder, vesayetin kalktığını savunan kesimlere de, "12 Eylül ve vesayet sizin anladığınız şey değildir, bu vesayetin sadece aktörleri değişmiştir" sözleriyle cevap verdi. Önder, 12 Eylül'ün "Türkiye'nin ne kadar erdemli şeyi var" hepsini yok ettiğini dile getirdi. Darbe öncesi koşullara da dikkat çeken Önder, "O dönem bölge illerinde tatbikatlar yapılıyordu. Temsili düşmana yöresel Kürt kıyafetleri giydiriliyordu. Şimdiki iktidar bu tatbikatlar yerine gerçek operasyonlar düzenliyor. Temsili kıyafetleri çıkararak gerçek Kürtleri öldürüyor" dedi.
Aydınlar susturulmuş
12 Eylül dönemindeki aydınların, yazarların ve basının "bedelini ödemek koşuluyla" cesur çıkışlar yaptıklarını anımsatan Önder, Türkiye'nin aydının hiçbir zaman bugünkü kadar, "korkutulmuş, susturulmuş, ezilmiş olmadığına" işaret ederek, "Hangi yazar bugün bir şey yazacaksa bir gözü Tayyip Erdoğan'dadır. O dönemin mahkemeleri tırnak içinde bugünkü mahkemelere göre daha objektifti hiç değilse görüntüde delil arıyordu" diye konuştu.
Sadece Kürtler direniyor
12 Eylül ile hesaplaşmanın koşullarını da anlatan ve "bunun yolu Kürtlerin yanında yer almaktan geçer. Çünkü Kürtler dışında direnen hiçbir odak kalmadı" diyen Önder, Newroz'dan bu yana 4 bin 600 kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığını sözlerine ekledi. AKP'yi "uluslararası güçlerin ürettiği yüz yılın icadı" şeklinde tanımlayan Önder, "Ömrü hayatımda böyle bir şey görmedim. Demokrasi lazımsa onu ben getiririm, Kürtlükse ben sizden daha iyi Kürdüm, Siyonistlikse onu da en iyi ben yaparım… Elinde bir cennet bir cehennem bulunuyor, cennetine düşenler sürüyor, cehennemine düşenler ise bin beter yanıyor" diye konuştu. Önder, işçi sınıfının Kürtleştiğini belirterek, bütün muhalifleri de Kürtlerin yanında yer almaya çağırdı. Önder, "12 Eylül ile hesaplaşmanın hafızayı diri tutmaktan, ahmakları teşhir etmekten ve Kürtlerle birlikte hareket etmekten" geçtiğini belirterek, çatı partisi ve kongre hareketine destek verilmesi çağrısı yaptı.
ANKARA