82 Kürt örgütü ve onlarca şahsiyet Brüksel’de toplanarak, ABD’nin PKK yöneticilerini hedef alan kararına karşı ortak tutum aldı. Temsilciler, ABD’nin kararının 1999’da Öcalan’a karşı devreye konulan uluslararası komplonun devamı olduğunu söyledi.

ABD’nin PKK’nin öncü kadrolarından Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan’ın başına ‘ödül’ koyma kararını protesto etmek ve ortak tutum belirlemek amacıyla 82 parti, örgüt, kuruluş ve onlarca şahsiyet Brüksel’de bir araya geldi. Burada yapılan konuşmalarda ABD’nin kararına karşı ulusal bir tutum alınması vurgusunda bulunarak, eylem önerileri yapıldı.

Brüksel Basın Kulübü’nde (Press Club Brussels) tek ana gündemle bir araya gelen 4 parçadan Kürt örgüt temsilcileri, ABD’nin kararının sadece PKK’ye karşı olmadığını, bütün Kürtlere karşı olduğunu belirterek, ortak mücadele etme vurgusunda bulundu. Toplantıda söz alan Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) eski Eşbaşkanı Hatip Dicle, ABD kararının uluslararası komplonun devamı olduğunu belirterek, buna karşı bir dizi mücadele önerisinde bulundu.

Geniş katılım

Toplantıya katılanlar arasında dört parçadan Partiya Komunista Kurdistan, Hizbi Komunisti Krekari, KONGRA GEL, PJAK, KODAR, YNK, PYD, Komele, Parti Sosyalisti Demokrati Kurdistan, El Parti Demoqrati Kurd, Partiya Çep a Kurd li Suriya, Partiya Kesk a Kurdistan, Kurdistan ve Soraya Demokratik Parti gibi partilerin yanı sıra HDK-Avrupa, KCDK-E, TJK-E, PKAN, FEDA, Tev-Çand, Enstituya Kurdi, KOMAW, Kurdipedia gibi sivil toplum örgütler var.

Dicle: Kampanya başlatmalıyız

Eski DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle, kararı anti demokratik olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu kararı protesto ediyor, kınıyorum. Ahlaksızca bir karardır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin 3 yöneticisi şahsında halkımız cezalandırılmak isteniliyor. ABD’nin bu kararı, 1999 yılında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik yapılan uluslararası komplonun devamıdır.”

Dicle, karara karşı bir kampanyanın başlatılması gerektiğini de belirterek, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

1- Strasbourg Avrupa Adalet Divanı ve Belçika Adalet Divanı’nın kararı esas alınarak, Amerika’da bir davanın açılması gerekiyor.

2- Kürdistan’ın 4 parçasında ve dünyanın birçok merkezinde bütün parti, örgüt, kurum ve şahsiyetlerin katılımıyla bir imza kampanyası başlatılmalı. İmzalar, Amerika Dışişleri Bakanlığı’na verilmeli.

3- Tanınmış şahsiyetler, yazar ve gazeteciler, bu karara karşı dünyanın yüksek tirajlı gazetelerine makaleler yazmalı.

4- Bu toplantının sonuç bildirgesinin ABD Dışişleri Bakanlığı’na mail ile gönderilmesi.”

Kerimi: Kürtlerin tavrı önemli

Yazar Ali Kerimi ise PKK’nin 3 öncü kadrosunun 40 yıl boyunca Kürt halkının özgürlük mücadelesini verdiğini belirtti ve şunları söyledi: “ABD Dışişleri Bakanı bu kararı ahlaki ve insani değildir. Protesto ediyorum. bu uluslararası Kürt karşıtı ancak ulusal birlik ile çözülebilir. Bugün bizim birlik koşullarımız var. Geçmişte böyle sorunlarımız vardı ancak bugün yok. Herkes biliyor, Cemil Bayık nerededir? Biz ABD’nin tavrını biliyoruz. Geçmişte bir taraftan Yaser Arafat’ı terörist, diğer taraftan da Noel adayı gösteriyordu. Bu onların tutumu bizi bağlamamalı. Bizi bağlayan şey Kürtlerin tavrıdır. Önemli olan da budur.”

Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına Sabiha Gündüz de  “Kürtler üzerinde oyunlar oynayamazsınız. Biz buna izin vermeyeceğiz. Çünkü Kürtler bugün tarih yazıyor. Kürt kadın hareketi olarak bu kararı kınıyoruz” dedi.

Mohamedi: Bir an önce vazgeçilmeli

Komele Sazmanî Kurdistanî Hizbî Koministî İran adına Çiya  Mohamedi ise yaptığı konuşmada ABD’nin kararını sert bir dille eleştirerek, bir önce bu yanlıştan vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Mohamedi, “Bütün Kürt parti ve örgütlerinin bu karara karşı ortak  mücadele etmesi gerekiyor” dedi.

Serbilind: Birlik olursak böyle kararlar alınamaz

Partiya İslamiya Kurdistan (PİK) Başkanı Hikmet Serbilind de Kürdistan’da bütün renklerin ve inançların olduğunu hatırlatarak, “Bu renklerin düşmanı çok. En büyük düşman ise İslami devletlerdir. İşte biz Kürtlerin buna karşı çıkması gerekiyor. Kürtler burada yetersiz kalıyor. Çünkü Kürtler, Kürt olmaktan ziyade her şeydir. ABD kararı da bundan bağımsız değil. Bütün Kürt örgütleri bu kararı protesto etmeli ve tutum almalıdır” şeklinde konuştu.

Şêxani: Kürt düşmanları!

PYK-S Wehdê adına Mistefa Şêxani de “Tarih boyunca Kürt düşmanları böyle roller oynadı. Bugünkü karar da bunun uzantısı” ifadesini kullandı.

Hizbî Koministî Kirêkarî Kurdistan adına Deştî Cemal ise bu kararın Türkiye’nin talebi üzerine aldığını belirterek, “Karar uluslararası arena için bir utançtır. Biz Kürt parti ve örgütlerinin bu karara karşı sert bir tutum alması gerekiyor. Çünkü bu kararın hiçbir haklılığı yok. Bunu teşhir etmeliyiz” dedi.

Erkan: PKK Kürt’ün iradesi ve temsilcisi

KAWA Hareketi adına Hüseyin Erkan da PKK’nin Kürt özgürlüğü için uzun yıllardır mücadele ederek, büyük bedel ödediğini belirtti. Erkan şu hususa vurgu yaptı: “PKK Kürt halkının iradesi ve temsilcisidir. Biz bunu böyle görüyoruz. Onun için hepimiz ABD’nin kararına karşı çıkmalıyız. Eğer biz bunu boşa çıkaramazsak daha kötü şeyler olur.”

Şali: Kürtlerin çıkarlarına karşı bir karar

Yekgirtuyi islami Kurdisdan adına Aras Şali ise “ABD’nin kararını kınıyor, mahkum ediyoruz. Bu karar Kürt çıkarlarına karşı bir karardır. Herkes ortak mücadele etmelidir” şeklinde konuştu.

Aryo: Ortak karar alalım

Kongreya Gelê Mezopotamya Temsilcisi Georg Aryo da ABD’nin kararına karşı bütün kesimlerin ortak tutum alması gerektiğini vurgusunda bulundu.

Prof. Dr.Hesen Şetewî de konuşmasında kararı kınayarak kabul edilemeyeceğini söyledi.

 

ANF/BRÜKSEL