Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından hafta sonu Amed'de düzenlenen "1. Kürt Diplomasi Konferansı"nın sonuç bildirgesi açıklandı. Kürt diplomatlar Fidan Doğan ve Engin Sincer'e adanan konferansın sonuç bildirgesinde, "Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın öncülüğünde yürütülen görkemli direnişle, küresel karşı çıkışın parçası olan özgürlük mücadelesi, demokratik modernite ekseninde, Ortadoğu'yu dönüştürebilecek zemine sahiptir. Ortadoğu gerçekliğinde gelişen, Kürdistan özgürlük mücadelesinin anlatılması ve halkın demokratik ulus ekseninde diplomasisinin yürütülmesinin önemi ve gerekliliği oldukça belirginleşmiştir" denildi. Kürt diplomatların kapitalist modernitenin yaratmış olduğu sınırlamaların, diplomatik kuralların ve üslubun ötesinde, özgür bir diplomasi örgütlemesi ile kurumsallaşacağına vurgu yapılan bildirgede, konferans bileşenlerinin aldığı kararlar şöyle sıralandı:
*  Ulus devlet diplomasisinin, uluslararası tekellerin çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, diplomasinin barışların değil savaşların hazırlık rolünü oynadığını ve bu nedenle insanlığı çözümden öte kaosa sürüklediğine, bunun yerine ilkeli, hak, adalet ve ahlak ölçüleri ile demokratik ulus diplomasisinin esas alınmasına, bu diplomasinin de ideolojik derinlik, stratejik kararlılık ve taktik esneklik ile yürütülmesi gerektiğine,
* Çıkara dayalı diplomasi faaliyetleri yürüten ulus devletlerin, karar alıcıları etkilemenin güçlüğü dikkate alınarak, halklar ve sivil toplum örgütleriyle diplomatik çalışmalar yürütülerek bu yapıların kendi devletleri üzerinde etkili olmasının hedeflenmesine,
* İç diplomatik faaliyetler kapsamında, "Kürdistani" yapıların tarihsel sorumluluk bilinciyle hareket ederek Ulusal Kürt Konferansı'nın bir an önce toplanmasına ve "Kürdistan" diplomasi esaslarının belirlenmesine,
* Suriye'nin mevcut çatışmalı ortamından kendi öz gücü ve iradesi ile ortaya çıkan ve şimdiden tüm Ortadoğu'da ezilen halkların umudu haline gelen Rojava devriminin yaşamsal öneminin özümsenerek buna denk güçlü bir diplomatik hamlenin başlatılmasına,
* Yakın tarihimizde uluslararası hukuk da çiğnenerek, bir komployla, esaretine sebep olunan PKK Lideri Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün, tüm diplomatik faaliyetlerin merkezine alınması gerektiğine,
* Halkların özgürlük mücadelesini yürüten PKK'nin "terör örgüt"leri listesinden çıkarılması için diplomatik faaliyetlerin yürütülmesine,
*  30 yıllık çatışmalı süreç içinde milyonlarca insanın topraklarından zorla göç ettirilmesi, tarihte Kürtlere karşı uygulanan katliamlar ve son olarak gerçekleştirilen Roboski katliamının dünya gündemine taşınması ve hakikatlerin açığa çıkarılması ile adalete dayalı diplomatik çalışmalar yürütülmesine,
* Paris'te katledilen üç Kürt kadını Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in Kürt diplomasisindeki yerleri dikkate alındığında, bu katliamla kadının özgürlük ve hakikat mücadelesinin hedef alındığı, katliama ortak olan Fransa ve Türkiye'nin failleri ve uluslararası bağlantılarını ortaya çıkarmaları için diplomatik çalışmalar yürütülmesine,
* Kürtlere yönelik baskıların her geçen gün arttığı İran'da, idamlar başta olmak üzere tüm inkâr ve imha politikalarına karşı tutum alınmasına, uluslararası düzeyde diplomatik faaliyetler yürütülmesine,
* Tüm diplomasi faaliyetlerinin koordineli biçimde yürütülmesi için kalıcı ve örgütlü kurumsal yapıya kavuşması gerektiğine, ilişkin yürütülen katılımcı tartışmalarla kararlaşmaya gitmiştir.
Bildirgede ayrıca Rojava demokratik özerk yönetimi selamlanırken, özerk yönetimin Ortadoğu halklarının umudu haline geldiği belirtildi.

AMED