Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi 105 günü geride bıraktı. Açlık grevi eylemcilerine destek ziyaretinde bulunan Alman hukuk profesörü ve eski rektör Prof. Dr. Ronald Mönch, “Kürtler olmasaydı DAİŞ Avrupa’yı boğacaktı. Avrupa Kürtlere çok şey borçlu” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik ağırlaştırılmış tecride karşı Strasbourg’da Öcalan’a Özgürlük İnisiyatifi üyesi 14 eylemcinin açlık grevi, 106. güne girdi. Açlık grevi eylemcilerini tanınmış Alman hukuk profesörü Prof. Dr. Ronald Mönch ziyaret etti.
Hochschule Bremen adlı yüksek okulun eski rektörü ve hukukçu Mönch, eylemcilerden Yüksel Koç ile görüşerek sağlık durumları hakkında bilgi aldı. Mönch, açlık grevlerinde herhangi bir can kaybı olmadan taleplerin yerine getirilmesi dileğini paylaştı.
Almanya’nın politikası ‘hayal kırıklığı’
Açlık grevi direnişine katılan Kürtlerin kendisini oldukça etkilediğini vurgulayan Prof. Dr. Ronald Mönch, Roma’da olduğu dönemde Öcalan ile görüşme fırsatı bulduğunu hatırlattı.
Almanya Federal Hükümeti’nin Kürt politikasına kesin olarak karşı çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ronald Mönch, dönemin Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in 2017 yılında Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu evinde ağırlamasını örnek gösterdi. Mönch, “Dışişleri Bakanı, kendi evinde o kriminal bakanlardan birine çay ısmarlamıştı. O bakanın (Çavuşoğlu) elleri halen kanlıydı. Kadınları, çocukları katletmişti. Ve benim bakanım ona ‘dostluğun sembolü olarak çay’ ısmarlamıştı. Ben kendi ülkemin hükümeti tarafından hayal kırıklığına uğratıldım” diye konuştu.
Adım adım gidilecek uzun bir yürüyüş
Kürtlerin hakları için bireylerin kendi bedenlerini feda etmesinin onları mağrur kıldığını dile getiren Ronald Mönch, Alman, Fransız veya İngiliz hükümetlerinden Türkiye’ye karşı tavır alınmasının beklenemeyeceğini savundu.
Kürt sorununun Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin yanı sıra aynı zamanda Almanya’nın da sorunu olduğunun altını çizen Mönch, Kürtlerin özgürlük, adalet ve gelişimlerini garanti edecek şansa ihtiyaçları olduğunu söyleyerek ekledi: “Ve tüm bu devletler, Kürtlere bu şansı vermeyeceklerdir. Kürt sorununa ‘çözüm’ dediğiniz şey, kilometrelerce sürecek, adım adım gidilecek bir yürüyüştür.”
Kürtlerin yapacakları çok şeyin olduğunu söyleyen Mönch, “Bugün buradasınız ve mücadele ediyorsunuz. Bu bile bir başlangıçtan fazlasıdır. Ve ben bu konuda oldukça iyimserim. Aynı zamanda bir Türk sorunu olan Kürt sorunu, bir şekilde çözüme kavuşacaktır” diye belirtti.
Kürtler olmasaydı DAİŞ Avrupa’yı boğacaktı
QSD savaşçılarının DAİŞ çetelerini kesin olarak yenmesine de değinen Prof. Dr. Mönch, “Kürtler olmasaydı Avrupa DAİŞ tarafından boğulacaktı” dedi.
Prof. Dr. Mönch, Kürtlerin binlerce canı pahasına çeteleri yok ettiğine dikkat çekti. Avrupa ülkelerinin bu mücadele nedeniyle Kürtlere çok şey borçlu olduğunu ve karşılığını vermeleri gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Mönch, “Ve Kürtler de Avrupalılara, DAİŞ’e karşı bu başarılı mücadelelerini günü gününe anlatmalıdır. Kürtler olmasaydı Avrupa’da binlerce DAİŞ militanı olacaktı ve onlar bizim özgürlüğümüze yardım ettiler” diye belirtti. Mönch, bu zaferin aynı zamanda Kürtler açısından “iyi bir fırsat” olduğunu da sözlerine ekledi.
STRASBOURG
Kardeşlik Köprüsü’nden ziyaret
Strasbourg’daki süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemine ilk günden itibaren Avrupa’da yaşayan Kürt halkı ve dostlarının ziyaretleri devam ediyor. Eylemin 105. gününde Zürih Amed Kardeşlik Köprüsü’nden bir grup eylemcilere destek ziyaretinde bulundu.
Tecrit insanlık dışıdır kabul edilemez
İsviçreli aktivist Jochi Weil Goldstein, sürdürülen açlık grevi eyleminin kendileri açısından çok anlamlı olduğunu ve ortaya koyulan iradeye saygı duyduklarını dile getirdi.
Eylemcilerin sağlık durumlarının endişe verici olduğunu kaydeden Goldstein, bu politik duruşu takdir ettiklerini ve eylemcilerle dayanışma içerisinde olduklarını göstermek için ziyarette bulunduklarını belirtti.
Kürt Halkı Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasının zorunlu bir durum olduğunu belirten Goldstein, bir halkın önderine uygulanan bu insanlık dışı uygulamaların hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Eylemcilerin kendi bedenlerini ölüme yatırarak mücadele verdiklerini ve bunun tarihte az görülen bir direniş biçimi olduğu sözlerine ekleyen Goldstein şu çağrıda bulundu: “Bizler Zürih Amed Kardeşlik Köprüsü olarak eylemin ilk gününden beri birçok eylem düzenledik. Kamuoyu çalışması yürüttük. Bu eylemin başarıya ulaşacağı kesindir fakat kısa sürede istemediğimiz olumsuz durumla karşılaşmadan zafere ulaşması için herkesin eylemlerle dayanışmayı büyütmesi gereklidir.”
Sağlık sorunları endişe verici
Fransa’nın Strasbourg kentinde 106 gündür süresiz-dönüşümsüz açlık grevindeki eylemcilerin bir çoğunda kas yıkılması nedeniyle ciddi tehlike oluştuğu bildirildi.
Cumartesi günü İsviçre’den gelen bir romatoloji uzmanı açlık grevi eylemcilerinden Gülistan İke, Dilek Öcalan, Nurgül Başaran, Yüksel Koç, Ramazan İmir ve Kardo Bokani’yi muayene etti. Yapılan kontroller ardından eylemcileri yerinde takip eden doktorlardan Fahrettin Gülşen’in verdiği bilgilere göre, özellikle kas yıkılması eylemcilerin sağlığı açısından endişe verici boyutlarda.
Uzun süren açlık nedeniyle kasların eridiğini veya kas yıkımının yaşandığını söyleyen Dr. Gülşen, ayrıca birçok eylemcide buna bağlı olarak eklem iltihaplanmalarının görüldüğünü belirtti.
Öte yandan açlığın etkisiyle bağırsak ve mide ile sindirim sisteminde ciddi hasar oluştuğu öğrenildi.
Eylemcilerden Yüksel Koç’ta akciğer ve karaciğer iltihaplanmasının görüldüğü bilgisini veren Dr. Gülşen, Koç’un aynı zamanda kalbinde sorun tespit edildiğini bildirdi.
Riskleri göze aldık
Eylemcilerin tedaviyi reddettiklerini belirten Dr. Gülşen, eylemcilerin gelen doktora “Biz bu riskleri göze alarak eylemimize başladık, aynı kararlılıkla devam edeceğiz” dediklerini kaydetti. Açlık grevinde olan 14 eylemcinin detaylı sağlık taramalarının bugün yapılması bekleniyor.
17 Aralık 2018’den bu yana Öcalan’a yönelik tecride karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevini sürdüren eylemcilerin isimleri şöyle: Gülistan İke, Dilek Öcalan, Nurgül Başaran, Mustafa Sarıkaya, Yüksel Koç, Mehmet Nimet Sevim, Kardo Bokani, Agit Ural, Deniz Sürgüt, Ekrem Yapıcı, Mohamad Ghaderi, Ramazan İmir, Ayvaz Ece ve Kerem Solhan.