ERKAN GÜLBAHÇE / LÜKSEMBURG


Lüksemburg- Strasbourg Uzun Yürüyüşü’ne katılan Almanlar, kendi hükümetlerine ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’e "Kürtleri ve insan haklarını; ekonomik, siyasi çıkarlara kurban etme" diye seslendi. 

Lüksemburg’tan Strasbourg’a gerçekleşen uzun yürüyüş 3 günü geride bırakırken, sayıları 70’i bulan 15 ayrı ülkeden enternasyonalistler, tüm dünyaya "Kürtlere karşı ikiyüzlü politikadan vazgeçin" çağrısında bulunuyor.  Eyleme katılanlar arasında Avrupa ülkelerinden de onlarca Kürt dostu bulunuyor. Almanya’dan eyleme katılanların sayısı ise 16. 

Eylemcilerden biri de 47 yaşındaki Alexander Weist. 

Diabet hastalığı ve tansiyon sorununa rağmen yürüyüşe katılan Weist, "Bunu bir görev olarak gördüm. Çünkü kalbimde Başkan Apo’nun ve Kürt halkının önemli bir yeri var. Bugün burada 70 kişi var ama gönül ister ki daha fazla insan, bu yürüyüşe katılsın. Aslında öyle de olması gerekiyordu" dedi. 

Neden Kürtleri görmüyorlar?

Alman devletinin Kürtleri ve insan haklarını ekonomik çıkarlarına kurban etmekle eleştiren Weist, "Almanya’nın yakın zamanda Türkiye’den kopması çok da olası gözükmüyor. Çünkü Alman sanayi ürünlerinin büyük bir bölümü Türkiye’de hazırlanıyor, Almanya’da sadece montajı yapılıyor. Otomobil sanayisinin parçalarının yarısından fazlası Türkiye’den hazırlanıyor. Yine Alman devleti ile Türk devleti arasında iyi bir ilişki ve iş birliği var. İşte bu nedenlerden dolayı Kürtlerin mücadelesi görülmüyor" diye belirtiyor. 

Almanlar da benzer acıları yaşadı

"Daha önce acılar yaşamış Alman halkının Kürtlerin acılarını görmesi gerekiyor" diyen Weist, son olarak şunları belirtti: "Alman halkı, seçimlerini yaparken kime oy verdiklerini, kimleri seçtiklerini iyi görmeleri gerekiyor. İnanıyorum ki kimi seçtiklerini bilseler, Alman devletinin insan hakları konusunda iyi bir yola girdiklerini görebiliriz."


'Kürtlerin mücadelesi benim mücadelem'


Yürüyüşe Berlin’den katılan 24 yaşındaki Thomas Bayer 2012’de Ciwanên Azad ile tanışmış. Antifaşist gruplarla birlikte hareket ettiğini aktaran Bayer, "Kürt sorunu ile tanıştıktan sonra Newroz’da bir heyet ile birlikte Kürdistan’a gittik gözlem yaptık. Orada daha yakınen Kürtleri tanıdım. Okulda bir dönem Türkçe öğrendim ve Türkçemi geliştirmek için 1 yıl İstanbul’da üniversiteye gittim. İstanbul’da devrimci gençler ile hareket ettim. Bugün buradayım çünkü Kürtlerin mücadelesini kendi mücadelem olarak görüyorum" dedi. 

Öcalan’ın düşünceleri alternatif

Bayer şöyle devam etti: "İktidarlara bakın Erdoğan, Putin, Trump ve benzeri diktatörler iktidarda. Bunalım yaşayan bu sisteme alternatif tek sistem var. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Demokratif Konfederalizm sistemidir. Bu sistemin uygulanabilir bir hale gelmesi için Öcalan’ın aramızda olması gerekiyor. Ve bu yürüyüşün buna hizmet ettiğini bildiğim için bugün buradayım."

Almanya Kürtlerin yanında yer almalı

 Bir Alman olarak Almanya’nın Kürt sorununa bakışını yanlış bulduğunu kaydeden Bayer, "İnsan haklarını ekonomik çıkarlara kurban etmemesi gerekiyor. Demokratik ve tamamen yasal eylem ve etkinlikler de yer aldıkları için 129 b ile yargılanan Kürtler var. Yıllarca hapis yatacaklar. Açıkcası Alman devleti bu politikalarını bırakmalı halkların çıkarını esas alan ve hak mücadelesini veren Kürtlerin yanında yer almalıdır" diye konuştu. 

Öcalan için buradayım 


Felix Petersen ise "Öcalan’ın özgürlüğü, Kürdistan’a statü tanınması ve Erdoğan’ın Kürtler üzerindeki vahşetini protesto etmek için bugün buradayım" diyerek şöyle devam etti: "Öcalan için buradayım çünkü Öcalan’ın Demokratik Konfederalizm perspektifini Kürtler ve Avrupa için çok önemli gördüğüm için bu yürüyüşe katıldım. Kürt halkı gerek Rojava’da gerekse Kuzey kürdstan’da faşizme ve zulme karşı eşi benzeri olmayan bir mücadele veriyor. Eğer bir insanda insanlık adına bir şeyler varsa Kürtlerin bu mücadelesini görüp ona göre hareket etmesi gerekiyor. İşte bunu göstermek için bugün buradayım."

Diktatör Erdoğan’a hizmet etme

Petersen de Alman devletinin Kürtlere karşı tutumuna tepki göstererek, "Almanya Kürtlere karşı geliştirdiği politikalar ile Erdoğan gibi bir diktatöre hizmet etmektedir. Almanya’nın Kürtlere karşı geliştirdiği politikayı derhal gözde geçirmesi gerekir. Ekonomik çıkarlarını insan haklarının önüne koymaması gerekiyor" çağrısında bulundu. 


Öcalan’ı ağırlamak isteriz

'Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü' sloganıyla, Kürt dostları ve Kürt kurum temsilcilerinin katılımı ile 1 Şubat’ta Lüksemburg’da başlayan Uzun Yürüyüş 4. gününde. 

Yürüyüşçüler ikinci geceyi Thionvile kentinde geçirdi. Yürüyüş korteji konaklayacağı salona varmadan önce salona gelen Thionvile belediye yetkilileri hazırlıklarla bizzat ilgilendi. Yürüyüşçüler adına bir heyet dün sabah Thionvile Belediyesi yetkilileriyle görüştü. Yürüyüşçüler belediyeye gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederken, yürüyüşün amaçları ve Kürdistan’daki durumu anlatan bir dosya sundu. 

Thionvile Belediye Başkan Yardımcısı Daniel Atta da, Kürtleri ağırlamaktan dolayı büyük mutluluk duyduklarını belirtirken, Kürt mücadelesini desteklediklerini belirterek Thionvilde’de yaşayan Kürtlerle iyi ilişkiler içerisinde olduklarını belirtti. Kürtleri böyle karşılamaktan ziyade özgür bir Kürdistanın vatandaşları olarak ağıralamak istediklerini ifade eden belediye başkanı, Abdullah Öcalanın özgürlüğünü desteklediklerini ve O’nu da Thionvilde ağırlamak istediklerini dile getirdi.

Dün sabah saat 09.00’da harekete geçen yürüyüşçüler 17 kilometre yürüyerek Fransa’nın Talance kentine ulaştı. Yürüyüşçüler üç gün sonunda toplam 75 kilometre yol katetti. Bugün ise hedef Landremond’a ulaşmak. Yarın ise Landremond-St. Avold arası yürünecek.