Roj TV’nin yayınları yeniden durduruldu. Bu durumda artık siyaset ve hukuk terminolojisi hissettiklerimizi ifade etmeye yetmiyor. Onun için din ve ahlak terminolojisini kullanacağım. Roj TV’yi engellemek dinen günahtır, ahlaken de çirkindir.
Türkiye’de işkence odalarından geçenler bilirler; işkenceciler bir yandan vücuda yüksek voltajda elektrik verirlerken, bir yandan da müzik çaların sesini kulakları sağır edercesine açarlar. Kim bilir belki de, bunu yaparlarken hem çığlıkları bastırmayı, hem de insanlıktan ne kadar uzaklaştıklarını kendilerine unutturmayı hesaplıyorlardır. Roj TV yayınları ısrarla durdurulurken bu deneyim aklıma geldi. Çünkü Kürtlerin toplum olarak yaşadıkları gerçeklik, bu bireysel deneyimleriyle örtüşüyor. Kürtler, siyasi, askeri, kültürel ve ekonomik olarak ağır bir işkence ve soykırım kıskacı altına alınmışlar; canları yanıyor, onun için çığlık çığlığa haykırıyorlar; çığlıkları, Roj TV… Ama yanı başlarında yayın yapan devletin yüzlerce Tv kanalı, hiçbir şey yokmuş gibi çaldırdıkları şen şakrak şarkı ve türkülerle ortalığı inleterek bu çığlığı bastırmaya çalışıyorlar; yetmiyor. Sonra ‘efendiler’ oturup karar alıyorlar, ‘seslerini tümden keselim’ diyorlar. İşkencecilerin bile insanların ellerinden almadıkları ‘çığlık atma hakkını’ AKP ve ABD, onları da hayretler içerisinde bırakırcasına Kürtlerin ellerinden almak istiyorlar; Kürtlerin çığlıkları olan Roj TV’yi susturmaya çalışıyorlar.
Roj TV herhangi bir televizyon değildir; Kürtlerin çığlığıdır. Üzerlerinde işkence baskı ve katliam uygulandıkça Kürtler onun ekranlarından haykırıyorlar, feryadı figan ediyorlar. Efendiler! Ama sakın bu haykırışları duyduğunuzda, yanılıp ta, seslerini sizlere duyurmaya çalıştıklarını, sizlerden yardım ve merhamet dilendiklerini sanmayınız. Sizin kulaklarınızın fısıltıları duyacak kadar hassas ama yüreklerinizin sağır olduğunu çoktan biliyorlar.
Onlar, sadece birbirlerine sesleniyorlar; çığlıklarını, tel örgüleriyle parçalanmış yüreklerinin diğer parçalarına ulaştırmaya çalışıyorlar… Kürtler, Örgülü saçları, gülen gözleri ve sarı kazağıyla çektirdiği fotoğrafı, asla hafızalardan silinmeyecek olan Ceylan’ın, küçük bedeninin kendisinden daha büyük bir havan güllesiyle paramparça edildiğini Roj TV’den öğreniyorlar. Annesi isyan ediyor, ‘Ceylan’ diye haykırıyor ekrandan. Çığlığı ülkesinin dört bir yanında yankılanıyor ve bir anda ‘ceylan’ ülkenin ortak acısının adı oluyor; o gün doğan onlarca çocuğa ‘Ceylan’ adı konuyor. Cellada inat Ceylan yaşıyor! Ve o gün Roj TV Kürtlerin acısının çığlığı oluyor. Kürtlerin hasretinin adıdır Roj TV; onlarca yıldır kucaklayamadıkları evlatlarının Roj TV ekranından geçen birkaç saniyelik görüntüleriyle özlem gideriyor analar; Yollar gözlenir gibi umutla izlenir ekranlar. Kürtlerin coşkusunun adıdır Roj TV. On binlerin kendi köylerinde, kentlerinde ayrı ayrı yaşadıkları Newroz coşkusunu, bir de Roj TV ekranından birlikte yaşıyorlar… Kürtler orada, Van depremzedeleri için dayanışıyor, Şirin Elemhui’nin idam sehpasında kendilerine bıraktığı vasiyetini oradan öğreniyorlar.
Evet, Roj TV. Kürtlerin çığlığı, acısı, özlemi, coşkusu ve umududur; ona dokunmayın. Acılı insanların çığlıklarına dokunmak dinen haram, ahlaken de kötüdür; dokunanlar öbür dünyada cehennemlik, bu dünyada da lanetliktir! Özlemlere ilişmeyin! Özlemler masum, ilişenler melundur. Ve umut ve coşku; onlara karışmayın! Onlar bir çocuğun ruhu kadar günahsız, saf ve temizdirler. Karışmak dinen mekruhtur, karışan mürtet olur. 
Efendiler! Tarihte kurulan hiçbir set, yapılan hiçbir zindan, çizilen hiçbir sınır bunları engelleyemedi. Çığlık ulaştı, özlem kavuştu ve coşku paylaşıldı. Bunlar tükendiği zaman bilin ki artık yeryüzünde insanlık da kalmamıştır. Siz susturmaya devam edin. Ama biliniz ki, şimdi Dersim’den Halepçe’ye, Kermanşah’tan Adıyaman’a kadar, dünyanın her tarafında yaşayan Kürtler el ele verip organik bir iletişim dünyası kuracaklar. Bu dünyada umutlar daha canlı, acılar daha içli yaşanacak ve büyük hasretlerden büyük vuslatlar doğacak. Ve yine biliniz ki, bu işte Kürtlerin payına düşen insanlık, AKP ve ABD’nin payına düşen de lanet olacak.