
Hurrilerin 40 yüzyıl önceki efsane bir şehir olarak bilinen başkenti Urkeş, Marilyn Kelley Buccellati ve Giorgio Buccellati’nin sekiz yıllık kazıları sonucunda 1995 yılında Tel Mozan’da ortaya çıktı. Kürtçe Girê Mozan olarak adlandırılan bu köy, Amude’ye 5 km mesafede bulunuyor. Kaliforniya Üniversitesi’nden doktor Buccelatti, Fırat ve Dicle arasında yükselen Hürrilerin büyük şehri Urkeş’i bir mit olmaktan çıkardı. Burada dini kurumun başında Kumarbi otururken, siyasi olarak da Sümerlerin çağdaşları olarak ifade ediliyor.
Urkeş’in keşfi
Urkeş’in keşfi, karanlıkta bırakılan Hurri halkının daha iyi tanınması için büyük bir keşif oldu. Buccellati daha o dönemde şehrin sadece yüzde birinde yaptığı kazılarda bir tapınağın izlerini ve mühürlerin de aralarında olduğu 600 objenin bulunduğu bir kraliyet mağazasını ortaya çıkarmıştı. Bu kentte 10 bin ila 20 bin hurrinin yaşadığı tahmin ediliyor. Kralının adı Tupkiş’ti. Ama mührüne bakılırsa önemli bir rolü olan bir kraliçe de vardı. Adı Uknitum’du. Akadcada “Lapis-Lazuli kızı” anlamına geliyor. Bu isim aynı zamanda henüz keşfedilmemiş Akad imparatorluğunun başkentine gizemli bir gönderme de yapıyor.
Urkeş’i korumak için kanun
Tel Mozan, bugün Cezire Kantonu içerisinde yer alıyor. Baas rejimi döneminde bu tarih yeterince korunmamış. Rojava devrimi sayesinde savaşın yıkıcı etkilerinden korunabildi. Halen alanda tarihi kalıntılar yoğun bir şekilde bulunuyor. Cezire Kantonu Turizm ve Çevre Bakanı Lokman Ehme, toprağı çok ince olan bu tarihi alanın yağmurdan korunması için bez üzerine atıldığını belirtiyor. Ehme, “Son iki üç yıldır kimse buraya uğramamış” diyor ve mevcut durumda korumak için sadece kazı yapmasını engellemeye çalıştıklarını ifade ediyor.
“Şu anki koruma yöntemleri kimsenin orayı kendi başına kazmasına izin vermemek. Bunun için de oradaki YPG ve asayiş güçleri bunu koruyor. Hatta bu konuda bizden habersiz kendi başına kazma çalışmaları yapanlar hakkında kanun maddesi çıkartıldı. Kazıp içindeki tarihi eserleri korumaya almak ve ortaya çıkan duvarları odaları korumaya çalışmak.”
Uzun sürecek çalışma gerekli
Sadece Girê Mozan değil, Batı Kürdistan’daki diğer bir çok tarihi tesis, rastgele kazılara maruz kalırken, saldırıların hedefi de oldu.
Cizîre Kantonu yetkilileri, UNESCO ile iletişime geçerek tarihi alanlara daha güçlü bir koruma getirilmesini istiyorlar. Ehme, “Daha yıllarca sürecek bir çalışma istiyor. YPG sayesinde şu anda koruma altına alınmış ama bu yetmiyor özünün de korunması gerekir. Daha önce çıkartılan eserlerin nereye götürüldüğüne ilişkin araştırmalarımız var” diyor.
Bunlardan bazılarının Halep müzesine götürüldüğünü öğrendiklerini ifade eden Ehmê, “Ancak buradakilerin orijinal olmadığını gördük. Asıllarının Fransa, Amerika, Almanya gibi yerlerde olduğunu öğrendik” diye ekliyor.
Bu tepe nasıl kuruldu?
Bakanlığın verdiği bilgilere göre bu alanda iki aslan heykeli ile meleğin mührü çıktı. Akadların egemenliği altına girmeyen tek yerin Urkeş olduğunu söyleyen Turizm Bakanı Ehme, “Bir ara Tirbespiye’nin Hedade bölgesine gittik. Orada bulunan kerpiçlerin Gire Mozan da bulunanlarla aynı olduğunu gördük. Yine orada olan su kapı üzerindeki yazıların aynısının Hedade’de olduğunu gördük. Şu an bizim için en önemli soru, bu tepenin nasıl kurulduğudur. Çünkü toprağı bölge toprağı gibi değil.” Batı Kürdistan, Hurrilerin yarım kalmış mitolojisini tamamlamak, Urkeş’i ve bir bütün olarak bu uygarlığın daha iyi tanınması için önemli bir fırsat sunuyor. Uzman araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.
NERGİS BOTAN/ ANF/TEL MOZAN