Paris’te her yıl yapılan Anti-Kolonyalist Hafta’da ırkçılık, emperyalist yayılmacı politikalar, insan hakları kavramı, topraksız halkların güncel durumu ve savaş, bu yıl da gündem olmaya devam etti. 14 Şubat’ta başlayan ve 3 Mart’ta sona erecek hafta kapsamında Paris’in değişik salonlarında dünyanın birçok halkından temsilcinin katılımıyla ırkçılığa, emperyalist yayılmacı politikalara ve kolonyalizme karşı mücadele ele alınıyor.


Kürtler de gündemde

Anti-Kolonyalist Hafta çerçevesinde bu hafta boyunca Kürtlerin dört parçadaki sorunları da gündeme taşınacak. Program kapsamında Paris Katliamı, Kürt mücadelesinde kadının yeri, Rojava Devrimi, İran’da Kürtlerin durumu ele alınacak.

İran’da Kürtlerin durumu

Kürtleri konu alan etkinliklerin ilki Paris Belediyesi’ne ait toplantı salonunda, 24 Şubat akşamı, “İran rejimi, insan hakları sorunu ve İran’da Kürtlerin durumu” başlığıyla gerçekleşti. Söyleşiye, Irkçılığa Karşı Halklar Arasında Dostluk Hareketi (MRAP) temsilcisi Yvon Gales, Uluslararası Af Örgütü Fransa temsilcisi Genevieve Garrigos ve İranlı gazeteci-siyasetçi Ömer Hogebri konuşmacı olarak katıldı. Fransa Kürt Dernekleri Federasyonu (FEYKA) temsilcisi Murat Polat’ın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide ilk sözü Yvon Gales aldı. Gales, İran’ın siyasi tarihi ve güncel politik durumu konusunda bir konuşma gerçekleştirdi.

600 kişi idam edildi
Ardından sözü Uluslararası Af Örgütü temsilcisi Garrigos alarak İran’daki insan hakları manzarası konusunda katılımcıları bilgilendirdi. İran’ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’yi eleştiren Garrigos, “İran, Haziran ayındaki son seçimlerde ‘daha ılımlı’ bir cumhurbaşkanı beklentisiyle dünyaya bir resim verdi. Hasan Ruhani’nin insan haklarına daha saygılı olacağı belirtiliyordu. Nedeni ise ABD ile iletişime geçmesiydi. Ancak Ruhani iktidara geldikten sonra İran’da resmi verilere göre 600’ü aşkın insan idam edildi. Bunlar resmi rakamlar; bir de gerisi var bunun” dedi. Garrigos, İran’daki insan hakları vahşetinin ekonomik-politik çıkarlara nasıl kurban edildiğini de anlattı.

Müzakereler çıkarlara dayalı

Batı ve Tahran arasındaki nükleere ilişkin müzakerelerle ilgili sürekli konuşulurken, İran’ın insan hakları ihlallerinin üzerinde durulmamasının ekonomik ve siyasal çıkarların sonucu olduğuna dikkat çeken Garrigos, “Uluslararası toplumun bütün dikkati tümüyle zenginleşme düzeyine, plütonyum reaktörlerine ve silahsızlanma aşamasına yaklaşan uranyuma odaklanırken, pek çok kişi ya da ülke el atılması gereken bir diğer ve bana göre bir o kadar acil bir sorun daha olduğunu unutmuşa benziyor: İran’daki korkunç insan hakları ihlalleri” diyerek özellikle bu konuda Çin, Rusya ve ABD’nin rolüne işaret etti. Garrigos, İran’da günlük olarak öğrenci, avukat, yazar, kadın ve toplumun düşünen, üreten her kesimine, muhalif tüm odaklara dönük sistematik bir yok etmenin söz konusu olduğuna dikkat çekti.

İdam baskı aracı

Konuşmacılardan gazeteci-siyasetçi Ömer Hogebri de İran’da diğer halklar gibi baskı altında tutulan ve dili, kimliği ve özgürlükleri yok sayılan Kürtlerin yaşadığı sorunları anlattı. Kürt halkının haklı mücadelesinin zor, baskı ve idamlarla bastırılmak istendiğini belirten Hogebri, Kürtlerin bu durumu kabullenmediğini ve mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.

Rojava özgürlük modelidir
Hogebri, özellikle Rojava’da Kürtlerin inşa ettiği Demokratik Özerkliğe dikkat çekerek, bu sistemin hem İran’daki Kürtler hem de Ortadoğu’daki halklar için bir özgürleşme modeli olduğunu ifade etti.


SELMA AKKAYA/PARİS