Almanya’nın Frankfurt kentinde Cumartesi günü yapılan Öcalan üzerindeki tecridi protesto yürüyüşünde Kürtler ve dostları bir skandala tanıklık etti. Polisin elindeki listede Öcalan posterinin yanısıra YXK, YXK, YXK/Jin, Ciwanên Azad, KJK, PJAK, HRK, HPG, PYD, YPG/J flamalarının yasak kapsamında olduğu görüldü. Yasağın Mainz Mahkemesi kararıyla alındığı açıklandı. Almanya’nın da aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinde DAİŞ çeteleri yaptığı eylemde yüzlerce sivili katlederken, Rojava’da bu çete yapılanmasına ağır darbeler indiren PYD, YPG/J’nin sembollerinin yürüyüşlerde yasak kapsamına alınmasına Kürt siyasetçiler tepki gösterdi.  

Konuya dair gazetemize konuşan KONGRA GEL Eşbaşkanı Remzi Kartal ve Rojava Berlin Temsilcisi Sipan İbrahim kararın kabul edilemez olduğunu belirtti.


YPG/J faşizme karşı görkemli bir direniş veriyor

KONGRA GEL Eşbaşkanı Kartal, Alman mahkemelerinin aldığı kararlara ilişkin, şunları söyledi:”Almanya’da bazı eyaletlerde mahkemelerin Kürt kurumlarının sembollerini yasaklanmasına, polisler tarafından engellenmesine yönelik alınmış olan karar hiç bir şekilde kabul edilemez. Bunun ne hukuki ne de demokratik bir tarafı var. Bu tamamen siyasi bir karar ve Kürt halkına, Kürt kurumlarına yönelik kabul edilemez, haksız bir karar. Kürt kurumları, Ortadoğu’da birlikte yaşadıkları halklarla birlikte demokratik, özgür bir yaşamın inşaası için DAİŞ çeteleri başta olmak üzere bölgedeki tüm faşist sistemlere yönelik çok görkemli bir mücadele yürütüyor. Bu mücadele sadece bölge halkları için değil, aynı zamanda tüm insanlık için tehlike arz eden başta DAİŞ olmak üzere, özgürlük, barış, insan hakları değerlerine zarar veren tüm politikalara karşı büyük bir hizmet vermektedir.”

Kartal, sadece Kürdistan ve Ortadoğu’da değil, bütün dünyada insanlık için sembol olan YPG ve YPJ’ye yasak getirilmesinin, bununla birlikte Almanya’da sivil toplum örgütleri nezdinde faaliyet yürüten öğrenci birlikleri YXK ve YXK Jin’in sembollerinin yasaklanmasının kabul edilecek bir tarafı olmadığını sözlerine ekledi.  

Kartal “Bu semboller, provokasyonlara zemin sundukları iddiasıyla bu yasaklanıyor. Oysaki Kürt halkının değerlerine yönelik bu yasakların kendisi provokasyon zemini yaratıyor” dedi.


‘Kararı durdurun’

Almanya’nın yasaklarla gündeme gelen eyaletlerinin bu yaklaşımlarından vazgeçmesi gerektiğini belirten Kartal şu uyarıda bulundu: “Bu yasakların yaygınlaşması, genişletilmesi halinde tam tersine Kürt halkına yönelik bir provokasyon yapılmış olacaktır. Büyük bir istikrarsızlığın nedeni olacaktır. O nedenle çağrımız ilgili Alman yetkililerine, mahkemelerine, siyasi yöneticilerine, Kürt halkına, onların kurumlarına, sembollerine yönelik alınan bu tür haksız kararların durdurulması ve geri alınmasıdır.”


‘Bu bayrak özgürlük bayrağıdır’

Rojava Berlin Temsilcisi Sipan İbrahim yaptığı açıklamada, PYD’nin uluslararası düzeyde tanınan bir güç olduğunu belirtti ve şunları söyledi: “O bayrağın altında binlerce şehit verilmiştir. Araplar, Türkmenler, Süryaniler, Ermeniler kanla, büyük bir fedakarlıkla özgürleştirildiler. Bu yasak bizim için kabul edilemez bir durumdur. Ben de konuyu iyice araştıracağım, ciddi bir şekilde üzerinde duracağım. Eğer bazı eyaletlerin mahkemesinde yasaklanmışsa kabul edilmiş ya da tartışılıyorsa bunun karşısında duracak ve protesto edeceğiz. Bu bayrak özgürlük bayrağıdır. Teröristlerin kara bayrağına karşı aydınlık bayrağıdır. Bunu ne Kürt halkı ne de Kürt dostları, Araplar, Süryaniler, Ermeniler, bu bayrak altında emek verenler kabul etmeyecekler.”


‘Türkiye’nin Almanya lobisi güçlüdür’

Karara ilişkin hukuksal yola başvuracaklarını söyleyen İbrahim devamla “Hukuksal olarak ne gerekiyor onu yapacağız. İnanıyorum ki, başaracağız. Türkiye’nin Almanya lobisi güçlüdür, Alman hükümetine baskı yapıyor. Türk devletinin eskiden beri planlaması budur. 4 yıl önce yapılanlar tekrar yapılıyor. Bütün imkanları seferber edip, bu planlarını boşa çıkaracağız. Minbic’te büyük bir fedakarlık yapıldı. Bu yasağın yerine bu yasaklamayı koyan eyaletlerin şehirlerinde YPG/YPJ bayrakları asılmalıydı. Bu saldırılar yalnızca Rojava’ya yönelik değildir. Bir süre önce Almanya’da 3 terör saldırısı oldu. Bu da gösteriyor ki, terör saldırıları yalnızca Rojava’ya yönelik değil.”


‘Halkımız örgütlülüğünü güçlendirmeli’

Kürt halkının duyarlı olmasını isteyen İbrahim, halkın moralini bozmaması gerektiğini dile getirdi. Mücadelenin belli bir düzey yakaladığını da vurgulayan Sipan İbrahim “Bu saldırılar da, onun için yapılmaktadır. Bundan dolayı halkımız mücadelesini ve örgütlülüğünü  güçlendirmelidir. Tek yürek ve tek sesle bu kararın karşısında durmalıdır. Hem yasal olarak hem de eylemsel anlamda da bunu protesto edeceğiz. Alman halkına ve dostlarına da çağrımız var. Onlar da sessiz kalmasınlar bu karar karşısında. Biz de ilişkimiz olan siyasi partiler ile diplomatik yollarla, bu meseleyi ciddi ciddi görüşeceğiz. Bu konu üzerinde hem siyasi hem de diplomatik olarak duracağız. Bu provokasyon planı değildir. Bu siyasi bir karardır” ifadesini kullandı. 



RAMAZAN MARANKOZ/HABER MERKEZİ