Türkiye'nin Alevi ve Kürt sorununu çözme konusunda, sistem partilerinin başındaki siyasetçiler, son söyleyecekleri cümleyi ilk önce sarf ederek, çözüm sürecinin ne denli barışa evirildiğini de göstermektedir.
Kalıcı bir barış ve çözüm için, öncelikle Türkiye'nin mevcut tüm anayasası yeniden ele alınarak, demokratik bir anayasa yapılmalı. Bunun yanı sıra tekçi, ırkçı zihniyetin de değişmesi gerekiyor. Türkiye'de bulunan dini ve etnik tüm farklılıkların demokratik hak ve özgürlüklerinin tanınması, kendi kimlikleri ve dilleriyle anaokulunda eğitim görmelerinin sağlanması bu sürece ivme kazandırır. Kürt Özgürlük Hareketi yaklaşık kırk yıldır verdiği mücadelede kendi içinde ve toplumsal alanda büyük değişimler yarattı. Kürt cephesinde bu gelişmeler yaşanırken, Türk siyaseti buna karşılık vermedi. Irkçı MHP, şoven CHP ve İslam-Türk patentli AKP'nin ezberleri hiç değişmiyor.
Denilir ki; "Devlet o kadar iffetlidir ki, iki kişinin birden olamaz..." Dünyayı kurtaracak kişi ister peygamber olsun, ister dahi olsun, her zaman yalnız bir insandır. Yalnız bir kişinin hükmü ise ancak kendi bireysel yoğunlaşmasına vesile olur. Sürece göre kendi değişimini gerçekleştirmezse, finalde çıldırır zaten... Bu çılgınlık da onun ve hükümran olduğu devletin sonu olur.
Bu, ırkçı güruh ve onunla aynı düşünceleri güden zihniyet; Kürtler ve Aleviler size ormanlarını yakıp, kuraklaştırdığınız ve yaşanmaz hale geldikten sonra bırakıp geldiğiniz Orta Asya'ya çekin gidin diyor mu?
Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, şu dünyada bir tek barınacağınız Anadolu kalmış! Buraya da Kürtler başta olmak üzere Anadolu halkları sayesinde gelip, yerleştiniz!
O halde öldürmek ve ölmek yerine harcadığınız enerjiyi farklılıklarla birlikte yaşamak için harcasanız dünya ve insanlık uygarlığı açısında yeriniz daha muteber olmaz mı?
Bazı insani duygular taşıyan yazar kesimin yazdığı gibi, ''Kim kimi nerden kovuyor'' haddinizi bilin! Anadolu halklarının ortak değerlerini ortak bir paydada adam akıllı hakkaniyet doğrultusunda bir çözüme kavuşturmaya çalışın.
Ortadoğu'daki komşu ülkelerin Kürtleri boğma ittifakları artık bitti! Sorunu tıpış tıpış çözmekten başka şansınız kaldı mı?
Yıllardır özgürlük ve barış için mücadele eden Kürt halkı bu uğurda büyük bedeller verdi ve halen veriyor. Kendi ailemden de yıllarca zindanda kalanlar oldu. İşkence gören oldu. Sakat da kalan var.
Kimyasal bombardımanla katledildikten sonra, cesedi parçalanarak askeri garnizon bahçesinde teşhir edildiler. Bir kısmıysa yurtdışına savruldu. Katliam, kıyım, sürgün ve infazlara rağmen Kürtler yine de bu sorun çözüme kavuşsun, başkası ölmesin, canı yanmasın istiyor. Bunun aksini düşünen, kendi çıkarını düşünen rantçı asalaklardan bir başkası olamaz!..
Demem o ki, ya bu sorunu hakkaniyet doğrultusunda bir çözüme kavuşturursunuz ya da Anadolu'yu da kaybedersiniz.