Mevcut durumda Ortadoğu coğrafyası üzerinde üçüncü dünya savaşı diyebileceğimiz bir savaş yaşanmaktadır. Ortadoğu’yu yeniden paylaşma ve kontrol etme savaşıdır. Savaş, Kürdistan topraklarında yürütülüyor. Bu da savaşın merkezinde Kürtlerin ve Kürdistan’ın olduğunu gösteriyor. Bölünmüş parçalanmış bir halde de olsa Kürtler, nihayetinde bir ulustur. Yok edilemeyecek kadar derin ve eski bir tarihe sahiptir. En eski bir konuşma diline sahiptir. Zengin bir yurttur. Dünyayı birbirine bağlayan stratejik geçiş merkezlerindendir. Binlerce yıllık klan-kabile ve aşiret formlarında kendi kendini yönetme birikimine, öz yeterlilik ve doğrudan demokrasi kültürüne sahiptir. Devletleşmemiş olması, ulus olmadığı anlamına gelmemektedir. Ulus olmak için gerekli olan her şeye sahiptir. Ancak Uluslaşmış Kürtlük statüsü, dünya hegemon güçlerinin Ortadoğu paylaşım hesapları önünde engel görülmüş, Kürtler parçalı kılınmıştır. Çeşitli nedenlerle Demokratik Ulusal Birliğe gelmeyen, bu konuda araçsallaşan bazı Kürt güçleri de bunda rol sahibidir. Kürtlerin ortak çıkarları, Demokratik Ulusal Birliğinin sağlanmasındadır. Ulusal Birliğin sağlanıp sağlanmaması, artık tüm Kürtlerin kaderini belirleyen temel bir konudur. Kürtler adına hareket eden tüm güçlerin, konuya bu sorumlulukla yaklaşım belirlemesi gerekmektedir.
Siyasi ayrılıklar, Ulusal Birlik önünde engel değildir. Ulusal toplumlar nüfusça hacimli toplumlardır. Uygarlık ve kentleşmenin yol açtığı sınıflar ve cinsiyet ayırımı, tarih boyunca açığa çıkmış ve iç mücadele gerektiren bir realitedir. Bu açıdan ister devletleşmiş olsun ister olmasın, mevcut tüm ulusların kendilerini oluşturan toplumsal kesimleri arasında bazı siyasi görüş ayrılıkları vardır. Ancak ulusal toplumlar, buna rağmen var olurlar. Ulusu oluşturan toplumsal yapılar arasındaki siyasi görüş farklılıkları, hiçbir ulusun birliği önünde engel yapılmaz. Çünkü farklı siyasal görüşte olmanız; aynı vatan üzerinde yaşamanıza, aynı tarihi ve kültürel değerlere sahiplik etmenize, kendi dilinizi konuşmanıza ve kendi sembollerinizi kullanmanıza, ulusun maddi ve manevi olanaklarından faydalanmanıza engel değildir. Bunu engel yapmak, söz konusu ulusu, hegemonik sistem saldırılarına açık halde tutmaktır.
Gelinen aşamada siyasal görüş farklılıklarını, Kürt Ulusal Birlik çalışmaları önünde engel yapmak, engel göstermek, Ulus olarak Kürtlerin Kendi Kaderlerini Tayin Hakkını baltalamaktır. Dolayısıyla Ulusal Birilik çalışmalarını siyasal birliğe indirgemek, Ulusal Birlikten sadece siyasal birliği anlamak, bu anlayışın ortaya çıkardığı dar zemin üzerinden hareket etmek, Kürtlerin önüne çıkmış yüz yıllık fırsat ve olanakları geri tepmek olacaktır. Bunun hızla aşılması gerekmektedir. Çünkü Ulusal Birliğin sağlanması halinde, Kürtlerin bulundukları tüm parçalarda hak ve özgürlükleri garantiye alınacaktır.
Ulusal Birliğini oluşturmadan, mevcut haliyle tek tek parçalardaki Kürtlerin hak ve özgürlükleri güvenceye alınamaz. Çünkü böyle bir Kürtlük, birbirine karşı kullanılmaya açık bir Kürtlüktür. Yürürlükte olan da böyle bir Kürtlüktür. Demokratik Ulusal Birlik zemininde her parçanın çözümünü tüm Kürtlerle birlikte geliştirmek ise, çözüm iradesini meşru kılar. Tüm Kürtlerin ortak ulusal iradesiyle kararlaştırılmış çözümleri, bölgesel ve uluslararası güçler de tanımak zorunda kalacaktır. Tanınmaması halinde ise, Birleşik Kürt Ulusal iradesi olarak, topyekün mücadele yürütülür. Kürtlerin şimdiye kadar ayrı ayrı geliştirdikleri muazzam bir askeri-siyasi tecrübe ve birikimleri var. Bunun ortak bir diplomatik muhataplık çatısında kendini ifade etmesi, Kürtlerin mevcut tüm sorunlarını çözme olanağını sağlar.
Geçtiğimiz yüz yıl boyunca, sömürgeciliğin Kürdistan’daki maddi-manevi zenginlikleri ve Kürtlerin kaderini kendi kontrolünde tutmasının yegane yolu, Kürdistan ve Kürtleri parçalı tutma stratejisi olarak gelişti. Zaten günümüzde de bazı güçlerin bundan dolayı Kürt Ulusal Biriliğine engel olduklarını biliyoruz. Bu bakımdan Kürtlerin hızla kendi iç birliğini sağlaması ve ortak bir ulusal irade olarak statü kazanması, artık bir zorunluluktur. Kürtlerin yüz yıllık ortak istemini gerçekleştirmek için, mevcut konjonktürel gelişmeler de uygun bir iklim oluşturmuştur. Bu iklimden tüm Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerle çıkması için, bir an önce Demokratik Ulusal Birliği geliştirmek lazım. Bunun için tüm Kürtlerin birbirini canla başla teşvik etmesi lazım. Gelmeyene de demokratik tavır lazım. Çünkü artık hiçbir Kürdün, Demokratik Ulusal Birlik önünde engel olma gibi bir lüksü kalmamıştır.