
Muslim, bu görüşmelerin de Cenevre 2’deki gibi sonuçsuz kalınması istenmiyorsa Kürtler dahil sahadaki tüm gerçek muhalif güçlerin müzakerelere davet edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bizi dışlayarak sorunu çözemezler” uyarısında bulundu.
Suriye’de savaşan taraflardan Esad rejimi ile muhalifleri uzlaştırmak için İsviçre’de yeniden müzakerelere başlanması öngörülüyor. Suriye’de en az 300 bin kişinin ölümüne neden olan iç savaşın sona erdirilmesi için Birleşmiş Milletler’in görevlendirdiği Staffan de Mistura, Beşar Esad rejimi ile muhalif gruplar arasındaki görüşmeleri 25 Ocak’ta Cenevre’de başlatmayı umduklarını söylemişti. Mistura, Cenevre Bildirisi ve Viyana’daki mutabakat doğrultusunda bir siyasi geçiş sürecine başlanması için Şam rejimiyle mümkün olduğunca geniş şekilde temsil edilecek muhalefeti bir araya getirmenin amaçlandığı ifade etmişti.
PYD: Çağrılırsak katılırız
Rojava’nın siyasi temsilcisi Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim ise dün ANHA’ya yaptığı Cenevre 3’e kimlerin katılacağını BM’nin belirleyeceğini hatırlatarak “Eğer toplantıya çağrılırsak katılacağız” dedi. PYD’nin üyesi olduğu Demokratik Suriye Meclisi de görüşmelere katılmaya sıcak bakıyor. Meclis’in Eşbaşkanı İlham Ehmed, davet edilmeleri halinde müzakerelere katılacaklarının sinyalini vermişti.
Bizi dışlayarak çözemezler
Salih Muslim, bu görüşmelerin de Cenevre 2’deki gibi sonuçsuz kalınması istenmiyorsa Kürtler dahil sahadaki tüm gerçek muhalif güçlerin müzakerelere davet edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Eğer Cenevre 2’deki bakış değişmez ise bu toplantı da sonuçsuz kalacaktır. Çünkü o toplantıda esas katılması gerekenler davet edilmedi. Eğer yine bu durum tekrarlanırsa, demokratik Suriye yaratma konusunda bir çabaları olmadığına kanaat getireceğiz” diye konuştu.
Çözüm Demokratik Özerklik’te
“Bizim demokratik bir Suriye için çabalarımız, çalışmalarımız, pratik adımlarımız ve bunun için yol haritamız var” diyen Muslim, mücadelelerini “Demokratik Özerklik ile özgür bir Suriye” sloganıyla yürüttüklerinin altını çizdi. Muslim, sadece Rojava ya da Kürt halkı için değil, tüm halkları içine alan demokratik bir Suriye için mücadelelerini genişletmeye çalıştıklarına da vurgu yaptı.
MSD demokratik Suriye’yi hedefliyor
Muslim, PYD ile Buğday Dalgası Hareketi gibi Suriye’nin gerçek muhalif güçlerini bünyesinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi’nin (MSD) de demokratik Suriye’yi inşa etmek için çalışma yürüttüğünü de sözlerine ekledi.
Yaşananlardan ders çıkarılmalı
Konuşmanın devamında herkesin Suriye’de yaşananlardan ders çıkarması gerektiğine vurgu yapan Muslim, “Şu ana kadar Suriye’de 300 bin kişi yaşamını yitirdi, bunlar niye öldürüldü? Neyin sonucunda bu aşamaya gelindi? Şüphesiz ki hepsi yanlış anlayış ve siyasetin sonucudur” dedi.
En büyük zararı halk gördü
Esad rejimi ile Suriye’ye dışarıdan müdahale edenlerin asıl amacının kendi iktidarları ve çıkarlarını korumak olduğuna vurgu yapan PYD Eşbaşkanı, “Kimse halkların çıkarlarını gözetmedi. Bunların sonucunda kim zarar gördü tabii ki Suriye halkı zarar gördü. Yüzbinlerce kişi öldürüldü, milyonlar göç etmek zorunda kaldı, halkın evleri yakıldı, yıkıldı, mal ve mülkleri virane edildi. Bunlardan ders çıkarılmalıdır. İşte MSD bu yanlış politikalardan kaynaklı bir alternatif olarak çıktı” ifadelerini kullandı.
Esad rejimi sona geldi
Koltuğunu bırakmamakta ısrar eden Beşar Esad ile Şam rejimine dair ise Muslim şunları söyledi: “Suriye’de Baas rejimi bitişe doğru gidiyor. Çünkü rejim artık halkların taleplerine, ihtiyaçlarına cevap olamadı, kendini değiştirip dönüştüremedi, yanlış politikalardan dolayı Suriye’yi de değiştiremedi. Suriye’deki karışıklıklar karşısında demokratik çözüm yerine diktatöryal, despotik, oligarşik sistem ile yaklaştığı için halklar tarafından kabul görmedi. Bu politikalar tıkandı, sona gelindi. Bu politikalar değiştirilmeli ve bunlar halkların talepleri ve çıkarlarına hizmetine girecek değişimler olmalıdır.”
AKP ve Baas rejiminin zihniyeti aynıdır
Kuzey Kürdistan’daki devlet zulmü dair de değerlendirmelerde bulunan Salih Muslim, Kürt halkına topyekün savaş açan AKP’nin zihniyetinin Baas rejiminden hiçbir farkı olmadığını söyledi ve ekledi: “Suriye’de tank ve toplarla saldırılıyordu, sivil insanlar, çocuk ve kadınlar katlediliyordu. AKP, Suriye’den ders çıkarması gerekirken, şimdi Bakur Kürdistan’da aynısını yapıyor ve yıkımı gittikçe hızlanıyor” diye konuştu.
Türkiye’nin oyunlarına gelmeyeceğiz
Türk askerlerinin Rojava sınırına saldırmasına ve sivillerin öldürülmesine tepki gösteren PYD Eşbaşkanı, “Bu saldırılarla halkımızı çatışma zeminine çekmeye çalışıyorlar, ancak halkımız bu konuda duyarlıdır, gelişmeleri iyi okuyor ve onların oyununa gelmeyecektir” dedi.
Kırmızı çizgi koyarsan basıp geçerler
Muslim, Türk yetkililerin “Fırat’ın ötesi kırmızı çizgimizdir” sözlerine de “Eğer başkalarının toprağı üzerine kırmızı çizgiyi koyarsan üzerine basıp geçerler!” yanıtını verdi. Ankara’dan gelen “Teşrin Barajı’nı alan Arap güçleridir, Kürtler değil” açıklamalarına karşı da Muslim, “Teşrin Barajı‘na giren Kürt, Arap, Süryani ve Türkmenler gibi bir çok devrimci gücün bileşimi olan Demokratik Suriye Güçleri QSD’dedir. Arap, Kürt ve Süryani halklarının birlikte yaşam sürmeye çalıştığı bir ülkede yok bilmem ‘Araplar girmiş Kürtler girmemiş’ gibi sözler sarf etmek tamamen suni gündem oluşturma çabasıdır” dedi.
HABER MERKEZİ