Kadın Kurtuluş İdeolojisinin günümüze yansıması ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Amed Kadın Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Figen Aras, Kadın Kurtuluş İdeolojisi'nin kadınlar açısından kadının sömürü düzeneğinin açığa çıkarılması, sömürü biçimleri ile mücadele edilmesi ve kadının kendini tanımlaması olarak değerlendirdi. Kadının kendini tanımlaması ile birlikte 'nasıl bir toplumda yaşamak istiyoruz?', 'Politik ve ahlaklı toplum nasıl bir şeydir?' soruları üzerinden kadının öncülüğünde bir paradigmaya gitmek istediklerini dile getiren Aras, "KKİ bizler açısından tüm yaşamı kapsayan bütünlüklü bir paradigmadır. Yani hem eşitlikçi hem adaleti esas alan hem feminen hem de ekolojik yaklaşımı esas alan bir paradigmadır" dedi.


21. yüzyıl kadın yüzyılı
KKİ'yi ya da kadın mücadelesini dar eksende ele almadıklarını yaşamın tamamını, evreni kapsayan ideoloji olarak değerlendirdiklerini kaydeden Aras, önlerine yurtseverliği, özgür düşünceyi, örgütlülüğü, radikal mücadeleyi, mücadeleye felsefik yaklaşımı koyduklarını belirtti.
Kadın Kurtuluş İdeolojisi'nde önemli noktaların olduğunu kaydeden Aras, bu ideoloji ile kadınların yaşamın anlamı olduğu, kadınların güçlü olduğunun açığa çıktığını belirtti. Aras şunları dile getirdi; "Biz kadınlar gücümüzü, varlığımızı açığa çıkarabilirsek hiç kimsenin nesnesi, hiç kimsenin namus aracı olmayacağız. Etik ve estetik kavramlarına da böyle yaklaşıyoruz. Biz 21. yüzyılı hakikatinde kadın yüzyılı olarak değerlendiriyoruz. Kadın mücadelesinin bir devrim yüzyılı olacaktır. Bu Kürdistan'da, Ortadoğu'da açığa çıkmaya başladı. Bundan dolayı mücadelemiz ve örgütlülüğümüz ideolojimiz, paradigmamız bizi toplumun öncülüğüne sürüklüyor. Bu mücadele ile yüksek sesle haykırmaya isyanımızı ve iddiamızı belirtmeye devam edeceğiz."

Kadın artık cins bilinci ile hareket ediyor
Kadın Kurtuluş İdeolojisi ile tanışan kadınların cins bilinci ile hareket etmeye başladıklarını ve erkeğin tanımlamasına göre kendilerini şekillendirmediklerini dile getiren Aras, sistemin ve kapitalist modernitenin kadınları anne, eş, sevgili, ucuz iş gücü ya da işsiz değerlendirdiğini belirtti. Kadının günümüz sistemi içerisinde anne, eş ya da sevgili değilse değerinin de olmadığını söyleyen Aras, "Kadınların değerli olması için, kutsal olması için bu özelliklerin olması gerekiyor. Oysa bizlerde diyoruz ki tüm bunlar aslında yaşamın döngüsünü sağlayan süreçlerdir. Ama biz hiç kimsenin tanımlamasına göre hareket etmeyelim. Kendi tanımlamamızla kendi anlamlandırmalarımızı açığa çıkaralım" dedi.

Yaşam ve evren jineoloji ile tanımlanıyor
KKİ ile kadınların çok değerli varlıklar olduklarını bu yüzden sömürüldüklerini, öldürüldüklerini ve eve kapatıldıklarını çok iyi anladıklarını kaydeden Aras, bu açıdan ideolojiyi sahiplenmek, toplumsallaştırmak ve bununla alanlara çıkmak gerektiğini söyledi. Hiç kimsenin kölesi hiç kimsenin namusu olmadıklarını dile getiren Aras, "Bizim özgürlüğümüz namusumuzdur. Toplumun özgürlüğü de bizim özgürlüğümüzden geçecektir. 40 yıla yakın verdiğimiz mücadelede geldiğimiz nokta çok önemli. Aslında Kadın Kurtuluş İdeolojisi 21. yüzyılda güncellendi. Yaşamın tamamını kapsayan bir noktaya geldi. Ve dediğimiz gibi jineloji ile bu temelde kendimizi ve toplumu tanımlamaya başlıyoruz. Yaşamı ve evreni tanımlıyoruz" dedi.

İddia büyük
Kadının özgürlüğü gerçekleşmeden dünyaya barışın gelemeyeceğini, yoksullukların bitmeyeceğini ve eşitlik ile adaletin gerçekleşmeyeceğine dikkat çeken Aras, egemen sistemle ve erkek egemen devletçi sistemle mücadele etmesi gerekenin başta kadınlar olduğunu belirtti. Tüm farklılıklar tüm ezilenler gibi bu inancı bu güveni taşıdıklarını dile getiren Aras, "İddiamız büyüktür. Ve bu iddia ile birlikte hareket ettiğimiz için de büyük kazanımlar yakaladık. Hem siyasette hem sosyal yaşamda, yaşamın her alanında büyük mücadeleler yarattık. Bu topluma da yansımaya başlıyor. Fakat yeterli mi? Değil tabii ki. Biz daha fazla evlere, mahallelere gitmek ve bu ideolojiyi, bu mücadeleyi, bu paradigmayı toplumsallaştırmak için de yolumuza devam edeceğiz" dedi.

DİHA/AMED