
İZLENİM / Erkan Gülbahçe
Avrupa’da 15 Şubat Komplosu bu yıl çok yoğun etkinliklerle kınandı. Bu etkinliklerin en kapsamlısı ise Mannheim- Strasbourg ve Lüksemburg- Strasbourg Uzun Yürüyüşleriydi.
10 günlük Lüksemburg- Strasbourg Uzun Yürüyüşü’nde başlangıçta 15 ülkeden 67 enternasyonalist Kürt dostunun sayısı, ilerleyen günlerde yeni katılımlarla 100 yaklaştı.
Bu yürüyüşe Demokratik Konfederalizm’in minyatür diyebiliriz.
Farklı ülkeler, farklı düşünceler ve değişik mesleklerden insanlar kurdukları komünle yaşamı ortaklaştırdı.
Komünlerde sorunlarını tartıştı, sorunların çözümü için kararlar aldı. Komün sözcüleri genişletilmiş toplantılarda alınan kararları pratiğe aktarıyordu. Güvenlik ve ekoloji ise komün toplantılarda en fazla ele alınan konulardı.
Dağıtılan bildirilerin, çay ve kahve bardaklarının ekolojiye uygun olmadığı enternasyonalist devrimcileri tarafından eleştiri konusu oldu.
Tek plastik bardağı cebinde saklayıp bütün gün kullanan yürüyüşçülerin sayısı hiçte azımsanmayacak kadar çoktu.
Portekizli Ernesto Durruti, "Eskiden deniyordu ki 'Kürtlerin tek dostu dağlardır' ama bu yürüyüş, Kürt halkının dostlarının da olduğunu gösterdi. Kürt halkıyla dayanışma giderek de büyüyecek" diyordu.
Öcalan’ın "herkes öz savunmasını gerçekleştirmeli" önerisine uymamazlık edilemezdi. Enternasyonalistlerin öz savunmaya çok önem verdikleri açıkça görülüyordu.
Öğle yemeği dışarıda yenirken, güvenlikten sorumlu Kürt gencinin arabaya oturması bir enternasyonalisti bir hayli endişelendirmiş, organizeden bir arkadaşın yanına yanaşarak
"Hival nabe, nabe ewlekari erabede ye - Yoldaş olmuyor olmuyor güvenlik arabada" demesi gülüşmeler neden olmuştu.
Govendler eylemlerin olmazsa olmazıydı…
Onlar Kürt folklorunu öğrendi, Kürtler de 100’e yakın folklor öğretmenini kazandı.
Enternasyonalistlerin bir çoğu ziyarete gelenlerle Kürtçe konuşuyordu. Bu ziyaretçileri oldukça da şaşırtmıştı.
Yıllardır Avrupa’da yaşayıp, kaldıkları ülkelerin dillerini öğrenmemek için direnen Kürtlerle daha iyi bir diyalog için, Kürtçe öğrenme çabaları ve verilen her arayı değerlendirip, gruplar halinde harıl harıl Kürtçe öğrenmeleri ise farklı bir noktaydı.
10 günlük zorlu Uzun Yürüyüş’ün ardından enternasyonalistler, Kürdistanlılar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Onların farklı dillerde attıkları sloganlara da Kürdistanlılar ayak uydurmaya çalıştı.
Bu arada, Mannheim’dan gelen Kürt gençleri de ayak sesleri, sloganlarıyla alanı inletiyor ve adeta "Biz buradayız" diyorlardı.
Görkemli yürüyüşün ardından Alman, Basklı, İspanyol, İngiliz, İsviçreli, Portekiz, Katalan, Endelüs ve diğer halklardan eylemciler sahneye çıkarak, kendi dillerinde konuşma yaptı. En büyük alkışı ise Kürtler gibi devletsiz ve hak mücadelesini veren Bask, Katalan ve Endülüs temsilcilerin konuşmaları aldı.
Enernasyonalistlerin yürüyüşte besteledikleri "Oy Kurdistan" parçasını tam da hep vurguladıkları ekolojik dengeyi esas alarak, bardak, pet şişe, çatal, kaşık, tabaktan enstrümanlar eşliğinde söylemeleri Kürdistanlıların büyük beğenisini aldı.
