Her hafta yeni bir şart, her ay yeni bir gerekçe üreterek bu tarihi imkan tüketilemez
- DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, “Sayın Öcalan'ın koordinatörlüğünde Barış ve Siyasallaşma Kurulu artık gecikmeden kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır” dedi.
İktidarın süreçle ilgili artık karar alma ve somut adım atma aşamasına geçmesi gerektiğini belirten DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, "Meclis daha fazla sorumluluk alsın, gerekli yasaları çıkarsın, kayyum sistemini bitirsin, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engelleri kaldırsın, hukuku herkesin güvencesi haline getirsin" diye konuştu.
Bakırhan, partisinin Grup Toplantısı’nda konuştu. Bugün itibarıyla iki yılı aşkın süredir önemli bir süreçten geçildiğini anımsatan Bakırhan, önemli adımlar atıldığını ve en son 8 Ekim'de Türkiye'den tamamen çekilme kararının paylaşıldığını belirtti. Bakırhan, "Fesih yapıldı, silahlar yakıldı, bunlara şahitlik ettik, çekilme kararı açıklandı. Kamplar boşaltılıyor, toplum bu sürece umutla bağlandı ve büyük bir anlam da yüklüyor. Bu kadar açık bir tablo karşısında artık beklemenin bir gerekçesi kalmadı" dedi.
Niyet anlatma, karar al!
İktidarın ‘Artık neyi bekliyorsunuz? Artık daha ne yapılması gerekiyor?’ sorusuna sessizlikle cevap veremeyeceğini belirten Bakırhan, şöyle devam etti: "İktidar artık niyet anlatmayı bir kenara bırakıp karar alma aşamasına geçmelidir. Somut adım atma aşamasına geçmelidir. İnsanlar bize her yerde 'Sayın Öcalan ne zaman özgür iletişim ve yaşam koşullarına sahip olacak? Sayın Öcalan ne zaman doğrudan kamuoyuna seslenebilecek? Cezaevleri ne zaman boşalacak? Sürgündeki kardeşlerimiz ne zaman dönecek? Dağdakiler ne zaman demokratik siyasete dönebilecek? Hasta tutsaklar ne bekliyor?’ sorularını yöneltiyor. Her şeyi anladık da insanlar içeride tedavi olamıyor. Sait Yıldırım, infaz süresini 33 yılı aşkın süredir cezaevinde doldurmasına ve kronik hastalıklarına rağmen bırakılmıyor. Hasta tutsaklar neyi bekliyor? Kayyumlar ne zaman gidecek?
Barış, bekletilemez
Barış bekleme salonunda tutulacak bir şey değildir. Her hafta yeni bir şart, her ay yeni bir gerekçe üreterek bu tarihi imkan tüketilemez. Açıkça diyoruz: Meclis daha fazla sorumluluk alsın, gerekli yasaları çıkarsın, kayyum sistemini bitirsin, ifade ve örgütlenme özgürlüğü önündeki engelleri kaldırsın, hukuku herkesin güvencesi haline getirsin. Bir somut adımın da altını özellikle çizmek istiyorum. Sayın Öcalan'ın koordinatörlüğünde Barış ve Siyasallaşma Kurulu artık gecikmeden kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Silahsızlanma bir irade beyanı ile tamamlanamaz. Onu sonuca götürecek bir mekanizma gerekir. O mekanizma bu kuruldur. Bu kurulda çalışacak isimler, Sayın Öcalan'ın gerekirse 7/24 saat barış mesaisinde olmalıdır. Bu kurul beklenmeye alınamaz. Hemen kurulmalı, hemen çalışmaya başlamalıdır.
Korku siyasetinden vazgeçin
Barışı, siyaseti konuşan herkes neden bir şekilde cezalandırılıyor? Bir elinizde barış deyip öteki elinizle toplumu ve basını susturamazsınız. Halk TV'ye kayyum atıyorsunuz. Bir şirket sahibine yönelik iddialar yüzlerce gazetecinin emeğine, milyonlarca insanın haber alma hakkına müdahalenin gerekçesi olamaz. Fon ile ilgili konuşan gazeteciler gözaltına alınamaz. Dipnot Yayınları'nın Mahir Çayan kitabı toplatılıyor. Yayıncısı yargılanıyor. Mezopotamya Ajansı’na, JINNEWS’e, Yeni Yaşam gazetesine dönük sansür ve erişim engelleri hâlâ devam ediyor. 21. yüzyıldayız ve hâlâ hangi kitabı okuyacağımıza iktidar mı karar verecek? Bu yüzyılda hangi belediyeyi kimin yöneteceğine iktidar mı karar verecek? Bu uygulamaların adı; korku siyasetidir.
Barış sürecinde savaş harcamaları
Geçen hafta 2027 yılı bütçesi sunuldu. Savunma harcamaları yüzde 60 artmış. Kardeşim iki yıldır bir mermi atılmadı. Ülkede PKK çekiliyor, senin sınırlarından çekiliyor, kampları boşaltıyor. Hayırdır barış sürecinde silaha yüzde 60 daha fazla bütçeden para ayırıyorsun? Bu ülkenin barışa olan ihtiyacı bu kadar açıkken kaynakların savaşa, silah harcanmasına aktarmak nasıl izah edilecek? DEM Parti olarak kaynakların savaşa ve rantiyecilere değil, yoksullara, emeklilere ve emekçilere ayrıldığı bir bütçe için mücadele etmeye devam edeceğiz. 'Ekmek, Barış ve Adalet İçin Bütçe' şiarıyla 24 Ekim'de bir kampanya başlatıyoruz.”
Soruları da yanıtladı
Bakırhan, toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin, “Kasım ayını işaret etmiştiniz. MGK’nın Kasım sonunda toplanması bekleniyor. Bugün de hem Meclis’e hem de iktidara yönelik çağrılarınızı yinelediniz. Kasım'a yetişecek gibi duruyor mu?" sorusunu yanıtlayan Bakırhan, “Teyit ve tespit raporunun bir an önce açıklanması gerekiyor. MGK'nin adımlarından önce yapılacaklar da var. Belediyelere kayyum atanmış. Bu kayyumlar dönebilir. Bunun için teyit ve tespit raporuna gerek yok. Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Kobanê Kumpas Davası'nda yargılananlar serbest bırakılabilir. Düşüncelerini açıkladıkları için içeride olanlar bırakılabilir. Bir taraftan sadece teyit ve tespit raporunu işaret etmek diğer taraftan hiçbir şey yapmamak, halkımız tarafından eleştiriliyor. Bu süreci biraz hızlandırmak, başarılı bir şekilde amacına ulaşmasını sağlamak sadece bizim görevimiz değil, aynı zamanda iktidarın da görevi olduğunu belirtmek istiyorum" dedi.
MGK kararının takvimine dair sorulan bir soruya ise Bakırhan, "Ne zamana yetişeceği atılacak adımlarla da biraz bağlantılı diyelim. Ancak tek taraflı ciddi ve samimi bir şekilde bir ilerlemenin olduğunu biz de görüyoruz ve takip ediyoruz, bunlar önemlidir" cevabını verdi. ANKARA