- DEM Parti Eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. İki saat süren görüşmenin ardından sürece destek teyit edildi.
DEM Parti, Kürt meselesinin çözümü için yürütülen süreç kapsamındaki temaslarını sürdürüyor. Bu kapsamda önce DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, AKP yetkilileri ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşmüştü. Dün ise Eşbaşkanlar nezdinde ilk kez YENİ Parti ziyaret edildi. DEM Parti Eşbaşkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti. Eşbaşkanlara, Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit eşlik etti. DEM Parti heyetini, YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir karşıladı.
Yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. İlk konuşan Bakırhan, şunları söyledi:
“Türkiye’deki yürüyen bu sürece ilişkin düşüncelerimizi Sayın Genel Başkan ve heyeti ile paylaştık. 'Çerçeve yasa'yla birlikte yeni bir döneme girdik. Uygulama aşamasına geçmesi gerekiyor. Bu yasanın uygulanması için başta topluma, emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Meclis Başkanımız da bu konuda bir sorumluluk almalı, bir an önce bu yasanın uygulanması için gerekli adımların atılmasına artık biraz yol açmalıdır.
Meclis’te bir Meclis İzleme Kurulu oluşturulacaktı, o da henüz oluşmadı; bir an önce artık oluşturulması gerekiyor. Meclis’teki bütün siyasi partilerin de bu kurulda bulunmasının bir yolu bulunmalı. Sanırım Meclis Başkanı da bu konuda siyasi partileri ziyaret edecek.
Bir rekabet başlığı değil
Barış, iktidar ile muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Özgür Başkan’la da yaptığımız görüşmede onlar da bunu çok net bir şekilde ortaya koydular. Türkiye’nin hem iç toplumsal barışını sağlaması hem de bununla birlikte demokratik adımları atması gereken bir süreçtir. Dolayısıyla bu, siyasi partiler arasında bir rekabet değil; tam tersine ortaklaşılması gereken bir zemin olarak görülmeli ve öyle bakılmalıdır. Burada siyasi partiler ortak sorumluluk almalıdır, çünkü bu süreç sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasa, sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti’yi ilgilendiren bir yasa değil.
YENİ Parti'nin rolü
Bu konuda YENİ Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel ve yeni yönetimine de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına, bu konuda direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular. Bu süreç, partiler üstü bir süreçtir.
Problemler de var
Tabii ki bu süreçte kimi problemler de var. DEM Parti bunu da hep açık yüreklilikle dile getiriyor. Bir taraftan barış süreci, diğer taraftan haksızlık ve hukuksuzluklar olduğu zaman biz de rahatsız oluyoruz ve bu konuda kendi tavrımızı da her zeminde çok net ve açık bir şekilde ortaya koyduk. Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basına ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerden artık vazgeçilmelidir. Türkiye’nin en acil ihtiyacı ortak akılla, diyalogla, müzakereyle hareket ederek başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini çözmektir. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren daha fazla siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır.”
Süreçten herkes faydalı çıkar
Ardından Özgür Özel konuştu. Türkiye’deki barış sürecinden herkesin faydalı çıkacağını; hem ülkenin yeni acıları yaşamayacağını hem de silahlanmaya değil, kalkınmaya bütçe ayrılacağını belirten Özel, şunları söyledi: "Ülkede yaşayan herkesin tüm farklılıklarıyla kardeşçe yaşayabileceği bir ortam için önemlidir. Biz bu noktada 'Tarihin doğru tarafında yer almak gerekir' dediğimiz ilk günkü tutumumuzu son ana kadar değiştirmedik ve bu tutumumuzu tekrar teyit ediyoruz. Altına hep birlikte imza attığımız Komisyon raporunun 7. kısmı, demokratikleşme adımları, Meclis’te altında imzası bulunan herkesin gayretini ve bir an önce harekete geçmesini bekliyor. Düşünün ki seçilmişler hâlen daha hapiste yatıyorlar ve bu konuda atılan hiçbir adım yok. Kayyumlar görevine devam ediyor. AYM ve AİHM kararları uygulanmıyor.
Bir yanda yönetme kabiliyetini yitirmiş, ülkeyi fon vurguncularına soydurmuş beceriksizlikler ya da kötü niyet dururken; diğer yanda kendi attıkları imzaya dahi sahip çıkmayan, demokratikleşme adımlarını atmayan, aksine raporun yazıldığı güne göre bile çok daha geride bir Türkiye’ye Türkiye’yi taşıyan bir iktidarla karşı karşıyayız.
Biz de bu tip diyalog kanallarını sürekli açık tutmaya ve muhalefetin tüm bileşenleriyle birlikte olmaya, birlikte çalışmaya, birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyoruz.” ANKARA