35. kuruluş yıldönümü kutlamalarında öne çıkan diğer bir nokta ise “hiç kimseden beklemeden özgür yaşamı kendimiz inşa edeceğiz” mesajı oldu. Yani Kürt toplumu, kendi kültüründen ekonomisine kadar tüm ihtiyaçlarını Demokratik Özerklik çerçevesinde kendi özgücüne dayanarak kendisi inşa edecek. Bu konuda KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan, geçen ay gazetemize verdiği söyleşide şunları belirtmişti: “Devletten istenenleri yok eden, ortadan kaldıran zaten devletin kendisi. Devletin yok ettiği şeyleri dönüp devletten istemek beyhude bir beklentidir, yanılgıdır. Aslında cellattan özgürlük istemek gibi bir şey oluyor. Her kim ki ezilen sınıflar içerisinde, böyle bir zihniyet taşıyorsa o özgür değildir, köledir, teslim alınmıştır, beyniyle, ruhuyla, zihniyetiyle sömürgeleştirilmiş, zihniyet soykırımı, sömürgeciliği gerçekleştirilmiş demektir… Gerçekten de bir demokrasi seferberliği, demokratik toplum örgütlenmesi seferberliği, kendi kendini örgütleyip özgürce yaşama seferberliğini yaşatmak lazım. Böyle bir örgütsel hamlenin gerçekleştirilmesi gerekli.”
Kuruluş ve iki mesaj
Geçtiğimiz hafta Kürdistan’da ve Kürtlerin yaşadığı her yerde PKK’nin kuruluş yıldönümü çeşitli etkinliklerle kutlandı. Kutlamalara katılan onbirlerce kişinin temel taleplerinin başında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü vardı. Bütün konuşmalar ve atılan sloganlarda bu vurgu öne çıktı. Kürt halkı kendi özgürlüğünü Öcalan’ın özgürlüğünde görmektedir. Bu nedenle de “Bê Serok jiyan nabe” sloganı eylemlerin en temel sloganı haline gelmiştir. Sorunun çözümü için Öcalan’ın koşullarının düzeltilerek müzakerelere uygun bir hale getirmesini istemekte ve bunun mücadelesini vermektedir. Kürt halkı tüm gücüyle Öcalan’ın özgürlüğüne kilitlenmiştir.