
Yaşadıkları sorunları değerlendiren Kürt gençleri, kurumların yetersizliklerini ve yapılmasını gereken öncelikleri dile getirdiler. Gençler, kurumların çekici olması için daha planlı bir çalışmanın yürütülmesi ve gençlik merkezlerinin açılması, dil, sanat, kültürel faaliyetlerinin düzenli yapılmasını istiyor.
Sürgünde yaşayan Kürt halkının yeni kuşağı gençler, Kürt kurumlarını nasıl değerlendiriyor? Kurumların varlığı ya da yürüttüğü hizmet, onlara nasıl yansıyor? Diyaspora ya da sürgünde genç olmanın, gençler üzerindeki etkisi nedir? İşte bütün bu soruları Kürt gençlerine sorduk.
İsviçre’nin değişik kentlerinde yaşayan Kürdistanlı gençlerin sorularımıza verdiği cevapları, okurlarımızla paylaşıyoruz.
Mustafa Yılmaz:
Biz gençler, içinde yaşadığımız sistemin yoz yaşamını reddetmeli, kendi ahlak ve kültürümüzle yaşamalıyız. Bunun için de Kürt kültür kurumlarımızın daha iyi bir şekilde çalışması gerekiyor. Gençlerin kurumları kendi evi gibi görmesi, kurumlarında kendi dilini ve kültürünü öğrenmesi gerekiyor.
Fakat kurum çalışanları ile gençler arasındaki ilişkilere baktığımızda bu ilişkilerin çok kopuk olduğunu görebiliyoruz. Dolayısıyla gençler de kurumları evi gibi hissetmiyor ona yabancılık duyuyor ve sıkıcı buluyor. Özellikle bu durum aşılmalı. Yine biz Kürt gençleri olarak kültürel anlamda eksiklik yaşıyoruz. Bunu giderebilmemiz için kültür komisyonlarımız daha aktif olmalı. Sürekli etkinlikler düzenlemeli. Faaliyet gösteren kurumlarımız bir okul gibi faaliyet yürütmeli. Kurumlarda, Kürtçe dil kursları başta olmak üzere, folklor ve saz kursları olmalı.
Berîvan Demir:
Kürt kurumlarının, gençler için daha yararlı olabilmesi için gençlere hitap etmesi gerekiyor. Ama ne yazık ki kurumlara baktığımızda ne gençlik alanı var ne de bir genç kadın odası. Gençler ilişkin çalışmalar özgün olmalıdır. Onların kendilerini, rahat hissetmesi sağlanmalı. Fakat kurum çalışanları ile ilişkilerde bir kopukluk olduğunda gençler de kendilerini daha rahat hissetmiyor.
Gençlerin yapmak istedikleri birçok etkinlik yer sorunu olduğu için ya iptal ediliyor ya da uygun olmayan bir zamana erteleniyor. Bundan dolayı da yapılan etkinlikler tam işlevli olamıyor. Bu bakımdan gençlerin etkinlikleri diğer kurumlarca boşa çıkarılıyor diyebiliriz. Bence bu sorunların olmaması için gençlik merkezleri açılmalı. Bu merkezlerde her türlü kültürel, sosyal ve siyasal aktiviteler ve kurslar olabilmeli. Gençlik merkezleri, gençler için muhteşem bir eğitim evi olabilir.
Vicdan Kabayel:
Kurumlarımız evimizdir. En güzel şekilde bu evlerimize sahip çıkmalıyız. Kurumumuzda daha daha farklı yüzler de olmalı. Çünkü hep aynı kişiler olursa bir yenileme de olmaz. Oysa buralarda binlerce insanımız yaşıyor. Sürekli nerede bir Kürt varsa ona ulaşılması gerekiyor. Kurumların daha çok kadınlara ve gençlere önem vermesi gerekiyor. Fakat kadın hareketine baktığımızda sadece toplantıdan toplantıya buradalar. Bu ciddi bir eksikliktir.
Kurumlarda kadınlara hitap eden kursların açılması ve etkinliklerin yapılması gerekmektedir. Eskiden yapılan kurslara çocuklar geliyordu. Doğal olarak onun annesi ve kardeşi de geliyordu. Bu durumda kurumuz dolup taşıyordu. Bayram havası vardı hep. Ama şimdi bu tür etkinlikler olmadığı için o coşkuyu da göremiyoruz. Çocuklarımız için, geleceğimiz için folklor kursunun yanı sıra Kürtçe dil kursu, Kürtçe film günleri olmalı. Kültürel aktivitelerimiz arttırılmalı ve kültür, sanat, sinema ve tiyatro kursları olmalı.
Rojîn Tarhan:
Kurumlar daha fazla aktifleşmeli. Bunun için girişimlerde bulunulması gerekmekte. Sabahtan akşama kadar tavla oynanan bir yer değilde, eğitim alanına dönüştürmeliyiz. Bunun içinde gençler üzerinde durulmalı. Kültür, sanat, spor ve sinama gibi alanlarda kurslar açılmalı. Gençlerin sürekli kurumlarda aktif olması gerekiyor. Eskiden tiyatro yapılıyordu. Tiyatro çalışmaları yapılırken kururumuz çok kalabalıktı. Büyük bir aile gibi oturup çay içip sohbet edebiliyorduk. Kurumlarımızda artık o sıcaklığı göremiyoruz.
Birçok insanımız etkinlikten etkinliğe ya da toplantıdan toplantıya geliyorlar. Bu büyük bir eksiklik. Kurumlar sadece toplantı yerleri değil, sorunlarını çözebilecekleri, oturabilecekleri bir alandır. Gençlerimizin çoğu kendi anadillerini bilmiyorlar. Bu eksiklerin giderilmesi gerek. Dil kursu başta olmak üzere diğer kültürel ve sanatsal kursların açılıp sorunsuz bir şekilde çalışması gerekiyor.
DELİL TEKİN/ZÜRİH