MURAT MANG / BIELEFELD


Almanya’da bu sene yılbaşı Berlin saldırısının gölgesinde, yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşti. Buna rağmen merkezi yerlerden sokak aralarına kadar birçok yerde kutlamalar gerçekleştirildi. Yine de patlatılan havai fişeklerle yeni yıla girildi. 

Renkli ve coşkulu bu kutlamaların görünmeyen, gözardı edilen sonuçları da var kuşkusuz; ekonomik maliyeti, hava kirliliği, yaralanmalar gibi. Yılbaşı kutlamaları için sadece Almanya genelinde yaklaşık 133 milyon Euro harcanmış. Piroteknik Sanayi Derneği’nin (Verband der Pyrotechnischen Industrie) verilerin göre geçen yıl da Almanya’da aynı miktarda para harcanmış. Bu miktara dünya genelinde yapılan harcamaları da katarsak oldukça büyük bir rakam çıkar kuşkusuz. 

Çevre kurumları uyarıyor

Büyük küçük, çoluk çocuk demeden her yaştan insanın gece yarısı havaya fırlattığı havai fişekler, yeni umutlara, yeni bir yaşama dair coşkusu elbette anlaşılır ve bir kültür haline gelmiş. Fakat dünya geneline baktığımızda ortaya çıkan faturası da kabarık. Havaya yayılan barut kokusu ve çevreye verdiği zarar da unutulmamalı tabiki. Havaya yayılan barut ve diğer kimyasal maddelerin havayı büyük oranda kirlettiğine ilişkin çevre kurumlarının da uyarısı var. Ayrıca havai fişeklerten geriye kalan kalıntıların günlerce temizlenmemesi de ayrı bir sorun olarak her yıl olduğu gibi bu yılda yaşandı.

8 bin kişi zarar görüyor

Almanya Çevreyi Koruma Dairesi’nin (Umweltamt) yaptığı açıklamaya göre yeni yılın ilk gününde hava kirliliği değerleri 1000 gr/m3 olarak ölçülmüş. Her yılbaşında 4 bin ton toz (ince toz) (PM10) ile hava kirletiliyor. Bu 4 bin ton ince toz yıllık trafikte üretilen hava kirliliğin yüzde 15’ine tekabül ediyor. 

Almanya’da her yılbaşında yaklaşık 8 bin kişi havai fişeklerden zarar görüyor. Bunlar arasında el ve yüzlerde yanmalar, gözlerin yaralanması/zarar görmeleri veya ömür boyu sağır olma en çok tespit edilen yaralanma şekilleri de var.

Astım başvuruları arttı

Alman Doktorlar Dergisi’nin açıklamasına göre 8 bin insandan üçte birinin kulak zarı ömür boyu tedavisi mümkün olmayacak şekilde zarar görüyor.

Yine veriler, yeni yılın ilk günü astım hastalarının hastanelere başvurularında da büyük oranda artış görüldüğü belirtiliyor. 

Yeni bir dünya mümkün 

Dünyanın birçok coğrafyasında açlıkla mücadele edilirken, savaşlardan dolayı milyonlarca insan evinden, yurdundan kaçarak yollara düşmüşken (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği UNHCR’nin verilerine 2015 yılı sonu itibari ile 65 milyonun üzerinde) ve daha nice sayacağımız olumsuz yaşam koşulları varken, bu harcamaları daha iyi bir dünya kurmak için kullanabilsek daha iyi olurdu diye düşünmekten de alıkoyamıyorum kendimi.

Herkesin yeni yılını kutluyorum…