Tekmil televizyonların ortak yayınında, "benim baş örtülü kızlarıma, baş örtülü bacılarıma saldırdılar. Yerlerde süründürdüler, çocuğunu taciz ettiler" diye haykırıyordu.
Aylar sonra, söylediklerinin yalan olduğu çıktı ortaya. Neyse ki, "kutsal türban ve türbanlı bacıya saldırı" yalanına kanıp, yeni vahşetler yaratılmadı.
Suçladıkları meçhul hayali siviller, ama onun emir ve komutasındaki devlet Van’da, Hakkari, Diyarbakır, Yüksekova’da tanklar (panzer), zehirli gaz, kurşun ve kalaslarla Kürt kadınlarına saldırıyorlardı. Kürt kadın Milletvekilleri Ayla Akat, Aysel Tuğluk, Pervin Buldan "kutsal bacılar ağabeyi"nin komutasındaki güçlerin bedenlerinde açtığı yaraları kaşıyor, eski milletvekili Sevahir Bayındır sakat yaşıyordu.
Kürt kadınları, "çocuklarımızı öldürmeyin" diyerek, Diyarbakır sokaklarına çıkmaya hazırlandıklarında, "kutsal bacıların ağabeyi" Ankara’da gürlemiş ve "kadın da olsa, çocuk da olsa gözünün yaşına bakmayacağız" emrini bütün dünya duymuştu.
Gerçekten, kadın da olsa, çocuk da olsa, kimsenin gözünün yaşına bakılmamış, devlet ordusu ve polisiyle köle beyi kesilmiş, sokaklar insan mezbahanesine çevrilmiş, emre itaatsızlık eden Kürtleri öldürerek, işkence ederek cezalandırmıştı, köleci çağın "tarihini tekkerrür" ettirerek…
Ah, ben senin insani vicdanını, Allah'a inancını, "türbanlı bacı"ya düşkünlüğünü seveyim, onlar da insan, bacı, ana, nineyse eğer birer kadındı.
Senin emrindeki Tanklar (panzer), kurşun, zehirli gaz ve eli kalasların hücumundan sonra yarısı çocuk, devlet eliyle öldürülmüş on insan bedeni toplanmıştı, yerden.
Vahşi hücumdan kaçan analar, bacı ve nineler eli kalaslılar tarafından yere düşürülüyor, 1800’ler Amerikası'nda, tarladan kaçmış köleye yapılanın tıpkısıyla, kollarından yakalayıp yerde sürükleniyor, üçünü, beşini bir araya topluyor gelen copluyor, giden tekmeleyip, kalasla vuruyordu.
Bırak, fiske vurulmamış bacı masalını, yaptıklarına bak derler adama!..
Başkasına saygı göstermeyi bilmeyen, yaşama, görüşlerini açıklama özgürlüğünü tanımayan birinin dokunulmamış yandaşını "kutsal bacı" ilan etmesinin gülünesi halleri, öbür yanda devlet eliyle Kürt kadınlarına yapılanlar…
O kadınların hiç biri, "Allah, Allah" sedalarıyla hırsızlığa, kalpazanlığa, soygun ve rüşvete çıkmış düzenin kadınları değildi. İnsanlık onuru koşucusu Kürt kadınlarıydı, onlar. Bu mu suç, olan?
Onlara bunu reva görecek, sonra "benim türbanlı bacıma dokundular" yalanıyla, toplumsal kışkırtıcılık yapacak, yeni yangınlara çakmak çakacaksın!..
Ah ben, senin insani vicdanını, Allah sevgini seveyim e mi?
Kutsal 'bacılar' ve Kürtler!..
TC Başbakanı Erdoğan, ağzında "türban, ha türban" yaleylisinin, "kutsal bacılar" ağıdıyla, toplumsal yangınların fitilcisi gibi ortalıkta dolanıyor. İnsanlar, her saniye "aceba, şimdi hangi toplumsal yangını kibritliyor" korkusunda.