Kürt sinemacı Yılmaz Güney’in ölüm yıldönümü olan 9 Eylül’de başlayan 7. Uluslararası Duhok film Festivalinden Kuzey filmleri birçok dalda ödüle layık görüldü.
Bu yıl 7. düzenlenen Duhok Uluslararası Film Festivali, gerçekleşen ödül töreninin ardından sona erdi. Birçok filmin gösterildiği, panellerin, müzik dinletilerinin ve konserlerinin dzüenlendiği festival Kürt yönetmen Yılmaz Güney’in vefatının yıldönümü olan 9 Eylül’de start aldı. Bir hafta boyunca birçok gösterimin yapıldığı festivalde ödüller 16 Eylül akşamı sahiplerini buldu. Kuzey’den katılan Kürt yönetmenlerin filmleri festivale damgasını vurdu. Festivalde Konyalı Kürt Yönetmen Sami Mermer’in Hind Benchekrour ile çektiği ”Xalko” adlı filmi uzun metraj dalında En İyi Kürtçe Film olarak Altın Yaprak ödülünün sahibi oldu. Muşlu Kürt Yönetmen Serhat Karaaslan, ”Görülmüştür” adlı uzun metraj filmi de en iyi senaryo ve en iyi yönetmen ödüllerine layık görüldü. Kısa film dalında en iyi film ödülünü Geverli Kürt Yönetmen Yılmaz Özdil’in çektiği Barê Giran(Ağır Yük) değer görülürken, Kısa Film Jüri Özel Ödülü de Bitlisli Kürt yönetmen Ferhat Özmen’in Karganın Aşınan Gagası (Nikilê Qirikê ê Xepirî) adlı kısa filmine verildi. Rojhilatlı Kürt Yönetmen Kambozia Partovi’nin Kamyon adlı filmi de ödül alan filmler arasında yerini aldı.
Her Mal Dibistanek’e en iyi belgesel ödülü
Amed’de kayyumlar tarafından kapatılan Ferzad Kemanger Kürtçe okulu öğrencilerinin, okul kapatıldıktan sonraki hikayesine odaklanan “Her Mal Dibistanek” adlı belgesel festivalde “En İyi Belgesel” ödülüne layık görüldü. Ardîn Dîren’in yönetmenliğini üstlendiği ve kısıtlı imkanlarla çekilen belgesel, gösterildiği 3. festivalden de ödülle döndü. Festivale ve belgesele ilişkin olarak görüştüğümüz Dîren, şunları kaydetti:
Ferzad Kemanger’in hikayesi
“Çekmiş olduğum belgesel film belediye tarafından açılan ancak kayyum tarafından kapatılan Ferzad Kemanger okulunu konu alıyor. İlk defa Kürtçe eğitim konusunda Kuzey’de bu düzeyde bir okul açıldı ve her geçen gün öğrencisi artıyordu. Ama kayyumlar geldikten sonra bu okul kapatıldı. Okulun en önemli özelliği 1. sınıftan 5. sınıfa kadar Kürtçe ders veriyor olmasıydı. Okul kapatıldıktan sonra da aileler, öğretmenler ve öğrenciler bir araya gelip eğitimlerine evlerde devam etmeye çalıştılar. Bence belgesel de bu mücadeleyi konu edindim. Evlere gidip, Kürtçe derslerini çekmeye başladım. Belgeselimiz bu şekilde oluştu. Amed’de çekimlerini yaptığım belgeselde yer alan kişilerin tamamı Ferzad Kemanger öğrencileri, velileri ve öğretmenleri. Çekimler için herhangi bir katkı alamadım maalesef. Tamamen kendi imkanlarımla bu belgeseli çektim. Gösterimin yapıldığı her yerde izleyicilerden büyük tepkiler aldık. Bu filmin 3. festivali. Daha önce FilmAmed’de gösterimi yapıldı. Haziran’da da İstanbul Dokumentarist Film Festivalinde gösterildi. 3. festivalimiz de Duhok Uluslararası Film Festivali oldu. Şu ana kadar katıldığımız tüm festivallerde en iyi belgesel ödülünü aldık. Duhok’ta da bu ödülü layık görüldük. Bu Duhok’ta aldığım üçüncü ödülüm oldu aynı zamanda. Belgesel önümüzdeki günlerde Hamburg Film Festivali olacak, orada da gösterimi yapılacak. Yapılacak film festivallere de katılacağız.”
KÜLTÜR SERVİSİ