İHD Amed Şubesi’nin raporuna göre geçen yıl 54’ü çocuk 2 bin 837 kişi gözaltına alındı, 2 bin 368 eve baskın yapıldığı, 5 kent ve bağlı 16 ilçedeki 565 köy ve mahallede 16 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2018 Yılı İnsan Hakları İhlalleri Raporu"nu dernek binasında açıkladı.
İHD Eşbaşkan Yardımcısı Rehşan Bataray Saman, 2 yıl boyunca toplumsal yaşamın her alanına nüfuz eden OHAL sürecini, hukuk ve demokratik yaşamın yapısını zedeleyen ve tahribatlar oluşturan, insan hakları ve özgürlükleri tamamen baskı altına alan, yargı mekanizmasının siyasi söylemlerin etkisinde kalarak adalet ve hakikat anlayışını derinden yaralayan bir süreç olarak tanımladı.
Örgütlenmeye sınırsız saldırı
Yargının siyasetin vesayetine girdiğine dikkat çeken Bataray, Türkiye’de, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sınırsız bir tehdit altında olduğunu söyledi. Düşüncelerini ifade ettikleri için bugün binlerce siyasetçi, akademisyen, gazeteci ve hükümet politikalarına muhalif insanların tutuklandığının altını çizen Bataray, uzun tutukluluk hali ve verilen maddi-manevi cezaların, siyasi iktidar karşısında muhalefet gösteren toplumsal ve bireysel kimlikleri ortadan kaldırmayı amaçlayan bir cezalandırma aracına dönüştürüldüğünü vurguladı.
Hasta tutsaklar ölüme teslim
Kuzey Kürdistan’da 2018’de işkence, kötü muamele, hapishanelerdeki ihlaller, toplanma, gösteri hakkına yönelik yasaklar, müdahaleler, düşünce, ifade, basın özgürlüğü, kadın ve çocuklara yönelik şiddet, ekonomik, sosyal haklardaki kayıplar gibi pek çok değişik ve kategorik konularda hak ihlallerinin ortaya çıktığını belirten Bataray, “İşkencenin yaygın ve sistematik olarak gündeme geldiği bir başka alan ise hapishanelerdir. Sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim, aile görüşü haklarının kısıtlanması gibi ihlaller hapishanelerdeki başlıca hak ihlalleridir. Derneğimiz tarafından tespit edilen verilere göre hapishanelerde 402'si ağır olmak üzere toplam bin 154 hasta mahpus adeta ölüme terk edilmiştir” dedi.
Tecrit çözüme engel
Bataray, Öcalan ve aynı hapishanede bulunan 3 siyasi tutsağın avukatları ve aileleriyle görüştürülmemesinin insan hakları ihlali olduğunu vurguladı. Bu durumun Kürt sorununun çözümü açısından da çok ciddi riskleri barındıran bir hal almakta olduğunu belirten Bataray, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven başta olmak üzere cezaevlerinde bulunan 290’ı aşkın siyasi tutuklunun farklı tarihlerde, İmralı’da uygulanan tecrit politikalarını protesto etmek amacıyla süresiz-dönüşümsüz olarak açlık grevleri eylemlerine başladıklarını hatırlattı.
Çözüm için müzakere
Bataray, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizler insan halkları savunucuları olarak, hayatımızdaki ihlallerin önlenebilir olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle insan hakları ihlallerinin oluşumuna yol açan OHAL’in yarattığı tahribatların Meclis araştırma komisyonlarıyla ortaya çıkarılmasını ve giderilmesi talebinde bulunuyor, çatışmalı ortamın bir an önce son bulmasını, kalıcı bir çatışmasızlık halinin ve çözüm sürecinin yeniden müzakere edilmesini umuyoruz. Her koşul altında dil, din, ırk, milliyet, cinsiyet, etnik ve kültürel farklılık ayrımı yapmadan, yaşam hakkının kutsal olduğu vurgusunda bulunuyor ve özgürlüklerle dolu, onurlu bir yaşam temenni ediyoruz.”
Bataray’ın ardından konuşan İHD Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi Abdusselam İnceören, 2018’da Kuzey Kürdistan’da yaşanan hak ihlallerini şöyle sıraladı:
- Keyfi Öldürme, Silah Kullanma yetkisinin ihlali veya dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle düvenlik güçleri tarafından vurulan 4 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı. Köy korucuları tarafından vurulan 5 kişi yaşamını yitirdi, 3 kişi yaralandı.
- Hapishanelerde 1 hasta tutuklu yaşamını yitirdi. 1 mahpus cezaevinde şüpheli bir biçimde yaşamını yitirdi. 2 tutuklu ise yaralandı.
- 2 kişi faili meçhul saldırılarda yaşamını yitirirken, 6 kişi ise yaralandı. Resmi hata ve ihmal sonucu 11 kişi yaşamını yitirdi, 106 kişi ise yaralandı.
- Zırhlı araç çarpmaları sonucu; 1’i çocuk 2 yurttaş yaşamını yitirdi, 2’si çocuk 8 yurttaş ise yaralandı.
- 7 asker ve polis, intihar ettikleri iddia edilerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.
- 1 siyasi parti yöneticisi ve 1 doktor saldırı sonucu yaşamını yitirdi. 1 öğretmen, 1 yerel yönetici, 2 avukat ve 5 doktor gerçekleşen saldırılarda yaralandı.
- Kürt kentlerinde 2 çocuk, mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu yaşamını yitirdi. 2’si çocuk olmak üzere toplam 6 kişi de yaralandı. 2 çocuk, 1 kadın ve 1 erkek olmak üzere 4 kişi, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce kuşkulu bir biçimde öldürüldü.
- 6 kent merkezi ve bu kentlere bağlı 16 ilçe sınırlarında bulunan yüzlerce bölgeyi kapsamına alacak şekilde toplamda, 46 kez özel güvenlik bölgesi ilanları gerçekleşti. Bazı bölgelerdeki ilanlar, periyodik şekilde uzatıldı. 5 kent merkezi ve bu kentlere bağlı 16 ilçede bulunan 565 köy/mahalle ve bu köy/mahallere bağlı bulunan 657 mezrayı kapsamına alacak şekilde toplamda 16 kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
- Askeri operasyonlar ve çatışmalar sırasında 5 kez ormanlar ve ekinlik arazilerde yangın çıktı. Yaşamını yitiren en az 3 örgüt üyesine ait cenaze, ailesine teslim edilmedi. Yaşamını yitiren örgüt üyelerinin defin edildiği, en az 5 kez mezar/mezarlık tahrip edildi.
Kadınları hedef alan saldırılar
- 11 kadın intihar etti, 4 kadın da intihar teşebbüsünde bulundu.
- 47 kadın aile içi şiddet sonucu katledildi, 30 kadın ise yaralandı.
- 3 kadın cinsel saldırıya maruz kaldı. 11 kadın toplumsal yaşamda saldırı sonucu katledildi, 9 kadın ise yaralandı.
- 12 kadın cinsel saldırıya maruz kaldı, 2 kadın da kaçırılarak alıkonuldu. 8 kadın ise fuhuş yapmaya zorlandı.
Çocukların yaşam hakları
- 3 çocuk intihar etti, 4 çocuk da intihar teşebbüsünde bulundu.
- 3 çocuk aile içi şiddet sonucu katledildi, 7 çocuk ise yaralandı, 10 çocuk cinsel istismara maruz kaldı.
- 4 çocuk toplumsal yaşamda maruz kaldıkları şiddet yaşamını yitirdi, 6 çocuk ise yaralandı. 82 çocuk cinsel istismara maruz kalırken, 4 çocuk kaçırılarak alıkonuldu.
İşkenceye tam serbestlik
- En az 17 kişi gözaltında işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldı.
- 83 kişi gözaltı yerleri dışında (sokak-ev baskını) işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.
- 211 tutsak, cezaevinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.
- 20 kişi, devlet güçlerinin ajanlık dayatmalarına maruz kalırken, 8 kişi de tehdit edildi.
Kişi özgürlüğü ve güvenliği
- 54’ü çocuk 2 bin 837 kişi gözaltına alındı. 5’i çocuk 496 kişi tutuklandı. 2 bin 368 ev baskını yapıldı.
Düşünce, ifade ve örgütlenme
- Her yıl düzenlenen 1 festival (Munzur Doğa ve Kültür Festivali) yasaklandı.
- 1 gazetenin 3 sayısı ve 12 kitap hakkında toplatma kararı verildi. 1 yayın evine, 1 haber ajansı ve 1 gazete temsilciliği bürosuna (2 kez) baskın düzenlendi.
- İnternet haber sitelerine 8 kez erişim engeli getirildi. Düşüncelerinden dolayı 12 soruşturma dosyasında 77 kişi hakkında soruşturma başlatıldı.
- 19 dava dosyasında 91 kişi hakkında dava açıldı. Aralarında siyasetçi, gazeteciler ve kamu emekçilerinin de bulunduğu 61 dosyada 684 kişi hakkında değişik hapis ve para cezaları verildi. 18 siyasi parti binası, saldırı veya baskına uğradı.
- Devlet güçleri tarafından 13 toplumsal gösteri veya açık hava toplantısına müdahale edildi. Toplantı veya gösteriler, kimi kentlerde süresiz, kimi kentlerde her ay yenilerek yasaklandı. 2018’de 26 kez yasaklama kararı açıklandı.
Cezaevlerindeki ihlaller
- 165 mahpus, gerekçe gösterilmeden sürgün/sevk edildi. 183 mahpus sağlık hakkı ihlaline maruz kaldı.
- 118 mahpus ve aileleri arasındaki görüşmeler engellendi. En az 25 mahpus tecrit ve izolasyona maruz kaldı.
- En az 40 mahpus hakkında soruşturma başlatıldı.
- 22 mahpusun haberleşme hakkı engellendi. 18 mahpus, sosyal etkinlik haklarından mahrum bırakıldı.
Ekonomik ve siyasal haklar
- Güvencesiz çalışma koşulları sonucu meydana gelen iş kazalarında; 20 işçi yaşamını yitirdi, 12 işçi yaralandı. Bin 344 işçi, işten çıkarıldı.
- 200 işçi ücretlerini alamadı. 1 Belediyeye kayyum atandı ve 259 mahalle/köy muhtarı İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alındı.
AMED