İtalya'nın en yüksek tirajlı gazetelerinden La Repubblica Gazetesi'nin haftalık ek dergisi 'l'Espresso', özel röportaj bölümünde Efrîn direnişini Efrîn direnişini kadın rengiyle konu aldı. Röportaj, Linda Dorigo'nun kalemi ve fotoğrafları ile yayımlandı. Gazeteci Linda Dorigo, bir süre önce Kuzey Suriye Federasyonu'nda özgürleştirilen bölgelerde ki sistemi görmek ve Efrîn Direnişi'nin tanıklarıyla görüşmek için gitmiş.
'Efrîn, direniş kadındır' manşeti ile verilen haberin fotoğrafında direnişi temsil eden duvar resminin çizili olduğu üç sembol kadın şehitten; Avesta Xabur, Barîn Kobanê ve Arîn Mirkan resimleri bulunuyor.
Efrîn'den çıkmak zorunda kalanların anlatımlarına yer verildiği röportajda, "Türk devlet işgalinden 5 ay öncesine kadar Rojava bölgesinin bir parçası olan özgür ve özerk Kürt şehrinde direniş halen devam ediyor. Efrîn'de yaşayanlar Şehba'ya göç etti. Binlerce ekili alan biçilemeyecek ve ürünler toplanamayacak” deniliyor.
2013 yılında Halep'te saldırılar artınca Efrîne sığınan Rewan eşi ile birlikte simdi de Kobanê'de uzanan hikayesini yer vermiş. Rewan, burada oluşturulan 30 farklı filmin (yerel ve uluslararası) gösterimlerinin yapıldığı sinema festivali organizesi biriminde çalışmış, bu birim aynı zamanada müzik ve sokak tiyatrolarıyla da ilgileniyordu. Bu çalışmanın 7 yıllık sürecin içerisinde yürütüldüğünü vurgulamak önemli.
Halep'ten Efrîn ve Kobanê'ye göç
Efrîn'den sonra Kobanê'ye sığınan Rewan, yeniden hayaller kuramadığını anlatan röportajda, savaş bölgesinde iş bulmak, çevre edinmek ve yaşamını idame ettirmenin kolay olmadığını dile getiriyor. Özellikle de Kobanê'nin Türkiye'ye iki adım uzakta olan bir kentin çok daha tehlikeli bir konumda olduğunu ve güvenlik alanının olmadığını kaydediyor.
Ankara korkuyor!
Türk devletinin Özgür Suriye Ordusu ve ona bağlı çete örgütlerinin Efrîn'e yaptığı saldırılarda binlerce insanın hayatını kaybettiğini kaleme alan Linda, bunun Ankara'nın içinde bulunduğu büyük korkulardan doğduğunu şöyle yazıyor: "Ankara Kürtlerin bir statü kazanmasından korkuyor. Kürtlerin elde ettiği kazanımların sonucunda yeni durumlar oluşturacağı kaygısından dolayı özerk özgür topraklara savaş götürerek binlere insan öldürüldü. 135 bin insanın kaldığı Efrîn'de bir o kadarının da Til Rifet, Şehba gibi bölgelere geçmek zorunda kaldığını BM'nin verdiği rakamlara görüyoruz. Bunun 60 ile 170 bin arası değiştiği bilgisini veriyor.”
‘Evimize dönmek istiyoruz'
23 yaşındaki Gûle Efrîn Gençlik Derneği Sorumlusu. Şehba'ya geçmek zorunda kalanlardan biri. Güle, burada istikrasız bir ortamda yaşadıklarını, şöyle aktarıyor: "Su yok elektrik yok, yeterli sağlıklı yaşam koşuları yok... Evimizin topraklarımızın olduğu yere dönmek istiyoruz.” Ancak bu taleplerinin uluslarası güvence ile sağlanmasını isteyen Gûle, rejim tarafından kuşatılmış bölgelere ilişkin İnsan Hakları Örgütleri'nin açıklamalarını hatırlatarak, demografik olarak değiştirilen Efrîn'e Guta'dan yüzbinlerce Arap aile yerleştildiğini dile getiriyor.
‘Gerçek terörist onlar!'
Güle, Efrîn direnişinde 6 aylık direnişe ilişkin sivillerin hep hedef alındığını işaret ederek, "Onların jetleri olmasaydı kesinlikle Efrîn'e yanaşamazdı Türkler. Havadan kenti bombalıyorlardı, siviller ölmesin diye kentten çıkmak zorunda kaldık. Erdoğan'ın askerleri diyorki; ‘Terörle mücadele ediyoruz!', ama gerçek teröristler onlar. Esas terörist kim size soruyorum? Biz mi yoksa bizi yerimizden edenler mi?” sorularını gazeteciye yöneltti.
‘Savaş savunmayı öğretti'
Şehit Barin Kobanê'nin abisi Ahmet'le de yapılan röportajda Bari'nin mücadeleye katılışı hakkında bilgi vererek, "Barîn evimize gelip giden Êzîdî kadın direnişçilerden etkilenip sorumluluk aldı. İhtiyaç duyulan her yerde mücadele katıldı” diyerek konuşmuş. Erkeklerin kadınları koruyamacağını belirten röportajda, kadınların kendilerini koruyacak düzeyde her yönlü eğitmelileri gerektiğini vurgulayarak, "Geçirdiğimiz bu savaş yılları bize kendimizi savunmamızı öğretti” ifadelerini kullanmış. ROMA