ARZU YILDIZ / HABER MERKEZİ

 

Dünya genelinde diplomatik çalışmalar yürüten Kürtler için Latin Amerika da artık önemli bir çalışma sahası. Latin Amerika ile Kürdistan arasında köprü kurmak, aradaki uzak mesafeyi, yabancılığı ortadan kaldırmak için Brezilya, Arjantin gibi ülkelerdeki Kürt dostlarıyla birlikte çalışıyorlar.

Kürdistan Dayanışma Komiteleri ise bu çalışmanın mihenk taşı. Brezilya’da 4 yılı aşkın süredir çalışma yürüten komitenin aktivistlerinden birisi de 27 yaşındaki Florencia Guarch. Uluslararası ilişkiler okumuş, Brezilya’nın Porto Alegre kentinde bulunan Rio Grande do Sul Federal Üniversitesi’nde (UFRGS) “Kürt kadın mücadelesi ve jineoloji” üzerine master yapıyor. Guarch’in Brezilya’da gerçekleşen bir kadın eyleminde YPJ’li savaşçıların fotoğraflarına rastlamasıyla başlayan Kürt özgürlük mücadelesiyle tanışıklığı, Brezilya Kürdistan Dayanışma Komitesi’nin aktif bir çalışanı olmaya kadar uzanıyor. Guarch ile Kürt kadın hareketi ve kurumlarını daha yakından tanımak için Almanya’ya yaptığı ziyaret esnasında görüşme fırsatı bulduk.

 Tanışıklığı YPJ’yle başladı

Kadın hareketlerine karşı her zaman ilgili olduğunu belirten Guarch, Brezilya’daki feminist gruplardan geliyor. “2014 yılında yapılan bir kadın eyleminde gördüğüm YPJ’nin flamalarından ve savaşçılarının fotoğraflarından etkilendim ve başladım araştırmaya. O günden bu yana Kürtlerle ilişkilerim sürüyor” diyor Guarch ve devam ediyor anlatmaya: 

 “Kürt Özgürlük Hareketi çok etkileyici; Latin Amerika’daki hareketleri de etkileyecek güçte. Beni en çok etkileyen ise kadın özgürlük mücadelesi. Dünyada devrimci mücadele veren hareketler var ama özel olarak kadın özgürlük mücadelesi veren hareketler yok denecek kadar az.”

 Jineoloji tüm kadınlar için şans

Araştırdıkça ve öğrendikçe kendisinin ifadesiyle bu mücadelenin bir militanı olduğunu aktaran Guarch, “Kürt Özgürlük Hareketi’nin beni en çok etkileyen kısmı, kadın bilimi jineoloji ile toplumu yeniden yaratma düşüncesi ve perspektifidir. Yani salt kadının özgürleştirilmesi değil bir bütün olarak toplumu özgürleştirme perspektifidir” diyor. “Kadınlar için nasıl bir yaşam ve sistem” sorusuna yanıt bulmak için jineolojinin önemli bir perspektif sunduğunun altını çizen Guarch, “Dünya kadınlarının özgürlüğü de ancak bu tür çalışmalarla sağlanabilir. Bu nedenle jineoloji ile kendi partisi, sistemi olan, öz savunmasını sağlayan ve her alanda mücadele eden Kürt kadın hareketini önemsiyoruz” diye ifade ediyor.

Mesafeler ortadan kalkıyor

İki yılı aşkın süredir Brezilya Kürdistan Dayanışma Komitesi’nde Kürtleri ve mücadelelerini anlatmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Guarch, “Kürdistan coğrafi olarak çok uzak. Bu nedenle Latin Amerika’da Kürdistan’ı, Kürtleri tanıtmak, anlatmak da bir o kadar zor. Biz yürüttüğümüz çalışmalarla bu uzaklığı, yabancılığı ortadan kaldırmaya, mesafeleri ortadan kaldırarak iki halkı birbirine yakınlaştırmaya çalışıyoruz” diyor.

 Komitede kimler var?

2013 yılında kurulan Kürdistan Dayanışma Komitesi içerisinde parti, STÖ, sendika, kadın hareketi temsilcilerinin yanı sıra bağımsız bireylerin de yer aldığını belirten Guarch, sayılarının 80’i bulduğunu ifade ediyor. Brezilya Kürdistan Dayanışma Komitesi’nin bileşenleri arasında Dünya Kadın Yürüyüşü, Topraksız Köylü Hareketi (MST), Dayanışma ve Bağımsızlık Partisi (PESO L), Anarşist Federasyonu gibi Brezilya’da etkili olan kurumlar da var.

 Kürtleri tanıtmakla başladılar

“Latin Amerika’da toplum madem Kürtleri tanımıyor; o halde Kürtler tarihsel, sosyal, kültürel olarak nasıl bir halktır, nasıl yaşıyorlar, öncelikle onları tanıtmalıyız” diyerek yola koyulduklarını aktaran Guarch, komitenin sol çevrelerden kadın hareketlerine, köylülerden öğrencilere kadar geniş bir yelpazede çalışma yürüttüğünü aktarıyor.

 Ne tür çalışmalar yürütüyorlar?

Master’ına devam ettiği için komite içerisinde daha fazla akademik çalışmalar içerisinde yer aldığını ifade eden Guarch, Brezilya Kürdistan Dayanışma Komitesi’nin yürüttüğü çalışmalarla ilgili şu bilgileri paylaştı: “Komite olarak Kürtlerle ilgili tanıtım çalışmaları için toplantı, seminer, konferans ve film gösterimi gibi etkinlikler organize ediyoruz. Sadece pratik çalışmalar yürütmüyoruz, akademik çevrelerle de teorik tartışmalar yürütüyoruz. Örneğin demokratik konfederalizmi ve diger projeleri bir bilim dalı olarak incelemek için çalışmalar yapıyoruz. Kürtlerle ilgili materyallerin, kitapların Portekizce’ye tercümesi de yapılıyor. Kürdistan’ı da ziyaret eden bir arkadaşımız ise Kürtçe dil kursu veriyor.”

 Yalnız savaş değil yaşam projesi

Guarch’ın “Brezilya’da halk, Kürtlerin özgürlük mücadelesini nasıl görüyor, çalışmalarınız nasıl karşılanıyor?” sorusuna ise karşılığı şöyle: “Brezilya büyük bir ülke ve Kürtler yeterince tanınmıyor. Örneğin internette Kürt kadın savaşçıların resimlerini görüyorlar, kısmen mücalelerini anlatan bilgiler var ama biz onlara ‘Gördükleriniz, bildikleriniz Kürt mücadelesinin yalnızca yüzde 10’una tekabül ediyor. Orada yalnızca bir savaş yaşanmıyor, aynı zamanda bir yaşam projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor’ diyoruz. Tabii ki tüm ilgi duyan insanlara ulaşmak zor. Brezilya çok büyük bir ülke, yavaş yavaş tanıtmaya çalışıyoruz. Ama genel olarak çok heyecanla karşılıyorlar ve ilgi büyük. Hatta kimi zaman talepleri karşılamakta zorlanıyoruz. Mesela üniversitelerden talep oluyor, ama iki bin kilometre uzakta, gidemeyebiliyoruz.”

 Ortak yanlarımız çok

Kürt halkının tarih, sosyal yaşam ve kültürünün Latin Amerika’yla benzerlikleri olduğuna işareten eden Guarch, “Kürtler ve Latin Amerikalı toplumların maruz kaldıkları asimilasyon, sömürgecilik ve mücadele biçimleri benzerlik gösteriyor. Belki biz asimilasyonu Latin Amerika’da şimdi fazla hissetmiyoruz ama geçmişte yerli halklara karşı uygulandı ve etkisi hala sürüyor. Kürtler gibi dillerini unutmuşlar. Biz oradaki toplumların Kuzey’den bağımsız hareket etmeleri, asimilasyona karşı durmaları, kendileri olmaları için çalışma yürütüyoruz. Kürtler gibi...” diyor.

 Kürtlerin mücadelesi örnek

“Kürt mücadelesinin enternasyonalist oluşu, bizimle benzer amaçlara sahip olması bizi yakınlaştırıyor” diyen Guarch, “Kürt özgürlük mücadelesi kendi içinde değişik halkları, dinleri ve diğer sosyal tabakaları yan yana getirerek aynı amaç için bir mücadele biçimi yaratmış. Yalnızca Kürtler için değil tüm halklar için mücadele ediyorlar. Bu ilgimizi çekiyor, çünkü bizim de buna ihtiyacımız var. Birbirimizden uzağız ama aslında mücadelemiz aynı. Biz de emperyalizme, kapitalizme karşı mücadele ediyoruz. Kürtlerin mücadelesi bizim için, birleşmemiz için örnektir” diye ekliyor.

 YPJ büyük projenin koruyucusu

Guarch, Kürtlerle tanışmasına vesile olan YPJ’nin özgürlük projesinin önemli bir parçası olduğuna vurgu yaparak, “Çok büyük bir proje var ve bu projeyi savunmak, korumak için de öz savunma çok önemli” diyor, Rojava’da egemen güçler ve çetelere karşı yürütülen özgürlük mücadelesinde kadın savaşçıların önemine işaret ediyor.

 Öcalan nasıl karşılanıyor?

Guarch, demokratik konfederalizm projesinin mimarı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Latin Amerika’da nasıl karşılandığına ilişkin ise şunları aktarıyor: “Abdullah Öcalan, bir hareketin lideridir. İnsanlar Kürt hareketini tanıdıkça Öcalan’ın bu mücadele içerisinde ne kadar önemli olduğunu da görüyor. Öcalan, özgürlük mücadelesi ve demokratik yaşam için çok önemli önerileri olan bir lider.”

 Kürdistan’a gidemeyince Avrupa’ya geldi

Latin Amerika’da Kürtler yeni yeni tanınsa da Rojava’ya ilişkin önemli bir merak ve ilginin olduğunu aktaran Guarch, Rojava’da savaşan enternasyonalistler arasında Brezilyalıların da olduğuna işaret ediyor. Şimdiye kadar Kürdistan’a gidemediğini belirten Guarch, “Kürdistan’a gidemediğim icin Avrupa’ya geldim. Avrupa, Kürt mücadelesini tanımak için Kürdistan’a gitmeden bir önceki adımdır benim için” diye belirtiyor.

 Master’ı için fırsata çevirdi

Kürt kadın hareketinin uluslararası alandaki örgütlülüğü ve jineoloji üzerine master yaptığını hatırlatan Guarch, Avrupa ziyaretini bu araştırması için de bir fırsata çevirmiş. Kürt kurumlarını, özellikle de kadın kurumlarını ziyaret ettiğini aktaran Guarch, “Avrupa’da Kürtler her alanda örgütlü. Kürtleri daha iyi tanıyabilmek ve Brezilya’da Kürtleri ve mücadelelerini daha iyi tanıtmak için burada edindiğim bilgiler çok önemli” diyor.


Aileme layık olmaya çalışıyorum

Ailesi Arjantin’de 70’li yıllarda devrimci hareketler içerisinde yer alan Dr. Daniel Maraz, Kürdistan’a giderek mesleğini orada icra etmek istiyor. “Aileme layık olmaya çalışıyorum” diyen Dr. Maraz, “Arjantin’de de kalıp bir doktor olarak çalışabilirim ama bir enternasyonalist olarak Kürtlerle dayanışma içinde olmam gerektigine inanıyorum” diyor. Dr. Maraz, “Öcalan’a özgürlük Kürdistan’a statü” sloganıyla 1 Şubat’ta Lüksemburg’dan Strasbourg’a gerçekleştirilecek “uzun yürüyüş”te de yer alacak.

Arjantin’deki Kürdistan Dayanışma Komitesi’nin aktivistlerinden olan Dr. Maraz, ülkesinde tanıştığı bir Kürt aracılığıyla özgürlük mücadelesini tanıdığını belirterek, “Barış ve bağımsızlık için verdikleri mücadele ile ideolojik olarak verdikleri mücadele ilgimi çekti. Dayanışma Komitesi’nde yer alarak Kürtleri ve mücadelelerini anlatmaya çalışıyorum” diye belirtiyor. 

Komitede değişik örgütler ile eğitimcilerden, öğrencilere, işçilere kadar farklı çevrelerden kişilerin yer aldığını kaydeden Maraz, Brezilya’da olduğu gibi seminerler ve bilgilendirme toplantıları organize ettiklerini, kitap tanıtımları yaptıklarını belirterek şunları aktarıyor: “Bir internet sitemiz var, orada Kürtleri anlatıyoruz. Tanıtım içerikli filmler gösteriyoruz. Mesela Abdullah Öcalan’ın İspanyolca’ya çevrilen Demokratik Uygarlık Manifestosu’nun tanıtımı yapıldı. Duvar resimleriyle de Kürtlerin mücadelelerini anlatıyoruz.”

Nerede ihtiyaç varsa

“Şartlar uygun olursa Kürdistan’a gidip mesleğimi dayanışma amaçlı kullanmak istiyorum” diyen Dr. Maraz’ın “Savaş koşullarına rağmen neden Kürdistan’a gitmek istiyorsunuz” sorusuna ise cevabı net: “Ben Arjantin’de de kalıp bir doktor olarak çalışabilirim ama bir enternasyonalist olarak eğer bir toplumun bana ihtiyacı varsa, elimdeki imkanları kullanarak bu toplumla dayanışma içinde olmam gerektigine inanıyorum. Aynı zamanda bu dayanışma duygusu beni mutlu ediyor.”

 ‘Ben tek değilim’

Komite içerisinde sağlık alanında yürütülecek çalışmaları örgütlemek için çalışma yaptığını aktaran, bu vesileyle Avrupa’ya gelerek Kürt kurumlarıyla görüştüğünü söyleyen Dr. Maraz, “Doktor arkadaşlarımız var, onlar da benim gibi dayanışma içinde olmak, yardım etmek istiyor. Ben de bunu komitenin bir çalışması olarak organize etmek istiyorum” diye belirtiyor.

 Ailesi 70’li yılların devrimcileri

Dr. Maraz’ın anne ve babası da 70’li yıllardaki devrim hareketi içerisinde aktif olarak yer almış. Onların o dönemki mücadelesini bugün Kürt hareketiyle dayanışarak devam ettirmek istediğini vurgulayan Dr. Maraz, “Ben ailemin mücadelesini kendime örnek aldım ve devamını getirmek istiyorum. Devrimin tohumlarını o zaman attılar ve hala yeşermeye devam ediyor. Ben de buna layık olmaya çalışıyorum. Benim yaptığım çalışmaları destekliyorlar. Ben bu çalışmaları yürütürken mutluysam, onlar da mutlu oluyor benimle” diyor.

 Lüksemburg’dan Strasbourg’a yürüyecek

Dr. Maraz şimdi 1 Şubat’ta Lüksembourg’ta başlayarak Strasbourg’da sona erecek “Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Statü” yürüyüşüne hazırlanıyor. İki koldan gerçekleşecek yürüyüşün Lüksemburg kolunda Dr. Maraz gibi farklı ülkelerden 70 Kürt dostu yer alıyor.



4 ÜLKEDE 6 KOMİTE Sırada Küba var

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) üyesi Erol Polat da bir süredir Latin Amerika’daki diplomasi çalışmalarında yer alıyor. Latin Amerika’da Kürt diplomasi çalışmalarının yeni olduğunu, özellikle son 2 yıldır yoğunlaştığını belirten Polat, “Kürt halkını ve mücadelesini tanıtırken, Latin Amerika’daki Kürdistan Dayanışma Komiteleriyle ortak çalışmalar yürütüyoruz” diye belirtti. Polat’ın verdiği bilgilere göre Arjantin’de 3, Şili’de 1, Uruguay’da 1 Kürdistan Dayanışma Komitesi bulunuyor. Brezilya’da ise Kürdistan Dayanışma Komitesi’nin yanı sıra ülkenin farklı yerlerinde birkaç küçük grup da bulunuyor. Ayrıca Ekvador ve Venezuela’da da çalışmalar yürütülüyor. Kısa vadede Küba’da benzer bir çalışmanın organize edilmesi hedefleniyor.

Kürdistan Merkezi açılacak

Arjantin, Uruguay, Paraguay ve Şili’de KNK adına diplomatik çalışmalarda bulunduğunu aktaran Polat, “Kürdistan Bilgi ve Belge Merkezi” ismiyle bir büro açmak için de çalışma yürüttüklerini belirterek, “Bu merkezle birlikte Kürdistan’daki siyasal, sosyal, kültürel tüm gelişmeleri günlük olarak Latin Amerika kamuoyuyla paylaşmayı hedefliyoruz” diye aktardı.

Manifesto’nun 2. cildi hazırlanıyor

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 5 ciltlik Demokratik Uygarlık Manifestosu kitabının ilk cildinin geçtiğimiz yıl İspanyolca’ya çevrildiğini hatırlatan Polat, ikinci cildin ise tercümesinin sürdüğünü, kitabın Mart-Nisan aylarında basımının planlandığını söyledi.

Kürtler de eylemlerin parçası

Kürtlerin tanıtımıyla ilgili etkinliklerin yanı sıra eylemlerle de görünür olduklarını aktaran Polat, “Mesela Kobanê’yle dayanışma, Kürdistan’daki savaşı protesto, HDP’li vekillerin tutuklanmasına yönelik eylemler organize edildi. Arjantin ve Uruguay’da mesela Newrozlar da kutlanıyor” bilgisini paylaştı.  

Kürtlere ilgi büyük

Latin Amerika’da yaşanan yoksulluk, doğaya yönelik talan, zorla göçertme, asimilasyon gibi sorunlara işaret eden Polat, “Hem Latin Amerika’yla ilgili genel geçer bilgilerin ötesine geçebilmek hem de Kürtleri tanıtmak ve dayanışmak için çalışmalar yürütüyoruz” dedi. 

Öcalan’ın düşünceleri değerli

Latin Amerika’da etkili olan Hristiyanlığın Ortadoğu kökenli olduğunu da hatırlatan Polat, “Bu nedenle Ortadoğu’ya Avrupa gibi küçümseyerek değil ilgiyle bakıyorlar. Kürtlerin mücadelesi, Abdullah Öcalan’ın düşünceleri de bir o kadar ilgi görüyor. Öcalan’ın düşünceleri yeni bir akım olarak değer görüyor” diyerek şöyle devam etti: “Latin Amerika’da Troçkist, Marksist-Leninist, Maoist gruplar çok fazla. Bunlar Öcalan’ın düşünceleri, konfederalizm, demoktarik, ekolojik ve kadın özgürlükçü mücadeleyi nasıl entegre edebilirler, nasıl ortak bir çalışma yürütebilirler üzerine arayış içinde.”

Kürtler yeni bir kapı

Latin Amerikalıların özgürlük mücadelelerine yabancı olmadığının da altını çizen Polat, “Kürtlerin mücadelesi onlar için yeni bir kapı. Küba Devrimi’nden sonra yaşanan durağanlık yeni yeni ortadan kalkıyor. Brezilya’da Dünya Sosyal Forumu’nda ele alınan ‘Yeni bir dünya mümkün mü’ sorusundan yola çıkarak arayışlarını sürdürüyorlar. Kürtler, özellikle de Kürt kadın hareketi büyük ilgi görüyor” dedi.

En temel sorunlarının coğrafi uzaklık, yabancılık ve dil problemi olduğunu kaydeden Polat, “Kürt dostlarının da destekleriyle birlikte bunları aşmaya çalışıyoruz” diye ekledi.