FEHMİ KATAR / LEIPZIG


“Tarihte olaylar ilk seferinde trajedi, ikincisinde ise komedi olarak tekerrür eder…” Marx’ın bu meşhur aforizması “Ekim Devrimi”ne adanan Belgesel Film ve Animasyon Festivali Leipzig DOK’un afişlerinden birinde yer alıyor. 

Afişte Marx, Engels ve Lenin’in yan yana geldiği o çok ünlü portreye benzer şekilde Trump, Putin ve Erdoğan’ın portreleri yan yana koyulmuş. Komedi ile Trump, Putin ve Erdoğan’ın kast edildiğini tahmin etmek zor değil ama trajediden kast edilenin ne olduğu ancak “Geriye bakış“ bölümünde “Komutan-Genelsekreter” serisinin 5’inci bölümü izlenince anlaşılıyor. Bu bölüm, Ukrayna’da 2014 yılında Batı yanlısı hükümetin iktidara gelmesiyle yıkılan yüzlerce Lenin büstünü konu alıyor. 


Bürokratlaşan devrim kendine putlar yarattı 

Tarihin en anlamlı devrimine önderlik eden Lenin’den sonra sosyalizmden uzaklaşıldıkça Lenin’in çok sayıda büstü yapıldı. Sadece Ukrayna’nın küçük bir bölgesinde 260’a yakın büstü yapılmış. Lenin’in yaptığı devrimi bürokratlaştıranlar, sonrasında Lenin’ini devrimin putu haline getirdiler. Lenin’i, sadece işgüzar bürokratlar tarafından her yere dikilen büstlerden tanıyan, onun düşüncelerinden ve yaptıklarından bihaber yeni jenerasyonlar için de bütün kötülüklerin sorumlusu yaptı. 


Lenin’in düşüşü

Ukranyalı yönetmen Stivlana Shymko 11 dakikalık “The Fall of Lenin/Lenin’in düşüşü” isimli kısa belgeselde, 2014 yılında Ukranya’da neonazi gruplarında içinde olduğu Batı yanlısı hükümetin iktidara gelişi ile Lenin büstlerinin büyük kitlelerin katılımı ile yıkılmasını konu alıyor. Yönetmen, filmde ilkin sosyalist devrim Ukraynası’nda yakılan, yıkılan kiliselerin görüntüsünü veriyor. Ardından aşırı sağcılar tarafından yıkılan Lenin büstlerinin görüntüsünü veriyor. En trajik görüntü ise bir demirci atölyesinde, korların içine yavaş yavaş eriyen Lenin büstünden kilise çanı yapılmasıydı. 


Dikkat! Din!

“Geriye Bakış” bölümünde yer alan diğer filmde ise İsviçreli yönetmen Milo Rau’nun yönetiği “The Moscow Trail/Moskova davası” isimli 86 dakikalı film, Rusya’da küratör ve sanatçılara açılan üç davayı konu alıyor. Davalardan birisi 2003 yılında  Sacharow-Merkez’de düzenlenen “Dikkat! Din!” isimli serginin çalışanlarının yargılanıp para cezasına çarpıtılması. Diğer dava ise serginin organizatörü Ljudmila Waşilowskaja ile Jurij Samodurow ve Andrej Jerofeew isimli sanatçıların 2010 yılında ‘yasaklı sanat’ yaptıkları gerekçesiyle yargılandıkları dava. Son olarak da Punk grubu “Pussy Riot” üyesi üç kadının Putin’in bürosu haline gelmekle suçladıkları ortodoks kilisesinde 5 dakikalık konser vermeleri nedeniyle yargılandıkları dava.  Uyarlamaya göre “Dikkat! Din” sergisinin yapıldığı Sacharow-Merkezi’nde bir mahkeme kurulup, içinde neonazi ve Ortodoksların olduğu konunun bütün taraflar davet ediliyor. Uyarlamanın yapıldığı yerin hem polisler hem de aşırı ortodokslar tarafından basılması ise Putin Rusyası’nın kısa özeti gibi oluyor.