“Leyla benim irademdir. Çünkü yaşamını bizim için, özgür yaşamımız için feda ediyor. Bütün kadınlar adına bu sürece öncülük ediyor. Hangi yaşamın değerli olduğunu, hangi yaşamın özgür olduğunu, o yaşama nasıl ulaşacağımızın yolunu gösteriyor.”
“Avrupalı bütün kadınları Avrupa merkezciliğini aşıp Kürt kadınlarını yakından tanımaya çağırıyorum. Bir şey anlamıyorsanız sorun; Öcalan sizin için neden bu kadar önemli? Neden Rojava’da savaşıyorsunuz? Tarihimiz nasıl birbiriyle bağlantılı’ diye.
PERVİN YERLİKAYA / STRASBOURG
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında halklara dayatılan uluslararası komplonun 20. yıl dönümünde başlatılan eylem seferberliği çerçevesinde Lüxemburg’dan Fransa’nın Strasbourg kentine yürüyen enternasyonalistler, bugün gerçekleşen kitlesel yürüyüş ve mitingde yerini alacak. Beş gün süren yürüyüşün son gününde Yvonne Heine gazetemize konuştu.
Yürüyüşe Almanya’dan katılan Yvonne Heine (35), ‘Benim irademdir’ dediği DTK Eşbaşkanı ve Colemêrg Milletvekili Leyla Güven’in taleplerinin gerçekleştirilmesi için yürüyüşe katıldığını ifade ediyor.
“Feminist ve enternasyonalist bir kadın olarak bu yürüyüşe katıldım” diyen Heine’nin Kürt Özgürlük Hareketiyle bağı dört yıl öncesine dayanıyor. Sosyal Hizmet Uzmanlığı alanında öğrenim gördükten sonra Feminist Enstitüsü’nde Almanya’da kadınların yaşamı üzerine araştırmalar yapan Heine, şu anda Ceni Kürt Kadın Bürosu’nda diplomasi çalışmaları yürütüyor.
Bu harekette kadın özne
Kürt Hareketini daha iyi tanımak için Rojava’ya gittiğini belirten Heine, hareketin kadını özne gören yaklaşımının kendisini nasıl etkilediğini, bir anısıyla ifade etti: “Ben hariç grubumuzun hepsi erkeklerden oluşuyordu. İlgimi çeken şey; oradaki halkla tartıştığımızda, görüş alışverişinde bulunduğumuzda öncelikle kadınların görüşlerini alıyorlardı, kadınların görüşlerini önemsiyorlardı. Tek kadın olmamdan dolayı hep benim konuşmam gerekiyordu. Başlangıçta bana zor geliyordu. Çünkü Almanya’da böyle değil. Burada kimse kadınların görüşünü bilmek istemiyor. Kadınlar seslerini yükseltmek için mücadele vermeli, kendilerini ifade etmeliler. Bu yönüyle siyasi gelişimim açısından Rojava’nın benim nezdimde önemli bir yeri var.”
‘Özgür yaşamamız için kendini feda ediyor’
Enternasyonalist yürüyüşün kadın grubu olarak Leyla Güven’e mektup yazdıklarını hatırlatan Heine, “Leyla, kadın iradesinin temsili bakımından bize örnektir. Leyla ‘Şimdi çözüm zamanıdır’ diyor. Bu benim için de önemliydi. Bu nedenle bugün bu eylemi gerçekleştiriyorum. Çünkü Leyla benim irademdir. O yaşamını bizim için, özgür yaşamımız için feda ediyor. Bütün kadınlar adına bu sürece öncülük ediyor. Hangi yaşamın değerli olduğunu, hangi yaşamın özgür olduğunu, o yaşama nasıl ulaşacağımızın yolunu gösteriyor” dedi.
Tecrit dünyanın sorunu
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi kırmak için herkesi değişik yöntemlerle mücadeleyi yükseltmeye çağıran Heine, “Bugün Önderliğe yönelik geliştirilen komployu uluslararası düzeyde görüyorum. Birçok devletin bu komploda eli var. Bugün uluslararası komplonun 20’inci yıldönümü ve tecrit giderek ağırlaştırılıyor. Bu sadece Kürtlerin değil, dünyanın sorunu. Önderliği büyük bir tehlike olarak görüyorlar. Çünkü Önderlik her zaman özgür kadın çizgisini, özgür yaşam ve özgür toplumu savundu. Hep çözüm geliştirmek istedi. Kapitalist, patriarkal devletler bunu istemiyor, sistemlerine yönelik bir tehlike olarak görüyorlar. Bu nedenle izole ediyorlar. Bu nedenle tecridi kırmak için hepimiz değişik yöntemlerle mücadelemizi yükseltmeliyiz” diye konuştu.
Heine, mücadeleyi yükseltmek için de Öcalan’ın düşünce ve tecrübelerini bütün dünyayla paylaşılması, Avrupa kurumlarını harekete geçirmek için daha güçlü bir mücadele ortaya koyulması gerektiğini söylüyor. Avrupa devlet ve kurumlarının maskelerini düşürmek gerektiğini ifade eden Heine, “Onların öne sürdüğü ve ‘kendimizi bu değerler üzerine inşa ediyoruz’ dedikleri demokrasi, insan hakları, kadın özgürlüğü gibi argümanlarının içi boştur. Bu kavramlar benim için önemli. Avrupa devletlerinin bu kavramların içini boşaltmalarından rahatsızım. Bunları deşifre etmeliyiz” dedi.
Avrupalı feministlere çağrı
Bütün bu nedenlele Strasbourg’ta gerçekleştirilecek yürüyüşe başta Avrupalı feministler olmak üzere herkesi çağıran Heine, şöyle devam etti: “Kendi renginiz, fikrinizle katılın diyorum. Avrupalı bütün kadınları Avrupa merkezciliğini aşıp, Kürt kadınlarını yakından tanımaya çağırıyorum. Bir şey anlamıyorsanız sorun; ‘Siz neden Öcalan’ın özgürlüğü için bu kadar mücadele ediyorsunuz? Öcalan sizin için neden bu kadar önemli? Neden Rojava’da savaşıyorsunuz, ne için? Sizin tarihinizle bizim tarihimiz nasıl birbiriyle bağlantılı’ diye. Avrupalı feministlerin bu soruları sorması önemli.”
Mücadelesini 8 Mart’a taşıyacağız
Ceni temsilcisi Yvonne Heine, bu yıl Avrupa genelinde gerçekleştirilecek 8 Mart Kadın Grevi’nin Almanya organizasyonunda yer alıyor. 8 Mart’ta Leyla Güven’in mücadelesini 8 Mart’a taşımak, gündemleştirmek istediklerini kaydeden Heine, ayrıca Öcalan’ın paradigmasını Avrupalı kadınlarla paylaşacaklarını belirtti. Avrupa’da yaşayan Kürt kadınlara 8 Mart Kadın Grevi’ne katılma çağrısı yapan Heine, “Amaçlarımız örtüşüyor çünkü. Patriakal sisteme karşı doğal yaşamı savunuyoruz. Dünya’da kadınların demokratik konfederalizmini savunuyoruz” dedi.
‘Jin Jiyan Azadî’ kadın gücünün ifadesi
Bugün Almanya, Fransa, İspanya, Latin Amerika’da kadınlar ‘Jin Jiyan Azadî’ sloganıyla kendilerini ifade ettiğini söyleyen Heine, sözlerini, “Kadın, yaşam ve özgürlük kavramları birbiriyle bağlantılı. Bu çok net. Bu slogan kadın gücünü ifade ediyor. Kadın, özgür yaşam gerçekliğidir. Yaşamımı dünya kadınlarının özgürlüğü ve Önderliğin özgürlüğü için mücadele etmekle geçirdiğim için çok mutluyum” diye sonlandırdı.