Özellikle 12 Eylül askeri darbesinin ardından Diyarbakır Cezaevi’nde uygulanan baskılara karşı direnişler olduğunu hatırlatan İHD Eşbaşkanı Aavukat Eren Keskin, “O dönem baskılara karşı direnişin kadın simgesi Sakine Cansız’dı, bugün de Leyla Güven’in açlık grevidir” dedi.

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde rehin tutulan Leyla Güven’i ziyarete giden Avukat Eren Keskin, açlık grevi eyleminin insan hakları savunucuları açısından önemli bir eylem olduğunu hatırlattı. Keskin, ”İnsanlar bazen öyle bir noktaya geliyorlar ki anlatacakları şeyin karşı tarafta hiçbir zaman kabul görmediğini hissettikleri an bu tür eylemlere başvurabiliyorlar. Bu sebeple önemli bir eylemdir. Ancak her şeyden önce önemli olan onun can güvenliğidir. Öcalan’a yönelik tecridi sadece bir kişiye yönelik tecrit olarak değerlendirmek mümkün değil. Aynı zamanda bu tecrit Kürt sorununun çözümü noktasında büyük bir gerginlik alanı yaratıyor. Yani eylemin öneminin bu yönüyle de görülmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Öcalan’a yapılanlar yasa dışıdır

Öcalan’a yönelik uygulamaları da değerlendiren Keskin, “Bir hükümlünün cezaevindeyken ailesiyle görüşme hakkı belirli günlerde her zaman vardır. Vasisin verdiği vekâletle de avukatların görüşme hakkı vardır. Yasal olan kısmı budur. Şu anda Öcalan’a yönelik yapılan uygulama yasa dışıdır. Leyla Güven de bu yasa dışı uygulamaya karşı bir açlık grevine gitmiş durumda” dedi.

İmralı yasa dışı yönetiliyor

 Öcalan Türkiye’ye getirildiğinde 16 kişilik avukat grubunun içerisinde yer alan Keskin, “Öcalan Türkiye’ye getirildiğinde ilk avukatlarından biriydim. İmralı Cezaevi ilk günden itibaren yasa dışı biçimde yönetildi. Türkiye’nin kendi iç hukukuna ayrı bir şekilde yönetildi. Bireye göre bir uygulama yapıldı. Bu, devam ediyor. Çok büyük bir hak ve hukuk ihlalidir” şeklinde konuştu.

 

Devlet hiç değişmedi

 90’lı yılların devletinin şimdikinden hiçbir farkı olmadığının altını çizen Keskin, devlet yöntemlerinde zaman zaman değişiklikler olduğunu ancak anlayış biçimin hiçbir zaman değişmediğini vurguladı. Diyarbakır Cezaevi’nin baskının ve direnişin merkezi olduğunu anımsatan Keskin, “Kadınların cezaevindeki baskılara direnişinin simgesi Sakine Cansız olmuştu. Sonraki yıllarda da Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan insan hakları ihlallerinin takipçisi olduk. İnsan hakları savunucuları olarak mesela 1994 yılında 11 mahpus kafaları demir çubuklarla parçalanarak öldürüldüler. Büyük bir olaydı bu. Dövülerek ve kafalarına demir çubuklarla vurularak 11 mahpus yaşamını yitirdi. Bugün de baskılar devam ediyor. O dönem baskılara karşı direnişin kadın simgesi Sakine Cansız’dı, bugün de Leyla Güven’in açlık grevidir” dedi.

 

Güven’in hastalığını açıkladı

Keskin, beraberindeki Şube yöneticileri ile birlikte Leyla Güven’i E Tipi Cezaevi’nde ziyaret ettikten sonra şube binasında basın toplantısı düzelendi. Güven’in, HDP milletvekili ve DTK Eşbaşkanı olmasının yanı sıra aynı zamanda 55 yaşında, iki çocuklu ve iki torunu olan bir Kürt kadını olduğunu hatırlatan Keskin, sağlık durumuna da dikkat çekti. Güven’in “hipofiz adenom” denilen, beyinde su toplanmasına neden olan bir hastalığının olduğuna paylaşan Keskin, ancak açlık grevinde olduğu için haftada iki gün alması gereken ağır ilaçlarını alamadığını söyledi. Güven’in girdiği açlık grevinin son derece yasal bir talep olduğu üzerinde de duran Keskin, “Türkiye’deki infaz hukukuna göre hükümlüler aileleriyle ve vasisinin verdiği vekaletle avukatlarıyla görüşebilirler. Bu yasal bir haktır” diye  tekrarladı.

 

AMED

 
 

Kızı selamını getirdi

     

Tecride karşı başlattığı eyleminin 24. gününde olan HDP Milletvekili Leyla Güven, yüreği barış için atanlara selamlarını iletti.

Güven’in gazeteci olan kızı Sabiha Temizkan, annesinin son mesajının paylaştı. Temizkan, Twitter hesabından “#LeylaGüven23GündürAçlıkGrevinde” etiketi ile şu paylaşımda bulundu: “Annem #LeylaGüven ile haftalık telefon görüşmemizi yaptık. ‘Yüreği barış için atanlara selamlarımı ilet’ dedi. Sağlığı iyi, morali yüksek. Hala çok sayıda faks, mektup alıyor ve vaktinin çoğu onları okumakla geçiyormuş. Teşekkür etti hepsi için.”

Leyla Güven, Türkiye’nin Efrin’e yönelik operasyonuna gösterdiği tepki ve yaptığı açıklamalar ile DTK faaliyetleri nedeniyle 22 Ocak’ta gözaltına alınmış ve 31 Ocak’ta Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanmıştı. 24 Haziran’da milletvekili olarak seçilmesi ardından avukatlarının başvurusu üzerine dosyayı inceleyen mahkeme, “mevcut deliller ve tutukluluk süresini” göz önünde bulundurarak tahliye kararı vermiş, ancak savcı tarafından karara itiraz edilmişti. İtirazı değerlendiren Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, Güven’in tahliye edilmeden yeniden tutuklanmasına karar vermişti.

 
 

Eylemler çoğaltılıp süreklileştirilecek

 

HDP Amed İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, Güven’in talebi karşılanmadığı durumda eylemlerini çoğaltarak süreklileştireceklerini söyledi.

Leyla Güven’in eylemine destek olmak amacıyla Adana, Urfa, Van, Amed ve Hakkari de HDP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu onlarca siyasetçi, 2 günlük açlık grevi yapmış ve destek için farklı eylem ve etkinlikler yapacaklarını duyurmuştu. HDP’li milletvekillerin de aralarında bulunduğu onlarca siyasetçi, 2, 3 ve 4 Aralık’ta İstanbul, Ankara ve Mersin’de, 7, 8 ve 9 Aralık’ta ise Muş, Şırnak ve Mardin’de 3’er günlük açlık grevi eylemi gerçekleştirecek. HDP Amed İl Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, Güven’in taleplerinin kendi talepleri olduğunu vurguladı. Cezaevlerinde 27 Kasım’da başlatılan açlık grevi eylemlerine de dikkat çeken Buluttekin, Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. Buluttekin, ”Başlatılan eylemler, 2012 yılında cezaevlerinde başlatılan açlık grevi ile benzerlik taşıyor. Toplumsallaşacağını düşünüyorum” dedi.

6 ilde yapılacak 3 günlük açlık grevi eylemine dikkat çeken Buluttekin, eylemleri giderek süreklileştireceklerini ve yayacaklarını belirtti.

   

 Açlık grevi eylemlerine en fazla 20’şer kişilik gruplar halinde gireceklerini kaydeden Buluttekin, HDP milletvekilleri, Parti Meclisi (PM), Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, ilçe eşbaşkanları ve yöneticilerinin yanı sıra yurttaşların da katılacağını belirtti. Buluttekin, Güven’in talebinin karşılanmaması durumunda ise eylemlerin daha çoğaltılarak sürdürüleceğini ifade etti.

 

AMED

 
 

Tecrit sonlanıncaya kadar

 

Amed merkezli 9 Ekim’de yapılan operasyon kapsamında tutuklanan ve önceki gün serbest bırakılan DTK Amed Eşsözcüsü Zelal Bilgin, tutsakların tecrit sonlanıncaya kadar kararlılıklarını sürdüreceklerini söyledi.

Bilgin, avukatların tutukluluğuna ilişkin yaptığı itiraz sonucu mahkemenin ara kararıyla tahliye edildi. Zelal Bilgin, Leyla Güven’in sağlık durumu, siyasi tutsakların 27 Kasım’dan bu yana devam ettirdikleri açlık grevi eylemi ve Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bilgin, “Leyla Güven’e tutukluluğu boyunca birçok hukuksuz dayatmalarda bulunuldu. Ama kendisi özgün durumu ile ilgili tek bir talepte dahi bulunmadı. Güven’in tek gündemi Öcalan üzerinde sürdürülen ağırlaştırılmış tecrittir” dedi. Leyla Güven’in başlattığı açlık grevinin bir kadın direnişi ve iradesi olduğunun altını çizen Bilgin, bu açlık grevi eylemi önünde saygıyla eğilmemenin imkansız olduğunu kaydetti. Bilgin, şöyle sürdürdü: “Sayın Abdullah Öcalan’a ciddi hukuksuzluklar dayatılıyor. Bu hukuksuzluğun kadın iradesi tarafından kabullenilmeyişi ve başkaldırılışı bu açlık grevinin ne denli haklı ve meşru olduğunun en önemli göstergesidir.”

Güven ve diğer siyasi tutsakların dışarıya tek bir mesaj gönderdiğini belirten Bilgin, “Tecrit sonlandırılmadığı sürece açlık grevleri devam edecektir” dedi. Tüm siyasi tutsakların eylemlerinde kararlı olduklarını aktaran Bilgin, siyasi tutsakların tek isteklerinin ise Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecridin kaldırılması olduğunu vurguladı.

   

AMED

 
 

Güleryüz ve Bilici tutuklandı

 

HDP MYK Üyesi Mahfuz Güleryüz ve PM Üyesi Gülay Gün Bilici’nin de bulunduğu 4 kişi tutuklandı.

İzmir’de 26 Kasım’da ”Menemen ilçe kongresinde katılıp, konuşma yaptıkları” gerekçesiyle HDP MYK Üyesi Mahfuz Güleryüz, PM Üyesi Gülay Gün Bilici ve HDP Menemen İlçe Yöneticisi Mustafa Aydın’ın aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar dün adliyeye sevk edildi.

Savcılığa çıkarılan 8 kişiden Güleryüz, Gün Bilici, Süleyman Gündüz, Zayide Ertene ve Melih Coşkun’un ”Örgüt üyeliği” ve ”Örgüt Propagandası” yaptıkları gerekçesiyle tutuklanmaları talep edildi. Mahkemeye sevk edilen, Güleryüz ”Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanırken, PM Üyesi Gün Bilici, Ertene ve Gündüz, ”Örgüt Propagandası” iddiasıyla tutuklandı.

 

İZMİR

 
 

4 yıl sonra ‘Kobanê’ gözaltısı

Tarsus’ta 14 kişi, Kobanê ile dayanışmak için yapılan eylemlere katıldıkları iddia edilerek, adliyeye sevk edildi.

Mersin’de Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 26 Kasım’da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 14 kişi, Tarsus Adliyesi’ne sevk edildi. 2014’te Kobanê ile dayanışmak amacıyla yapılan eylemlere katıldıkları iddia edilen 14 kişi hakkında “örgüt propagandası” yaptıkları ve “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla işlem yapıldığı öğrenildi.  Gözaltına alınanların isimleri şöyle: Ahmet Ayhan, Mahsum Mutlu, Cihan Baran, Yılmaz Baran, Muhamed Dulin, Mahmut Numaş, Azat Batur, Abdullah Batur, Fazıl Sanca, Hasan Sanca, Ferhat Bilban, İsmail Çiftçi, Cahit Aslan ve Hamdin Akbay.

 

MERSİN