Leyla Güven rehin tutuldu
HDP’den Hakkari milletvekili seçilen DTK Eşbaşkanı Leyla Güven hakkında verilen tahliye kararına karşı yapılan itiraz üzerine tekrar tutuklama kararı çıktı.
Güven’in avukatı Cemile Turhallı Balsak, tahliye kararına 10 dakika içerisinde itiraz edilip yeniden tutuklama kararı verilmesiyle “adil yargılama hakkı”nın ihlal edildiğini söyledi.
HDP’den Hakkari Milletvekili seçilen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in tahliye edilmesi için avukatı Reyhan Yalçındağ Baydemir davaya bakan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz etmişti. Başvuruyu değerlendiren Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Güven hakkında tahliye kararı vermişti.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, tahliye kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Güven’in DTK Eşbaşkanı olması, kaçma şüphesi, adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı tahliye kararının kaldırılıp Güven hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti.
Mahkemenin tahliye kararına rağmen Diyarbakır E Tipi Cezaevi İdaresi tahliye müzekkeresini kendilerine ulaşmadığını belirterek, Güven’i tahliye etmedi. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin oy birliğiyle aldığı kararda, "Tutuklu sanık Leyla Güven'in üzerine atılı Silahlı Örgüt Kurma ve Yönetme suçundan lehine değişme ihtimali, mevcut delil durumu, delillerin büyük oranda toplanmış olması, sanığı etki edebileceği delil bulunmayışı, tutukluktan istenen sonucun adli kontrol tedbiri ile de sağlanabilecek olması, sanığın tutuklu kaldığı süre, dosyadaki delillerin büyük oranda toplanmış olması dikkate alınarak üzerine atılı silahlı örgüt yöneticiliği suçundan tahliyesine" denilmişti.
10 dakika içinde bitirdiler
Leyla Güven’in avukatı Cemile Turhallı Balsak, müvekkili hakkında Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önceki gün oybirliği ile aldığı tahliye kararına karşı jet hızıyla yapılan itiraz ve verilen tutuklama kararını değerlendirdi. Av. Balsak, 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tahliye kararının önceki gün saat 11.45 sıralarında UYAP üzerinden Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildiğini belirtti.
Bunun üzerine cezaevi idaresiyle yapmış oldukları görüşmede Güven’in ancak saat 15.00 sıralarında işlemlerin bitirilerek salıverileceğinin söylendiğini paylaşan Av. Balsak, sonrasında yaşananları şöyle aktardı: “Cezaevi idaresinin öğleden önce kendisine gelen tahliye müzekkerelerini çok geciktirmeden hemen işleme koyduğunu önceki benzer uygulamalardan biliyoruz. Ancak bu kez idarenin avukat arkadaşlarımıza, ‘savcı itiraz etti, onun sonucunu bekliyoruz’ demesi üzerine tahliye kararının kaldırılacağını maalesef bekliyorduk. UYAP üzerinden yapılan kayıt işlemi ve sürelerinden müvekkilimizin serbest bırakılmasının bekleneceği saatlerde 14.17’de savcının itirazı üst mahkeme olan 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'na gönderildi.
Üst mahkemeden 5 klasörlük dosya 10 dakika içinde indi ve hızlı bir şekilde UYAP kaydı yapılması beklenmeksizin yine tarafımıza bir suret verilmeden tahliye kararı kaldırıldı. Bu kararın halen UYAP kaydı yapılmadığı için cezaevi idaresine faks ile gönderilmiş olması kuvvetle muhtemel. Hala UYAP kaydının yapılmaması da düşündürücüdür.”
Av. Balsak, ellerine ulaşan tahliye kararını derhal uygulamakla yükümlü olmasına rağmen cezaevi idaresinin işlemleri bekleterek “hürriyeti tahdit” suçunu işlediğini de ifade etti. Tahliye kararının ana akım medyada son dakika olarak geçmesi de Av. Balsak’a göre oldukça manidar.
'Adil yargılama hakkı' ihlali
Verilen kararın “adil yargılanma hakkı”nın ihlalinin bariz bir örneği olduğunu vurgulayan Av. Balsak, “Dün akşam cezaevinde kendisi ile yapmış olduğumuz görüşmede müvekkilim saat 17.00’da SEGBİS ile 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne bağlandığını ve tahliye kararının kaldırılarak yeniden tutuklama kararı verildiğini bizlere söyledi. Karar müvekkilimizin beyanı alınmadan yüzüne okunmuş. Oysaki bize 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kalemi tarafından saat 16.00’da tutuklama kararı verildiği söylense de, tutuklama kararının bir örneği verilmedi. Ayrıca müvekkil hakkında tutuklama kararı verildikten sonra SEGBİS’e bağlanması da adil yargılanma hakkının ihlali olmuştur” dedi.
Bu hukuksuz karara itiraz edeceklerini söyleyen Balsak, şunları söyledi: “10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına karşı 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na avukatları olarak hafta başında itiraz edeceğiz. Aylarca şüpheliler hakkında iddianame dahi hazırlayamazken tutukluluk itirazlarına ilişkin mahkemeler dosyanın geliş-gidiş süresi yazışmaları düşündüğümüzde en az bir hafta süren bu süreç, nasıl oldu da 10 dakikada gerçekleşti? Aylarca sizi tutuklu tutup, tahliyeyi bir lütuf olarak sunacaklarını düşünmüş olacaklar ki yeniden tutuklama talebi ile tutuklama kararı 10 dakika içinde sonuçlanabiliyor.”
Dava hakkında
DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, Efrîn işgaline gösterdiği tepki, yaptığı açıklamalar ve DTK çalışmaları nedeniyle 22 Ocak'ta evine yapılan baskınla gözaltına alınmış 31 Ocak’ta tutuklanmıştı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı 2 ayrı iddianamede “Silahlı örgüt kurma veya yönetme", “Örgüt üyesi olmak”, "Örgüt propagandası yapmak" ve "Halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtma" suçlarından 25 yıldan 46,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istemişti. Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Mayıs’ta ilk duruşması görülen davada Güven tahliye edilmemiş, dava 11 Temmuz’a ertelenmişti. AMED