Leyla Güven’in eyleminin ilk 22 gününde yanında bulunan DTK Amed Delegeler Eşsözcüsü Zelal Bilgin, “Bugüne kadar öncülük eden kadınlara bir tanesi daha eklendi. Leyla devrimci bir çıkış yaptı” dedi.
Güven’in yanında bulunan ve daha sonra ara kararla tahliye edilen Zelal Bilgin, cezaevlerinden cenazelerin çıkmaması için bir an önce açlık grevine cevap verilmesi gerektiğini söyledi.
Leyla Güven’in eylemini kararlaştırma ve başlama sürecinde yanında bulunan Bilgin, o anları şöyle anlattı: “Sevgili Leyla yanımızda başladı eylemine. Duruşuyla, öğrendikleriyle, zihniyetindeki değişimle, kendinde yaratmış olduğu gerçek kadın profili ile bugüne kadar öncülük eden kadınlara bir tanesi daha eklendi. Böylesi dik bir duruşu, direnişi ve kimliği kazandıran Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik mutlak tecridin kaldırılmasına bir itiraz olarak devrimci bir çıkış yaptı. Açıkçası kararını şaşkınlıkla karşıladık. Hazırlık sürecini tek başına yaptı. 7 Kasım günü kelepçeli götürülmek istendiğinde de kelepçeyi reddetti. SEGBİS ile bağlanmayı kabul ederek, kararını açıkladı.”
“Leyla Güven’i bu eylem noktasına getiren nedir” sorusunu soran Zelal Bilgin, şöyle devam etti: “Leyla Güven en kutsal hak olan yaşam hakkından vazgeçiyor. Leyla Güven, eylemini deklare ettikten sonra koğuşa geldi ve kısa süreli bir şok yaşadık. Ardından zılgıtlar yükseldi. Yine bize moral ve motivasyonu Leyla Güven verdi. Aslında hepimize birer tokat da attı; ‘bu bir direniş yöntemi, yapmak gerekiyor ve ben bunun öncüsüyüm’ dedi. 22 gün boyunca yanındaydım ve morali çok yüksekti. Yüzünden tebessümü eksik olmadı, nasıl bir duruş içinde olmamızı gerektiren sohbeti eksik olmadı. Bir an önce görüşmelerin başlaması gerekiyor. Kötü bir sonuç almadan, zindanlardan cenazeler çıkmadan bir çözüm yolu bulmak zorundayız. Bu çözüm içinde bütün demokratik kitlelerin birlik olması gerekiyor. Karşımızda kurumsallaşmış bir faşizm var. Bunu hatırlatmak ve öğretmek gerekiyor bunu da ancak biz öğretiriz.”