Bayramlaşma için babasıyla gittiği Agirî’nin Bezirhane köyünde kaybolan 3,5 yaşındaki Leyla Aydemir’in cansız bedenine ulaşıldı. Cenaze, daha önce didik didik arandığı belirtilen köyün 2 km yakınında bulundu.
Leyla Aydemir, ailesiyle birlikte bayram ziyareti için gittiği dedesinin yaşadığı Agirî’nin (Ağrı) Bezirhane köyünde 18 gün önce kaybolmuştu. Leyla’nın cenazesi önceki gün ot biçmeye giden bir köylü tarafından bulundu. Otopsi işlemleri yapılan Leyla, dün ağıtlarla toprağa verildi.
Ramazan Bayramı’nın birinci günü yani 15 Haziran’da babasıyla gittiği Agirî’nin Bezirhane köyünde kaybolan 3 buçuk yaşındaki Leyla Aydemir’in cansız bedenine önceki gün ulaşıldı. Leyla’nın cenazesi, daha önce didik didik arandığı belirtilen Bezirhane köyüne yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki Kurudere mevkiine ot biçmek için giden bir köylü tarafından bulundu. Cenazenin bulunduğu yerde iki savcı, inceleme yaptı.
Ardından otopsi işlemleri için Erzurum Adli Tıp Kurumu’na götürülen Aydemir’in cenazesi, otopsi ardından amcası tarafından teslim alındı. Erzurum’dan ambulansla Ağrı Devlet Hastanesi Ek Binası‘ndaki morga götürülen Leyla’nın cenazesi, burada annesi ve babası ile yakınlarının ağıtlarıyla karşılandı. Cenaze, Leyla’nın kaybolduğu ve dedesi Zeki Aydemir’in yaşadığı Bezirhane köyüne götürüldü. Leyla’nın cenazesi sabahın erken saatlerinde gözyaşları ve ağıtlarla son yolculuğuna uğurlandı.
Baba cenaze töreni istemedi
Baba Nihat Aydemir’in öğlen saatlerinde yapılması planlanan cenaze için tören istemediğini belirtmesi üzerine, Leyla’nın cenazesi sabah saatlerinde toprağa verildi.
Dede: Sırtında yara izleri vardı
Leyla’nın dedesi Zeki Aydemir “Torunumu ot biçmek için bölgeye giden bir köylü bulmuş. Bize haber verdi. Gidip baktığımızda yüzü suya basılmış şekilde duruyordu. Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunarak, hesap vermesini istiyorum” dedi.
Vali: Kaçırılmış ama istismar yok!
Ağrı Valisi Süleyman Elban, Leyla’nın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmadaki son duruma ilişkin açıklama yaptı. Vali Elban, Leyla’nın açlık nedeniyle yaşamını yitirdiğini, darp izi olmadığını, herhangi bir istismar emaresinin bulunmadığını ileri sürdü. Dün sabaha karşı otopsinin tamamlandığını belirten Elban, çocuk kaçırmanın başlı başına bir suç olduğunu unutarak, tekniki bilgiler vererek normalleştirdi.
Vali Elban, gazetecilerin gözaltıyla ilgili sorusuna “Var, bazı ipuçlarımız da var” yanıtını verdi. Gözaltı sayısıyla ilgili açıklama yapmayan Elban, ‘Kaçırılma mı, kayıp mı oldu’ sorusuna ise ‘Kaçırılma’ yanıtını verdi. Leyla’nın ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor.
HABER MERKEZİ
Bir ayda 4 çocuk kayboldu
Leyla Aydemir Ufuk Tatar Eylül Yağlıkara Yusuf Yılmaz
Son bir ayda 4 çocuk esrarengiz bir şekilde kayboldu. Şimdiye kadar ikisinin cenazesine ulaşılırken diğer ikisi de hala aranıyor.
Türkiye’de son bir ayda iki kız iki de erkek çocuğu kayboldu. Şimdiye kadar, Eylül Yağlıkara ve Leyla Aydemir’in cenazesine ulaşılırken, Ufuk Tatar ve Yusuf Yılmaz’dan ise henüz haber alınamadı.
Bursa’da yaşayan İbrahim ve Şerife Yağlıkara çiftçi, yaz tatili için memleketleri Ankara - Polatlı ilçesi Uzunbeyli Mahallesi’ne geldi. Burada, Yağlıkara çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü Eylül, 22 Haziran Cuma günü öğle saatlerinde arkadaşları ile birlikte oyun oynamak için evden çıktı. En son evlerinin yanındaki yolda bisiklet sürerken görülen Eylül geri dönmedi. Aile çocuklarını aramaya koyuldu ancak sonuç alamayınca jandarmaya haber verildi. Geniş bir arama ekibi çıkarıldı 7 gün boyunca havadan ve karadan sürdürülen aramalara karşın küçük kızın izine rastlanmadı.
Önceki akşam köyde çobanlık yapan biri, zanlı Uğur Koçyiğit’i Eylül’ün dibine gömüldüğü direğin yakınlarında gördüğünü söyledi. Bunun üzerine arama çalışmalarına da bir süre katılan zanlı Koçyiğit gözaltına alındı. Koçyiğit, çelişkili beyanlar nedeniyle “tasarlayarak öldürme” suçundan tutuklandı. Yapılan kriminal incelemede Eylül’e ait olduğu belirlenen kan ve saç örneklerine rastlandı. Buna rağmen zanlı iki kez sorgulanmasına rağmen suçunu itiraf etmedi.
Eylül’ün cansız bedeni de otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından Eylül için Uzunbeyli Mahallesi Eski Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.
Eyül’ün cinsel istismara uğrayıp uğramadığı henüz netleştirilemezken, zanlının cep telefonunda çocuk pornosuna rastlandı.
Amanos’ta kaybolan konuşma engelli Ufuk
Hatay’ın Hassa ilçesinde amcasıyla kaynaktan içme suyu almaya gittiği Amanos Dağı etiklerinde kaybolan konuşma engelli 6 yaşındaki Ufuk Tatar’ı da arama çalışması sürüyor. Önceki gece boyunca drone ve arama kurtarma köpekleriyle arandı ancak bir ize ulaşılamadı.
Farqîn’de Yusuf Yılmaz
Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinin Malabadi Mahallesi’nde önceki gün sabah saatlerinde hayvanlarını otlatmak için evden çıkan 14 yaşındaki Yusuf Yılmaz’dan haber alınamadı. Öğlen saatlerinde kardeşinin yemek götürdüğü Yusuf’un hayvanların olduğu bölgede olmadığı fark edildi. Bunun üzerine harekete geçen köylüler, jandarma ile birlikte bölgede aramalara başladı. Daha sonra bölgeye gelen dalgıç ekipleri, Malabadi sulama kanalının suyunu keserek, aramalara başladı. Yusuf’tan dün itibariyle de herhangi bir haber alınamadı.
8 yılda 104 bin kayıp çocuk!
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adli İstatistik verilerine göre 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531’e ulaştı.
Ağrı’da kaybolan dört yaşındaki Leyla Aydemir ile kamuoyunun gündemine gelen kayıp çocuklara ilişkin son olarak 2008-2016 yıllarını kapsayan TÜİK Adli İstatistiklere göre, 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi.
26 bin çocuk evden kaçtı
Kayıp çocukların 59 bin 435’i kız çocuklarından oluşuyor. Çeşitli nedenlerden ötürü ailelerinden kaçarak sokaklarda yaşayan çocuk sayısı ise 26 bin 168 olarak kayıtlara geçti. Son günlerde giderek artan kayıp çocuk vakalarının, AKP iktidarı tarafından 16 yıldır göz ardı edilen çocuğun istismarı konusuna işaret ettiğini ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, “İktidar, ‘çocuk istismarı’ denilince sorunu sadece fiziki ve cinsel şiddet boyutunda ele alıyor. Oysa ‘çocuğun istismarı’ son derece geniş, acı ve endişe verici bir alanı tanımlamaktadır” dedi.