Libya Suriyelileşme yolunda
Dünya Haberleri —

❏
- Türk devleti Libya’da savaş ve işgali derinleştirirken, Libya’nın giderek Suriyelileştiği Fransa Dışişleri Bakanı tarafından dile getirildi.
Türk devletinin Rusya ile Libya üzerinde anlaştığı iddia edilirken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’dan “Libya’nın Suriyeleşmesinden endişe ediyoruz” şeklinde bir açıklama geldi. Libya’da, General Halif Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu’na karşı Müslüman Kardeşler kökenli Mutabakat Hükümeti’ne destekleyen Türk devleti ise işgali derinleştiriyor. Libya’da çatışmalar derinleşirken, bu ülke ile ilgili şu sorular gündemde: Mısır müdahale edecek mi? Cezayir nasıl bir tutum alacak? General Hafter’e destek veren Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın bundan sonraki pozisyonu ne olacak?
Le Drian’ın açıklamaları
Fransız Senatosu’nda konuşan Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, “Libya krizi ağırlaşıyor. Libya’nın Suriyeleşmesi ile karşı karşıyayız” ifadesini kullandı. Dışişleri Bakanı, Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti’nin Türkiye tarafından desteklendiğini ve Türkiye’nin buraya binlerce Suriyeli çeteyi taşıdığı söyledi ve tepkide bulundu.
Le Drian’ın bu açıklamaları, ABD’nin Afrika’daki askeri kuvvetlerinin Genel Komutanı Stephen Townsend’in 26 Mayıs’taki açıklamalarının ardından geldi. Stephen Townsend ise Rusya’nın Libya’daki varlığına tepki göstermişti. Townsend, “Rusya açık bir şekilde, Suriye’de yaptığı gibi Libya’daki dengeyi kendi lehine dönüştürmeye çalışıyor” demişti.
Moskova’nın tutumundaki soru işaretleri
Öte yandan Fransız RFI Radyosu’na göre Ocak ayından bu yana Ankara ile Moskova arasında hidrokarbon bakımından zengin Libya’nın paylaşımı üzerine bir anlaşma sağlandığına dair bilgiler sızıyor. Bu anlaşmada zenginliklerin büyük bir kısmının Rusya’ya verilmesinin öngörüldüğü iddia ediliyor. Amerikalıların da bunu engellemek için “silah” değiştirerek, General Halife Hafter’den sonra bu kez Trablus Hükümetini desteklediği belirtiliyor.
Uzmanlara göre Ruslar, Avrupa’nın güney kenarlarında bulduğu bu fırsatın kaçmasına izin vermeyecek. Amerikalılar ve Batılılar Rusya’nın Libya’ya uzun vadeli olarak yerleşmesinden endişe ediyor. Böyle bir durum, her iki tarafın Afrika’daki çıkarlarını sıkıntıya sokacak ve Avrupa’nın güney ülkeleri için güvenlik tehdidi oluşturabilecek. Ayrıca Rusya’nın Libya’nın doğusunda kalıcı bir varlığı Amerikalılar için ciddi bir endişe kaynağı olduğu ifade ediliyor. Zira ABD, NATO müdahalesiyle kanlı bir şekilde devrilen Muammer Kaddafi zamanında Libya’da askeri bir üs kurmak istemiş ancak reddedilmişti.
Cezayir ve Mısır nasıl bir tutum sahibi olacak?
Öte yandan Türkiye, Cezayir’i yanına çekerek, şimdiye kadar herhangi bir dış müdahaleye katılmayı reddeden pozisyonunu değiştirmeye çalışıyor. Cezayir ise yarım yüzyıllık tutumuna son verecek bir anayasal düzenleme yapmayı planlıyor. Sunulan şemaya göre Cezayir BM, Afrika Birliği ve Arap Birliği çerçevesinde barışı tesis etme operasyonlarına katılabilir. Ayrıca Cumhurbaşkanı parlamentoda oyların üçte ikisini aldıktan sonra yurtdışına askeri birlikler gönderebilir. Cezayir’in dış politikasında belirgin bir değişiklik olup olmayacağını söylemek henüz erken ancak müdahale karşıtı doktrin artık ulusal güvenlik ve çıkarlar için geçerli olmaktan çıktı.
Halife Hafter’i destekleyen Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise Mısır’da diplomatik temaslarını arttırdı. Türk devletinin emperyalist arzularını dizginlemek için Cezayir ziyaretleri sonuç vermeyen Fransa Dışişleri Bakanı, Hafter’in tek başına Libya’yı birleştiremeyeceğini düşünerek, Mısır gibi bölgesel bir ittifaka ihtiyaç duyuyor. Ancak Mısır’ın Libya’ya doğrudan askeri müdahalesinin Türklerle çatışmaya dönüşme riski bulunuyor. Maghreb Intelligence sitesine konuşan eski bir Libyalı yönetici “Mareşal El Sisi komşusuna batıdan bir sızma girişiminde bulunabilir. Her şey Libya’nın güneyindeki olayların alacağı seyre bağlı” dedi.
Mısır ve Türkiye karşı karşıya mı geliyor?
Mısır da Libya’da Halife Hafter’den yana tutum alıyor. Mısır Cumhurbaşkanı El Sisi kısa bir süre önce verdiği bir mülakatta, Türkiye destekli Trablus hükümeti güçlerine karşı müdahaleye hazır olduğunu belirtmişti. Hafter, “Eğer Libya ordusu, Libya’da terörizme karşı mücadele operasyonlarında sıkıntıya girerse, Mısır ordusu derhal gelecektir” dedi.
Mevcut durumdaki gelişmeler Hafter güçlerinin sıkıntıda olduğunu gösteriyor. Hafter Trablus’u almak üzereyken Türk devletinin Trablus hükümetine yoğun askeri desteği nedeniyle ilerleme sağlayamadı ve bazı bölgeleri kaybetti. El Sisi’nin açıklaması Magreb-info sitesi tarafından “savaş ilanı” olarak değerlendirildi, zira Sisi’nin açıklamasındaki “terörizm” kavramı, Trablus merkezli, Müslüman Kardeşler kökenli Türkiye himayesindeki Fayiz El Sarraj’ın Mutabakat Hükümeti’ni işaret ediyor. Magreb-info, “Mısır’ın Libya’da, Türkiye’ye karşı mücadelesi, iki ülke arasında gerçek bir savaş ilanı olur” dedi.
Kaosun fitili 2011’de ateşlendi
Libya, Muammer Kaddafi’nin 2011’de NATO müdahalesiyle kanlı bir şekilde devrilmesinden bu yana kaos içerisinde bulunuyor.
Mevcut durumda ülkede iki iktidar var. Ulusal Birlik Hükümeti, Trablus merkezli olup özellikle Türk rejimi tarafından destekleniyor. Bu hükümette Müslüman Kardeşler ağırlıkta bulunuyor. Türk devleti, BM Güvenlik Konseyi’nin silah ambargosunu açık bir şekilde ihlal ederek, silah, cephane, zırhlı araç, dron desteğinin yanısıra Suriye’den topladığı binlerce çete mensubunu Trablus’a sevk etti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre Libya’da bugüne kadar Türkiye’ye bağlı çete gruplarına üye 18’i çocuk en az 318 kişi öldü. Diğer paralel hükümet ise ülkenin doğusunda Tobruk merkezli olarak kuruldu. Halife Hafter güçlerinin denetiminde bulunuyor. Hafter’i özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Rusya destekliyor.
ANF/HABER MERKEZİ















